Nedir be bu rezillik…

Yayın Tarihi: 12/07/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+
  • Evet, sonuç! Her an erken seçim de olabilir hiç olmaya da bilir. UBP kurultayından önce seçim de olabilir, UBP kurultayı tek adaylı da olabilir. Bakın altını çiziyorum bu yazdığım son cümlelerin. Siz kimlerle uğraştığınızın farkında bile değilsiniz...
  • “Ne zaman boş olan bir makama atama yapsam, yüzlerce tatminsiz ve bir nankör insan meydana getirmiş olurum.” XIV Louis

Siyaseten oldukça şaşırtıcı ve kötü bir dönemden geçiyoruz. Bu kadar yıllık gazeteciyim her türlü filme şahit oldum ama ilk kez bu kadar ahlaki olmayan bir dönem yaşıyoruz. Düşünsenize şu an ki siyasiler her hangi bir savaş döneminde yönetici olsaydılar ya da siyasette olsaydılar, insanların başına neler gelirdi neler. Aynen Mücadele yıllarında silah zoruyla insanlarımıza neler yapıldıysa. İyi olan da kötü olan da asla unutulmuyor insan zihninde. Anlatılıyor da anlatılıyor.

Peki nedir yaşananlar şu an, ne oluyor. Bir bakalım. Ama bakmazdan önce şunu da ekleyelim UBP’nin toplanıp 24 Ekim tarihine kurultay kararı üretmesi beni hayli şaşırttı, bence herkesi de şaşırtmalı. Buna belki yazının sonunda belki ilerleyen günlerde değineceğim.

Hani hırsızlar bankayı soyar ve apar topar kaçarken bir de bakarlar ki arkadan polis gelmiyor ve birbirlerine dönüp derler ki “kimse peşimizden gelmiyor, bu işte bir şey var”. Teşbih de hata olmaz hırsız benzetmesinden ötürü herkesi tenzih ederim ama olayın normal olmadığı bakımından algılayın olayı.

Neyse geçelim konumuza. Demokrat Parti Genel Başkanlığı’nda yalnızlaştırılmaya çalışılan bir Fikri Ataoğlu. Partisine olan hakimiyeti fena durumda değil ama diğer iki vekile sözü geçmiyor. Parti disipliniymiş, alınan parti kararlarına uyummuş böyle bir durum söz konusu değil. Erken seçim yakında olur mu bilemem ama olası bir erken seçimde muhtemelen ne Serdar Denktaş’ı ne de Koral Çağman’ı bir daha siyasette görmeyeceğiz. “gerçi bu konuda şüphelerim var”, Görmeyeceğiz ama Serdar Denktaş son bir defalığına giderayak yıllarca başkanlığı yaptığı Demokrat Parti’nin halen Genel Başkanı olduğunu göstermek istiyor Fikri Ataoğlu’na. Bütün bu bakan atama krizi bundan kaynaklanıyor. Ataoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisini desteklemedi. İddiası bu. Türkiye emir verdi ve Tatar desteklendi. İddia bu. Serdar Bey hayli kırgın. Koca Demokrat Partiyi son seçimlerde üç vekile düşüren Serdar Beye de eminim birçok eski mevcut DP’li kırgındır.

Sonuç olarak Fikri Ataoğlu, Başbakan Ersan Saner’e diyor ki “Çalışma Bakanlığına Afet Özcafer’i atıyorum”. Başbakan koalisyon protokolü çerçevesinde bu isteği Cumhurbaşkanına götürmesi lazım ama götürmüyor, götüremiyor. Anlıyoruz ki işte diğer iki vekilin “eğer bunu yaparsan desteğimizi çekeriz” demesi. İddia o yönde.

Dahası Denktaş’ın Çalışma Bakanlığına önerdiği Bertan Zaroğlu da Afet Özcafer’e hayır diyor. Anlayacağınız Başbakan adeta köşeye sıkışmış, çaresiz. Nisap düşecek aksi takdirde. Fikri Beyin isteğini yerine getirmiyor.

Akıl alır bir durum mu bu yaşananlar? Değil.

Siyasete birer kara leke olarak düştü mü düştü. Bir şey değişmeyecek ama.

Afet hanım velev ki Akıncı’yı desteklemiş olsun ne fark eder. Ersin Bey herkesin Cumhurbaşkanı. Kendisine oy verenin de vermeyenin de.

Sonuç olarak şu an ki siyasette yaşanan genel durum şu; ya benim yanımdasın ya da yok olacaksın. Bu durumun Hitler Almanyası’ndan, Mussolini İtalyası’ndan ya da Kıbrıs’ın KKTC kuruluncaya kadar yaşadığı karanlık dönemden ne farkı var.

Demokrat Parti’nin atayacağı bakanın kim olacağına karar verecek olan kişi DP MYK’sı değil, DP Genel Başkanı değil,  başkaları.

PEKİ, NE OLACAK?

Belki de Fikri Ataoğlu, Serdar Denktaş’ı Çalışma Bakanı yapsaydı şu an ki Hükümet krizi yaşanmayacaktı. Serdar Bey bakan yapılsaydı, Serdar Bey Çalışma Bakanı değil kabineyi yöneten yeni Başbakan olacaktı. Bunu ne Ersan Bey ne de Ankara Hükümeti istemedi. Fikri Bey de istemedi. Serdar Bey'in istediği isim hangisi olursa olsun o da bakan yapılmadı. Öyle tahmin ediyorum ya Serdar Denktaş’ın istediği isim örneğin Çelebi Ilık ya da bir başkası bakan yapılacak ya da en sonunda Fikri Ataoğlu Hükümetten çekilecek, kalanlarla Hükümet yoluna devam edecek.

Edebilir mi edebilir. Unutmayın şu an ki Hükümeti koruyan üç bağımsız vekilin desteği var. O olduğu sürece bu hükümet 2023’e kadar sürebilir. Velev ki Fikri Bey'e yapıldığı gibi bir bir kırgınlıklar oluşsun da çöksün.

Ama o üç vekile de buradan bir nasihatim  olsun. UBP’denhayır bekleyen babasından süt bekler. Dikkat edin son dakika sizi kandırmasınlar. Hani şu an yaşanan hükümet krizinde siz üç vekilin de dolaylı yönden doğrudan ciddi katkısı var.

Evet sonuç! Her an erken seçim de olabilir hiç olmaya da bilir. UBP kurultayından önce seçim de olabilir, UBP kurultayı tek adaylı da olabilir. Bakın altını çiziyorum bu yazdığım son cümlelerin.

Siz kimlerle uğraştığınızın farkında bile değilsiniz..

***

Günün sözü

“Ne zaman boş olan bir makama atama yapsam, yüzlerce tatminsiz ve bir nankör insan meydana getirmiş olurum.”

XIV Louis

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.