LÛLÛ'NUN UÇUŞU

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

Krizler çağında toplum, eğitim ve insan: Yeni bir eğitim ve eğitim felsefesi mümkün mü?

Yayın Tarihi: 15/02/26 08:00
okuma süresi: 5 dak.

Soruyu yanlış kurarsak, cevabı ne kadar iyi olursa olsun bir yere varamayız.

Bugüne kadar bu seride çok şey konuştuk:
Krizleri konuştuk.
Toplumu konuştuk.
Eğitimi ve öğretmeni konuştuk.

Ama bütün bu başlıkların altında duran asıl soru şuydu:
Nasıl bir insan istiyoruz?

Bu soru sorulmadan yapılan her reform eksik kalır.
Çünkü eğitim dediğimiz şey, bir teknik düzenleme değil;
insana dair bir çerçevedir..

Bir insan bakışı olmadan müfredat yapılır ama yön bulunmaz.
Bir insan yaklaşımı olmadan öğretmen yetiştirilir ama anlam inşa edilemez.

 

Eski İnsan Anlayışı Artık Yetmiyor

Uzun yıllar boyunca eğitim, belirli bir insan tipini varsaydı:

  • Uyumlu
  • Talimatları izleyen
  • Doğru cevabı bilen
  • Sistemi sürdüren

Bu insan tipi, sanayi çağının ihtiyacına uygundu.
Ama krizler çağında bu model çöktü.

Bugün dünya:

  • Belirsiz
  • Çok katmanlı
  • Çelişkilerle dolu
    bir yer.

Bu dünyada ayakta kalabilen insan:

  • Sadece bilen değil, düşünen,
  • Sadece uyum sağlayan değil, yön verebilen,
  • Sadece başarılı olan değil, sorumluluk alabilen
    insandır.

 

Yeni Bir Eğitim Felsefesi Ne Üzerine Kurulmalı?

Yeni bir eğitim felsefesi, “daha fazla bilgi” üzerine kurulamaz.
Çünkü bilgi zaten her yerde.

Bu felsefe üç temel eksen üzerine oturmak zorundadır:

Anlam
Bilginin neden öğrenildiğini, neye hizmet ettiğini sorgulayan bir zemin.

Etik
Yapılabilenle yapılması gereken arasındaki farkı ayırt edebilen bir bilinç.

Sorumluluk
Bireysel başarının ötesinde, toplumsal sonuçları düşünebilen bir duruş.

Bu üçü olmadan eğitim, yalnızca beceri kazandırır;
insan yetiştirmez.

 

İnsan Merkezli Olmak Ne Demektir?

İnsan merkezli eğitim, öğrenciyi merkeze almak değildir yalnızca.
Onu “mutlu etmek” de değildir.

İnsan merkezli olmak:

  • İnsanı özne olarak görmek,
  • Onu yalnızca geleceğin iş gücü değil,
  • Bugünün ahlâki aktörü olarak kabul etmektir.

Bu bakış açısı olmadan:

  • Eleştirel düşünme öğretilmez,
  • Demokrasi içselleştirilmez,
  • Değerler davranışa dönüşmez.

 

Kuzey Kıbrıs İçin Bu Neden Daha Hayati?

Küçük toplumlar, büyük felsefelere daha çok ihtiyaç duyar.
Çünkü küçük toplumlar, yönsüz kaldığında savrulur.

Kuzey Kıbrıs’ta eğitim:

  • Yalnızca bireysel başarı meselesi değildir,
  • Doğrudan toplumsal varoluş meselesidir.

Burada yetişen insan:

  • Sadece kendisi için değil,
  • Bu toplumun geleceği için karar alacaktır.

Bu yüzden eğitim felsefesi,
burada soyut bir tartışma değil;
somut bir kader meselesidir.

 

Bu seri boyunca şunu yapmaya çalıştık:

  • Krizleri bir korku diliyle değil, okuma, anlama ve yüzleşme çağrısıyla ele almak.
  • Eğitimi yalnızca teknik bir düzenleme alanı olarak değil, ahlâkî ve insani bir sorumluluk alanı olarak düşünmek.
  • Öğretmeni bir uygulayıcıya indirgemeden, toplumsal bir özne ve sessiz bir lider olarak konumlandırmak.
  • İnsanı merkeze alırken onu edilgenleştirmemek; sadece korunacak ve kollanacak bir varlık gibi görmemek.
  • Çünkü insan merkezli eğitim, öğrenciyi merkeze almakla yetinmez; ona sorumluluk yüklemeyi de göze alır.
  • İnsanı merkeze almak, onu rahatlatmak değil; aldığı kararların sonuçlarıyla yüzleşebilen bir özne olarak kabul etmektir.
  • Yetkinliği, yalnızca bilgi ve beceriyle sınırlamadan; tutum ve değerlerle birlikte düşünmek.
  • Eğitim tartışmasını sınavlar ve programlarla sınırlı tutmayıp, nasıl bir insan ve nasıl bir toplum istediğimiz sorusuna bağlamak.

Belki kesin cevaplar vermedik.
Ama doğru soruların peşinden gitmeye çalıştık.

 

Son Söz Yerine

Yeni bir eğitim felsefesi mümkündür.
Ama bu, yalnızca yeni programlarla, yeni teknolojilerle, yeni belgelerle olmaz.

Bu ancak şunlarla mümkündür:

  • Cesaretle
  • Dürüstlükle
  • Ve ortak bir gelecek fikriyle

Çünkü eğitim, eninde sonunda şunu sorar:

Bu dünyada nasıl bir insan olmak istiyoruz?

Bu sorudan kaçan toplumlar, krizlerden kaçamaz.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.