Peki şimdi ne olacak?!
Mecliste dün kırdılı dökdülü bir eylem vardı. Mesele son derece basit; Hükümet 3 aylık hayat pahalılığı vermek istiyor ve geriye kalan 9 ayı artık Ocak 2027’de vermek istiyor Hayat Pahalılığını. Öyle anlıyoruz ki Hükümetin mali açıdan durumu pek parlak değil. Geçtiğimiz hafta Maliye Bakanı Özdemir Berova bende konuktu ve önemli bir cümle kurdu; “gelirler düştü, yaza doğru toparlanma bekliyoruz” diye. Türkiye’den ne yazık ki yatırım kalemleri haricinde bir maddi destek gelmiyor. Bizim Hükümet hiç istemeyi düşündü mü bilmiyorum ama bence istemeliler, çünkü mevcut yapıyla Hükümetin gidişatı sakin bir konforda sürdürmesi hayli zor gözüküyor. Yıl sonu bizi bir seçim bekliyor. Borçlanılarak yapılacak maaş ödemeleri ile durum belki idare edilebilir.
Yine Maliye Bakanı Berova yayında %7,5-8,5 civarında bir hayat pahalılığı oranı beklediklerini ve elektrik zammı konusunda bir düzenlemeye gideceklerini anlatmıştı. Yani mart hayat pahalılığı verildikten sonra büyük ihtimal Nisan ayında elektrikler zamlanacak, bu zamma büyük ihtimal başka akaryakıt zamları da eklenecek. Bir de üstüne üstük seyrüseferler de zamlanırsa olası Temmuz sonu hayat pahalılığı ödeneği %30’lara kadar çıkabilir hatta daha da yüksek olabilir. İşte hükümet böyle bir kriz yaşamamak için hayat pahalılığını 3 ayla sınırlayarak Temmuz’daki krizden kaçmak istiyor.
Hükümet açısından makul ve anlaşılır bir çıkış kapısı olmasının yanı sıra emekçi için Kabul edilmesi mümkün olmayan bir durumla karşı karşıyayız. İşte bu nedenle dün ülke genelinde grev vardı ve oldukça kalabalık bir eylemci grubu meclisi deyim yerindeyse adeta bastı. Yeri gelmişken söylemekte fayda görüyorum, eylemciler elbette ki eylemlerini yapmalarında haklıydılar ancak polise taş atılması toplum genelinde hiç de hoş karşılanmadı ve sosyal medyada eylemciler kelime anlamıyla linç yediler. Meclise girip arbede yaratmak isteyen yüzlerce eylemciye haliyle polis de su ve biber gazıyla tepki verdi. Polis bu noktada haklı. Aksi takdirde meclis darmadağın edilirdi. Eylemciler kırıp dökmeden eylem haklarını kullanmalılar. Eylemlerini tabii ki yapacaklar bu en doğal hakları ama kırıp dökmeden.
Araya akşam saatlerine doğru Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman girdi. Cumhurbaşkanı hem Başbakan Ünal Üstel ile hem de bazı sendika temsilcileriyle görüştü. Hükümet kanadından bazı bakanlar eylem temsilcileriyle bir görüşme masası oluşturdular. Hükümet geri adım atmak istemezken eylemciler de genel greve devam edeceklerini konusunda ısrarcılar.
Aslında tablo belli; Hükümet olur da geri adım atarsa Temmuz sonu verilecek olan hayat pahalılığını ödeyemez durumda. Bu nedenle 3 aylık hayat pahalılığı konusunda geri adım atamazlar ancak öte yandan sendikalarda dişli; genel greve devam etme konusunda kararlılar.
Ama yeri gelmişken şu gerçeğin altını da çizmekte fayda var. Bu Pazar erken seçim olsa ve CTP iktidara gelse inanın ki CTP’nin mali yapıyı düzeltme noktasında yapabileceği pek bir şey yok. Zira çok ciddi bir bütçe açığı var. Bu kriz ancak eski yıllarda olduğu gibi Türkiye’den gelecek bir yardım paketiyle çözülebilir. Yoksa bugün UBP gitsin yarın kim gelirse gelsin yapabileceği pek de bir şeyi olmadığını bilmenizi isterim.
*********************
Günün Sözü
"Üzülme evlat, kaybettiğini sandıkların, kurtulduklarındır belki."
Charles Bukowski
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.