Başbakan tahditlerin kalkması için çok uğraştı...
Cumhurbaşkanı Erhürman bir basın toplantısı düzenledi ve 15 kişiden fazla Türkiye’ye girişi yasaklı olan KKTC yurttaşının yasağının kalktığını duyurdu. Hemen akabinde hem Başbakan Üstel’den hem de Hükümet Ortağı Erhan Arıklı’dan açıklamalar geldi ki bu tahditlerin kaldırılması için Hükümetin de uğraşları oldu. Erhan Arıklı’nın da dediği gibi ortak bir çaba olan bu tahditlerin kaldırılması meselesini Cumhurbaşkanı Erhürman kendi hanesine yazdı ve tahditleri kaldırılan yurttaşlar Facebook'ta Cumhurbaşkanına teşekkür ettiler. Hal böyle olunca da bu ortak bir çalışmanın ürünü değil de Cumhurbaşkanının başarısı olarak yansıdı.
Öyle anlıyoruz ki bunu Cumhurbaşkanı tek başına başarmadı ama meyvesini o toplamış oldu. Tabii kim yaptı kim yapmadıdan ziyade bu tahditlerin kalkmış olmasıdır önemli olan. Umarım devamı gelir ve birçok yurttaşımız çok sevdiği Türkiye topraklarına özgürce seyahat etme fırsatını yeniden bulur.
Ama net olarak biliyorum ki Başbakan Ünal Üstel çok uzun zamandır bu tahditlerin kalması için uğraştı ve uğraşıyor. Yani bu çaba yalnızca Cumhurbaşkanına ait bir çaba değil. Dediğim gibi önemli olan tahditlerin kalkmaya başlamış olması. Bu ortak başarıyı hepimiz selamlıyoruz sonuç olarak.
Gelelim diğer konuya; yani liderlerin görüşme zirvesine.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum lider Hristodulidis cuma günü bir araya geldiler. Haber sitelerine baktığımda haberin başlığı son derece ilgi çekiciydi. Liderler dört başlıkta uzlaştılar. Heyecanla haberi tıkladım. Başlık son derece önemliydi zira. Acaba hangi Dört konuda uzlaştılar diye merak ettim haliyle. Bir baktım etten püften konular. Ne yalan söyleyim moralim bozuldu. Yani meselenin özüne bakarsanız liderler buluşmuşlar ama hiçbirşey konuşmamışlar ; dahası ciddi hiçbir konuda konuşmamışlar ve ayrılırken de yakın zamanda bir daha buluşmak üzere anlaşmışlar.
Şimdi Cumhurbaşkanı Erhürman’ı eleştirmek istemiyorum. Gerçekten çok sevdiğim ve değer verdiğim bir siyasi kişiliktir. İyi güzel de Cumhurbaşkanının seçim meydanlarında verdiği sözler ne oldu. Örneğin herhangi bir kapının açılması söz konusu değil. Kapsamlı müzakerelerin başlaması için herhangi bir ibare ya da istişare yok. Peki ister istemez sorası geliyor insanın; bu hep böyle mi gidecek ?
Yani liderler bir araya gelecek ve şap hastalığıyla ortak mücadele konusunda uzlaşacaklar. Eee ? Başka ? Başka bir şey yok. Peki bu denli kısır görüşmelerde Kıbrıs konusunda nasıl ilerleme sağlanacak kimse bilmiyor. Yani bir başka deyişle liderler sırf görüşme olsun diye bir araya gelmişler; kimse kusura bakmasın ama bunun Türkçesi budur.
Tabii Cumhurbaşkanının da işi zor. Eski partisi ya da bir başka deyişle aday olup seçildiği parti CTP Genel Başkanı Sıla Uyar her platformda federal çözümden bahsediyor. Öte yandan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan her fırsatta iki devletli çözümden bahsediyor. Tufan hoca ne yapsın. Ne yapsın yapmasına ama hal böyle olunca da Kıbrıs meselesinde hiçbir ilerleme sağlanamıyor.
Tabii ilginç olan bir başka mesele daha var. Birleşmiş Milletler Genele Sekreteri Guterres Kıbrıs sorunuyla ilgili yakın zamanda bir inisiyatif üstleneceğini de geçmiş haftalarda açıkladı.
Nasıl bir zirve olacak nasıl bir buluşma olacak hiçbirimiz bilmiyoruz.
Dedim ya Tufan hocanın işi hayli zor. Rum yönetimi Fransa İsrail ve Amerika'yla hatta Mısırla sürekli askeri işbirliği anlaşmaları yapıyor, EOKA gününde Papaz çıkıp Türkiye İşgalcidir diye açıklama yapıyor, Rum lider Nikos, Türk askerine ve Türkiye'ye işgalci diyor, bu taraftan da liderler buluşup şap hastalığı konusunda ya da dini ritüeller konusunda uzlaşıya varıp sözde verimli görüşmeler yaptık denilebiliyor.
Her şey ortada, liderler kimse kusura bakmasın ama iş ola görüşüyorlar. Sonuç? Koca bir hiç. Elbette kötümser olmak istemiyorum, liderler hiç buluşmasın modunda da değilim. Hiçbir görüşmeyi önemsizleştirmiyorum da ama sonuç odaklı görüşmeler olması kanaatindeyim. Yani iş ola görüşmeler zaman kaybından başka bir şey değil. Unutmamak lazım karşımızda hiçbir şekilde sonuç odaklı görüşmelere müsait olmayan bir Rum zihniyeti de var.
Adamlar ne siyasi eşitlikte adım atıyorlar ne küçük de olsa bir kapı açma noktasında istekliler. Eee işte bunlar olmayınca da basit basit konularda bir araya gelip verimli görüşme yaptık denilen başlığı önemli ama içi boş buluşmalar çıkıyor karşımıza.
********************
Günün Sözü
“Seni seviyorum, çünkü bütün evren sana ulaşmam için iş birliği yaptı”
Paulo Coelho
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.