Tatar: “Muhalefet yanlış şeyler söylememeli”

Yayın Tarihi: 05/03/21 07:00
okuma süresi: 10 dak.
A- A A+

BAŞKANLIK SİSTEMİ... “Ülkede bulunan parlamenter sistemin değişerek, başbakanlık sisteminin gündeme gelmesi gerekir ancak bu konuyla ilgili olarak alt yapısının yapılması ve halka gidilerek anayasal boyutla konunun değerlendirilmesi gerekir."

MUHALEFET YANLIŞ ŞEYLER SÖYLEMESİN ... “Çok merak ederim ne konuşuyor muhalefet… İnşallah yanlış bir şey söylemezler. Ben demokratik bir şekilde geldim, oluşturduğum siyaset kabul edildi ve Türkiye ile iş birliği içerisinde yürüyorum. Duruşumuza baktığımızda çok önemli bir pozisyondayız."

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile dün oldukça güzel bir sohbet yaptık. Adına özel yayın da diyebilirsiniz ama Cumhurbaşkanı Tatar’la yapılan her program sohbet havasında geçer, dostçadır samimidir zira.

Ama yazıya geçmeden önce Bingöl'den kalkan askeri helikopterin kaza kırıma uğraması neticesinde 9 asker şehit düşmesi haberi hepimizi derinden üzdü. Şehit olan askerlerimize Allahtan Rahmet, ailelerine de başsağlığı dileriz. Özellikle ağabeyim olarak gördüğüm MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ile Pasha Grup Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Erbaş’a da akrabaları olan 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş’ın şehit düşmesinden dolayı en derin sabırlar dilediğimi ifade etmek isterim.

Yüce Allah, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Bekasını her zaman baki kılsın.

Cumhurbaşkanı Tatar ile yaptığımız özel yayına geçecek olursak, Tatar gerek pandemi, gerekse aşılar, ekonomi ve Türkiye ile ilişkiler çerçevesinde önemli noktalara değindi. Başkanlık sistemine de değindik. Cumhurbaşkanı Tatar, Başkanlık sistemine ciddi anlamda sıcak bakıyor ve halkın buna hazırlanması gerektiğini düşünüyor.

Söyleşinin detaylarını paylaşıyorum sizlerle...

“PANDEMİYİ İYİ YÖNETTİK”

Tatar, başbakanlık yaptığı dönemde ülkedeki pandemi sürecini değerlendirerek, “O başarının sonunda Türkiye’den yardım istemeye yüzüm oldu. Bizim canımız can, başkasınınki patlıcan… Her yeri kapatıp avuç açmak olmazdı. Bu yüzden panik yapmayarak, tedbirli ilerledik…” ifadelerini kullandı.

2021 İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, aktarılan kaynağın önemli bir miktar olduğuna dikkat çekti.

“BU İŞİN GEÇMİŞİ VAR… KARAKTERE, DUYGULARA YANSIMASI VAR…”

“Tatar, Kıbrıs sorununu bilmiyor” diyenler alsınlar benim yayınlarımı okusunlar… Ben büyük bir mücadelenin içerisinden geldim” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şunları söyledi:

“Çocukluk yıllarımdan beri bunların içerisinden geliyorum… Yaptığımız mücadele de belli. Bu işin geçmişi var, karaktere, duygulara yansıması var… “

“ESKİYİ DENEMEKTE FAYDA YOK…”

50 senedir devam eden, Kıbrıs sorunu hakkında da açıklamalarda bulunan Tatar, “50 senedir bu federal devlette bir anlaşma yapılmaya çalışılmaktadır. Rum tarafını AB’ye alarak en büyük yanlışı yaptılar. Çeşitli konularda farklı farklı sıkıntıların coğrafyasında, ona rağmen aldılar. Bütün bunlar bizim haklılığımızdır. Eskiyi denemekte fayda yok…” dedi.

“MÜZAKERE MASASINDAN KALKARKEN O CUMHURBAŞKANI OLARAK GİDER BİZ CEMAAT LİDERİ OLARAK”

“Müzakere masasından kalkarken o Cumhurbaşkanı olarak gider, biz cemaat lideri olarak. Haksızlık budur” diyen Tatar, “Bütün bunlar bizim bir şey kaybettiğimiz anlamına gelmez. Biz mağduruz… Tüm haksızlıklar bize yapılıyor, ambargolar gibi. Hem buradaki barışın devamı için hem de bölge huzuru için tüm dünyada bir anlaşma istiyor” ifadelerini kullandı.

“YILMADAN BU POLİTİKAYLA DEVAM EDECEĞİZ”

İki egemen devlet anlayışı içerisinde ‘yılmadan’ bu politikanın devam ettirileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu ‘Federasyon artık bitmiştir’ açıklamasına işaret ederek, Türkiye’nin bu görüşü artık bir politika olarak kabul ettiğini aktardı.

İngiltere’nin bu süreçte ara bulucu olduğuna da dikkat çeken Tatar, İngiltere’nin resmi olarak masaya bir şey koyamayacağına dikkat çekti.

“KİMSE KKTC’Yİ İNKAR EDEMEZ”

Cumhurbaşkanı Tatar, açıklamasının devamında şunları söyledi:

“İki bölgeli federasyon denildiğinde siyasi eşitliğin ötesine geçmiştir durum. Kıbrıs gerçeklerine göre bu meseleyi konuşmamız lazım. Kimse KKTC’yi inkâr edemez. KKTC’nin icraatlarının kabul görmesi, egemenliğimizin ve devletimizin kabul edilmesi lazım. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamı ve bizim ona yama olmamız… Ancak biz orada sadece azınlık olabiliriz. Onlar siyasi eşitliği de asla kabul etmediler. Onların tarif ettiği siyasi eşitlik bizi 1960’ın gerisine götürür…”

“BENİM DEVLETİM KABUL EDİLMELİDİR”

1960 yılında yapılan anlaşmaları da değerlendiren Tatar, “Amaçları Yunanistan’a bağlanmaktı, bu yüzden 1960 anlaşmalarını imzaladılar ama dikkate almadılar” diyerek, şunları söyledi:

“Egemen eşitlik, egemenlik, bağımsızlık, hürriyet ve devlet. Biz buna sıkı sıkıya bağlıyız ve siyasetimiz de bunun altına odaklanmıştır. Toplumsal tanınmışlığın ötesinde iki devletin tanınmışlığı. Federasyon da iki toplum konuşuyor, hayır bundan sonra egemen eşitliğe dayalı iki devlet… Benim devletim kabul edilmelidir. Hakların korunması için bu şekilde ilişkili olması gerekir.

Halk dilinde bunu anlattığında halkta bunu ister. Senin görevin nedir, halkı aydınlatmak ve doğruları söylemektir.”

“DENGE DEĞİŞMİŞ OLABİLİR AMA BU ULUSAL BİR MÜCADELEDİR…”

Dengelerin değişmiş olabileceğini ancak bu mücadelenin ulusal bir mücadele olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, “Esas konu halktır. Biz Kıbrıs’ta bulunan iki halktan bir tanesiyiz. Dini, dili, kültürü, gelenekleri farklı olan, 1960’da konuşuyorduk ama şimdi tanıyan yok. Dolayısıyla tamamen ayrılmış vaziyetteyiz. Ayrı devlet ayrı egemenlik kapsamında her türlü iş birliğine varız…” ifadelerini kullandı.

“EĞER İKİ EŞİT STATÜDE DEVLET OTURMAZSA O MASAYA OTURMANIN ANLAMI YOKTUR”

“Eğer iki eşit statüde devlet oturmazsa o masaya oturmanın anlamı yoktur” diyen Tatar, şunlara dikkat çekti:

“Gereği neyse söylemeye devam edeceğiz. Siyasetin gereği kendi söylemlerini söylemek zorundadır. Bir yerde bir şeyler konuşuluyor. Federal teminde bir anlaşma isteyen çok az insan var. Güneyde de… Onlar da inanmıyor. İki devlet temelinde olması gerektiğine inanıyorlar.  Bu iki devletli çözüm onların da yararına olacak.

TEK EGEMENLİĞİ ASLA KABUL ETMEM

Tek egemenliği asla kabul etmem. Rumların çoğunluk ve zaman içerisinde tüm hâkimiyetini kuzeye de yayması… Kıbrıs Türklerinin bir azınlık duruma düşmesi, Türkiye’nin de buradan çekilmesi. Bunu hangi Türk kabul edebilir? Çok büyük ulusal meselelerdir.”

TATAR MUHALEFET PARTİLERİNE İŞARET ETTİ: “UMARIM YANLIŞ BİR ŞEY SÖYLEMEZLER”

Muhalefet partilerin bazı görüşmeler gerçekleştirmesine de işaret eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şunları söyledi:

“Çok merak ederim ne konuşuyor muhalefet… İnşallah yanlış bir şey söylemezler. Ben demokratik bir şekilde geldim, oluşturduğum siyaset kabul edildi ve Türkiye ile iş birliği içerisinde yürüyorum. Duruşumuza baktığımızda çok önemli bir pozisyondayız. İçe yönelik siyaset anlamında, kısır, bizlerin dışarıda zafiyet içerisine sokmaları hiç yakışık almaz. Buraya saygı duyulması gerekmektedir. Halk tarafından seçilen kişinin bu siyaseti oluşturması hakkıdır. Buna saygı duyulması gerekmektedir. Farklı farklı sebeplerden dolayı ‘bu halkı temsil etmiyor’ demeleri hiç yakışık almaz. Nitekim gelen haftada, parti başkanlarını buraya çağırarak, gelişmeleri anlatacağım”

“HALKA GİTMEK LAZIM”

Ülkede bulunan parlamenter sistemin değişerek, başbakanlık sisteminin gündeme gelmesi gerektiğine de dikkat çeken Tatar, bu konuyla ilgili olarak alt yapısının yapılması gerektiğini ve halka gidilerek anayasal boyutla konunun değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

“HER KONU İÇERİSİNDE OLMAYA ÇALIŞIYORUM”

Hükümet ile koordinasyon toplantıları yaptıklarını aktaran Tatar, “Kimisi demode olarak bakabilir, anayasal sınırı aşıyor olarak da bakabilir. Tartışacağım konunun ilgili kişisiyle görüşerek, her konuyla ilgili fikirlerimi anlatma fırsatım oluyor.  Her konu içerisinde olmaya çalışıyorum” ifadelerini kullanarak Afrikalı öğrencilerin yaşadığı sıkıntıların da bilgisinde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

“Böyle bir sorun olduğunu ben de biliyorum. Pandemi döneminde aileleriyle bağları kopmuştur. Bir kısmı ülkelerine geri dönmek istiyor. Ülkelerine dönmek için yardım edilmelidir. Geri dönmek isteyenlere yardımcı olmak lazım. Bir yardım yapılması lazım burada olmak isteyenlere.”

Günün Sözü

Bir hırsla öptüm ki ah ölürüm unutamam, ay ışığında deniz akordeon solosu, pırıl pırıl yaşadım üç dakika tastamam.

Atilla İlhan

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları