Doktorlar neden grevde?!

Yayın Tarihi: 10/02/26 07:30
okuma süresi: 4 dak.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’in 1 Şubat itibarıyla tam gün mesaiye geçmesinin ardından kıyamet koptu ve doktorlar gene greve gitti. Peki neden greve gittiler, ne oldu da bu doktorlar greve gitti. Bakınız eğri oturup doğru konuşalım. İşini gücünü layıkıyla yapan doktorlarımız olduğu gibi işten kaytarıp da özel hastanedeki ya da kliniğindeki görevine giden doktorların sayısı da hiç az değil. Dahası mesaisine geç gelip erken kaçan doktorlarda olduğunu biliyoruz.

Doktorlar şimdi greve gitti ve şunu isteriz bunu isteriz diye isyan etmeye başladılar. Peki bu yasa istekleri tam gün mesaiye geçilmezden önce yok muydu? Elbette vardı ama ne zaman ki Sağlık Bakanlığı tam gün mesai açıkladı işte o zaman dananın kuyruğu koptu. Şimdi Tıp İŞ sendikası haklarının iyileştirilmesi için bazı taleplerde bulunuyorlar.

Ee şimdi sormazlar mı a doktorlarımız size tam gün mesaiden önce neden grev kararı alıp bu taleplerinizi Sağlık Bakanlığına neden sıralamadınız? Ben soruyorum işte. Mesele tam gün mesaisidir. Bu net. Doktorlar tam gün çalışmak istemiyorlar. Çünkü birçoğu özel hastanelerde de çalışıyor, kliniklerinde de çalışıyorlar ve ekstra ciddi kazançlar elde ediyorlar. Bu kazançlarını kaybetmek istemiyorlar; aslında bütün mesele bu. Hiç kusura bakmasınlar.

Bir de Bakan Dinçyürek 720 bin lira maaş alan doktor olduğunu da açıkladı. Kaç doktorun maaşı bu kadar yüksektir bilemem ama iyi maaşlar aldıklarını biliyoruz. Almasınlar mı alsınlar tabii. Doktor öyle kolay olunmuyor, can kurtarıyor insanların hastalıklarına şifa oluyorlar. Benim doktorların aldığı maaşlara diyecek hiçbir sözüm yok ama iş çalışmaya gelince de çalışmak istemiyorlar.

Bakan neden tam mesaiye geçti 15:30’a kadar poliklinikler çalışsın vatandaş gittiğinde doktor bulabilsinler diye. Doktor viziteleri cep yakıyor el yakıyor. Herkes ayda 100 bin lira 200 bin lira kazanmıyor. On binlerce vatandaş asgari ücrete geçinmeye çalışıyor ve haliyle sağlık ihtiyaçlarını da hastanelerden karşılamak zorunda kalıyorlar. Eee Öğlen oldu mu doktorlar kaçıyor. Kim bakacak hasta vatandaşa? Bu nedenle doktorlarımızı sevsem de bu grevlerinde haksız olduklarını açık yüreklilikle söylemem gerekiyor.

Yazının başında ifade ettiğim gibi mesaisini dolduran doktorlara katiyen lafım yok ama görevine geç gidip erken kaçan doktorları ne yapacağız? Doktorlar bu grevlerinde haklı çıkmayacaklar çünkü tam gün mesai çalışıp daha çok parasız hasta bakmak istemiyorlar. Geç gelecek erken kaçacak gidecek özel hastanede para almaya devam edecek Bakan da buna dur deyince greve gidecekler. Ne yazık ki meselenin özü budur.

Bakan bu tam mesai işinde geri adım atamaz artık ok yaydan çıktı, doktorlarda geri adım atmazlar diye düşünüyorum. Nasıl bir çözüm bulunacak zerre kadar fikrim yok. Çünkü mesele yasa ve haklar meselesi değil mesele parasız hasta bakmama isteği meselesidir.

Bakan Dinçyürek’in yerinde olsam yasa açısından her neyse doktorların sıkıntısı giderirdim bakalım ne olacak ondan sonra. Yani bir doktor neden hastaneye gittiğinde kartı okutup kaçacağı saat tekrar kartı okutmak istemesin. Ne olabilir bunun sebebi. Biri çıkıp izah etsin bana. İzah etmediği sürece benim bu konudaki görüşüm değişmez.

Doktorların grevi halktan da destek bulmaz. Vatandaş ücretsiz muayene olup iyileşmek istiyor, bakan da bunu yapabilmek için tam mesaiye geçti ve bunu uygulamak istiyor. Haliyle sendika da buna karşı çıkıyor.

Sizce kim haklı?!

 ************************

Günün Sözü

"İnsan gözyaşı hakkını kullanmayı talep ettiğinde, onla asla münakaşa edilmez."

Victor Hugo


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları