Hükümetin mimarı Denktaş’tır

Yayın Tarihi: 09/06/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Demokrat Parti Lefkoşa Milletvekili Serdar Denktaş dün çarpıcı açıklamalarda bulundu. Zaten bir süreden beridir hükümetten bir takım rahatsızlıkları olduğunun hepimiz farkındaydık. Serdar Denktaş’ın “bu hükümetin nesini savunayım” sözleri bana çok şey düşündürdü.

Özellikle de söz konusu azınlık hükümetinin nasıl kurulduğunu hatırlattı ve perde gerisinde dönen birçok şeyi.

Bazı şeyleri kaleme almak istemiyorum ama bazılarını kaleme alacağım bu yazıda.

UBP-HP koalisyon kuramayınca UBP-DP-YDP koalisyonu kurulmasına yönelik çalışmalar başlamıştı ve bir türlü kurulamıyordu hatırlayın. Kaç kez buluşup dağıldılar. Erhan Arıklı’nın Başbakan Yardımcılığı istemesinin yarattığı kriz, Spor Dairesini istemesinin krizi ve daha birçok şey.

Sonra bir gece UBP Genel Merkezinde toplantılar devam ederken, UBP Genel Merkezine Serdar Denktaş gitti ve hükümet o gece kuruldu.

Perde gerisini hemen öğrendik tabii. Partilerin yani diğer iki partinin UBP’den istediklerini Serdar Denktaş, Ersan Saner’i ikna ederek aldı ve sorunlar birkaç saat içinde çözüldü ve hükümet kuruldu.

Hali hazırda UBP-HP koalisyonu kurulması için Ankara Hükümetinin baskısı sonuç vermemiş ve bir şekilde üç partinin koalisyon kurması için düğmeye basılmıştı.

Hatta HP’den istifa edecek milletvekilleri de hazırdı buna. Hatırlayın bir hayli zaman almıştı hükümetin kurulması.

Hatta Serdar Denktaş ile Koral Çağman kesinlikle böyle bir hükümete girmek istemiyordu zira Koral Çağman, Serdar beye yürekten bağlıydı ve o sıralar Serdar Denktaş’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisini desteklemediğine inandığı Fikri Ataoğlu’na ciddi bir tepkisi vardı.

UBP- HP olmayınca Ankara Hükümetinin danışman kadrosu adeta Lefkoşa'da üs kurmuş, bir bir herkes ikna edilmişti.

Gizli saklı olan bir şeyi yazmıyorum. Serdar bey de bunları iyi bilir.

Sonuç olarak Azınlık Hükümeti inanılmaz bir zorlama ile kuruldu. Kurulmasında da en aktif rol Serdar Denktaş’a aittir.

Bunu yaptığı için pişman mı bilemem onu da Serdar beye sormak lazım.

Ama şunu net olarak ifade edebiliriz ki bugün eleştirdiği hükümetin kurulması noktasında baş aktör kendisidir.

Çıksın 'hayır ben değilim' desin. Bunu Serdar beyin hükümeti eleştirmesine yönelik bir eleştiri olsun diye yazmıyorum ama bu hükümetin oluşabilmesinin asıl mimarı kendisidir bunu bir kez daha hatırlatmak için yazıyorum.

O günün şartlarında neden böyle bir hükümete onay verdi onu da Serdar beyin açıklaması lazım.

Ama şöyle de bir gerçek var, ülke hükümetsiz kalamazdı, bir şekilde bir hükümet kurulmak durumundaydı ve en önemlisi mevcut partiler yani UBP-DP-YDP bir türlü uzlaşamıyorlardı da.

Kim bilir Serdar bey istemeye istemeye kurulmasına destek verdiği bu hükümetin başarılı olabileceğine de inanmış olabilir.

Şartlar öyle de gerektirmiş olabilir.

Tabii şunu da eklemek lazım Serdar beyin Türkiye’den para bekleyip kolaycılığa kaçması sözünü de son derece doğru buluyorum. Eleştirileri son derece doğru tespitlerdir.

SEÇİM BU YIL OLACAK

Bu konuyla ilgili elimde bazı bulgular var ama biraz daha netleşsin öyle yazalım. Sadece şunu söylemekte fayda var. Evet erken seçim bu yıl gerçekleşecek.

Ancak UBP Kurultayından önce mi yoksa Aralık ayında mı onu da bekleyip göreceğiz.

Bir gerçek var ki şu an ki hükümet artık devam edemiyor. Desteği zayıfladı. Nisan ya da Şubat 2022’ye kadar gidebilir mi sorusunun cevabı çok ama çok zor.

Yani gitmesi çok zor.

İşte bu nedenle yakında anlayacağız, öğreneceğiz ve yazacağız UBP Kurultayından önce mi yoksa Aralık ayında mı?

Faiz Sucuoğlu’na eğer siz genel başkan seçilirseniz erken seçime gidermişiniz diye sorduğumda “normal vakti gelinceye kadar erken seçime gitmezdim, günü geldiğinde normal zamanında seçime giderdim” demişti.

Şu an ki tablo ile hepimiz biliyoruz ki hükümetin ömrü çok ama çok kısa.

Eskiler der ki su akar yolunu bulur. Hayırlara vesile olsun..

Günün Sözü

"Bazıları şiir sevmez, çünkü onların yaraları yoktur. Yaraladıkları vardır."

Attila İlhan

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları