LÛLÛ'NUN UÇUŞU

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

Çocuklarımız meslek mi seçiyor, geleceğini mi?  

Yayın Tarihi: 25/06/26 08:00
okuma süresi: 8 dak.

Bir Gencin Vereceği En Önemli Karar

Bir lise öğrencisi düşünün.

Önünde bir tercih formu var.

Tıp mı?

Mühendislik mi?

Hukuk mu?

Öğretmenlik mi?

Psikoloji mi?

Bilgisayar mühendisliği mi?

Yapay zekâ mı?

Sorular peş peşe geliyor.

Ailesi bir şey söylüyor.

Öğretmenleri başka bir şey söylüyor.

Arkadaşları başka bir şey söylüyor.

Toplum başka bir şey söylüyor.

Ama çoğu zaman kimsenin sormadığı bir soru var:

Bu genç gerçekten kendisini tanıyor mu?

Belki de eğitim sistemlerinin en büyük eksikliği tam burada başlıyor.

Çocuklarımıza hangi mesleği seçmeleri gerektiğini anlatıyoruz.

Ama kim olduklarını keşfetmelerine yeterince yardım etmiyoruz.

 

Asıl Mesele Meslek Seçmek Değil, Kendini Tanımaktır

Belki de bütün kariyer planlaması tartışmalarında gözden kaçırdığımız temel nokta budur.

Bir insanın geleceğini planlayabilmesi için önce kendisini tanıması gerekir.

Çünkü insan ancak kendisini tanıdığı ölçüde doğru kararlar verebilir.

Ne yazık ki eğitim sistemlerimiz uzun yıllardır çocuklara kendilerini tanımaktan çok başkalarıyla yarışmayı öğretmektedir.

Daha yüksek not almak...

Daha yüksek puan almak...

Daha iyi bir okula girmek...

Daha başarılı görünmek...

Oysa hayat bir yarış değildir.

Hayat bir yolculuktur.

Ve her yolculuk önce insanın kendisini tanımasıyla başlar.

Bir genç nasıl bir insan olmak istediğini bilmiyorsa, hangi mesleği seçtiğinin de çok büyük bir anlamı yoktur.

Çünkü kariyer yalnızca bir iş sahibi olmak değildir.

Kariyer, insanın kendisini gerçekleştirme biçimidir.

 

Kariyer Planlaması Tercih Döneminde Başlamaz

Birçok kişi kariyer planlamasını lise son sınıfta yapılan üniversite tercihleriyle ilişkilendirir.

Oysa kariyer planlaması tercih formuyla başlamaz.

Bir çocuk bir deney yaparken başlar.

Bir müzik aleti çalarken başlar.

Bir hikâye yazarken başlar.

Bir robot tasarlarken başlar.

Bir tiyatro sahnesine çıkarken başlar.

Bir arkadaşına yardım ederken başlar.

Çünkü kariyer yalnızca meslek seçimi değildir.

İnsanın güçlü yönlerini keşfetme sürecidir.

OECD'nin kariyer gelişimi üzerine yaptığı çalışmalar da bireylerin ilgi, yetenek, değer ve yaşam amaçlarını erken yaşlardan itibaren keşfetmelerinin önemini vurgulamaktadır (OECD, 2021).

Bu nedenle kariyer planlaması liselerde bir danışmanlık hizmeti değil, eğitim sisteminin temel bileşenlerinden biri olmalıdır.

 

Sınavlar Çocukları Tanıyor mu?

Burada kendimize zor ama gerekli bir soru sormalıyız.

Kolejlere giriş sınavları...

Liselere giriş sınavları...

Üniversiteye giriş sınavları...

Gerçekten çocukları tanımamıza yardımcı oluyor mu?

Yoksa yalnızca belirli bir gün ve saatte alınan puanları mı ölçüyor?

Bir çocuğun merakı kaç puandır?

Liderlik yeteneği kaç puandır?

Empati becerisi kaç puandır?

Sanatsal yaratıcılığı kaç puandır?

Girişimcilik potansiyeli kaç puandır?

Takım çalışmasına yatkınlığı kaç puandır?

Bir sınav kâğıdına bakarak bunları görebilmek mümkün değildir.

Oysa eğitim sisteminin görevi çocukları elemek değil, keşfetmektir.

Sınavlar bazı akademik yeterlikleri ölçebilir.

Ancak insanı bütünüyle tanımlayamaz.

 

Ölçme ve Değerlendirmeyi Yeniden Düşünmek

Eğer çocuklarımızın kendilerini tanımalarını istiyorsak, onların farklı yönlerini ortaya çıkaracak öğrenme ortamları oluşturmak zorundayız.

Proje temelli öğrenme,

araştırma çalışmaları,

toplumsal hizmet uygulamaları,

sanat faaliyetleri,

spor etkinlikleri,

girişimcilik deneyimleri,

kulüp çalışmaları,

mesleki gözlem ve uygulamalar,

gönüllülük faaliyetleri

eğitim sisteminin doğal parçaları haline gelmelidir.

Çünkü çocuklar kendilerini test çözerken değil, deneyim yaşarken keşfederler.

Ölçme ve değerlendirme sistemleri de yalnızca ne kadar bilgi hatırlandığını değil;

ne kadar gelişim gösterildiğini,

ne kadar üretildiğini,

ne kadar iş birliği yapıldığını,

ne kadar sorumluluk alındığını,

ne kadar problem çözüldüğünü

de değerlendirebilmelidir.

Dünyanın birçok ülkesinde portfolyo değerlendirmeleri, performans görevleri, proje sunumları ve bireysel gelişim dosyaları giderek daha fazla önem kazanmaktadır.

Çünkü hayat çoktan seçmeli sorulardan oluşmamaktadır.

 

Üniversite Tek Yol mu?

Uzun yıllar boyunca birçok toplumda üniversite diploması başarının tek göstergesi olarak görüldü.

Oysa günümüz dünyası bize farklı bir şey söylüyor.

Mesleki ve teknik eğitim yeniden yükseliyor.

Yeni teknoloji alanları ortaya çıkıyor.

Girişimcilik önem kazanıyor.

Uzaktan çalışma yaygınlaşıyor.

Yaşam boyu öğrenme zorunlu hale geliyor.

Bugün önemli olan yalnızca diploma sahibi olmak değildir.

Öğrenmeye devam edebilmek, değişime uyum sağlayabilmek ve kendini geliştirebilmektir.

Başarı tek bir kapıdan girmez.

Hayatın farklı yolları vardır.

Önemli olan o yolların hangisinin bize uygun olduğunu keşfedebilmektir.

 

Bir Gencin Önündeki En Büyük Soru

Belki de lise çağındaki bir gencin önündeki en önemli soru şudur:

"Hayatta ne olmak istiyorum?"

Ancak bundan daha önemli başka bir soru daha vardır:

"Nasıl bir insan olmak istiyorum?"

İkinci soruya cevap verebilen gençler, birinci sorunun cevabını er ya da geç bulurlar.

Ama yalnızca meslek seçenler, bazen kendilerini kaybedebilirler.

Çünkü meslekler değişebilir.

İşler değişebilir.

Teknolojiler değişebilir.

Ama insanın karakteri ve değerleri hayatı boyunca ona eşlik eder.

 

Geleceğin Pusulası

Bir gemi düşünün.

Rotası yok.

Pusulası yok.

Rüzgârın yönüne göre sürükleniyor.

Birçok genç bugün tam da böyle hissediyor.

Kariyer planlamasının görevi çocukların yerine karar vermek değildir.

Onlara pusula vermektir.

Çünkü geleceğin dünyasında en değerli insanlar hangi mesleği seçtiğini bilenler değil; neden o yolu seçtiğini bilenler olacaktır.

Bir çocuğa verebileceğimiz en büyük kariyer rehberliği, ona hangi mesleği seçmesi gerektiğini söylemek değildir.

Kendisini keşfetmesine yardımcı olmaktır.

Çünkü insan önce kendisini tanır.

Sonra yolunu bulur.

Sonra mesleğini seçer.

Ama sıralama tersine döndüğünde, bazen meslek bulunur; insan kaybolur.

 

Bir sonraki yazıda şu sorunun peşine düşeceğiz:

Üniversiteler kime insan yetiştiriyor ve yapay zekâ çağında nasıl dönüşmek zorunda?

 

Kaynakça

OECD. (2021). Career Guidance for Adults in a Changing World.

OECD. (2023). Future of Education and Skills 2030.

UNESCO. (2022). Transforming Technical and Vocational Education and Training.

World Economic Forum. (2023). The Future of Jobs Report 2023.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.