LÛLÛ'NUN UÇUŞU

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

KUTADGU BİLİG'DEN YAPAY ZEKÂ ÇAĞINA – II

Yayın Tarihi: 30/05/26 08:30
okuma süresi: 5 dak.

Adalet, Akıl ve Vicdan: Kaybettiğimiz Pusula

Bir gemiyi denizde tutan şey yalnızca motoru değildir.

Onu yönlendiren pusuladır.

Pusula kaybolduğunda en güçlü gemi bile yönünü şaşırır.

Bugün insanlık belki de tarihin en güçlü gemisine sahip.

Bilim ilerliyor.

Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor.

Yapay zekâ hayatın her alanına giriyor.

Ekonomiler büyüyor.

Veriler çoğalıyor.

Ancak bütün bu gelişmelere rağmen dünyanın birçok yerinde insanlar aynı soruyu sormaya devam ediyor:

Neden kendimizi daha güvende hissetmiyoruz?

Neden adalet duygusu zayıflıyor?

Neden yönetenlerle yönetilenler arasındaki güven köprüleri çatırdıyor?

Belki de sorun geminin gücünde değil...

Pusulanın kaybolmasındadır.

Yaklaşık bin yıl önce Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig'de devletin ve toplumun ayakta kalmasını sağlayan temel değerin adalet olduğunu söylüyordu.

Ona göre adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir kavram değildi.

Adalet;

insanın insana bakışında,

yöneticinin halka yaklaşımında,

gücün kullanılma biçiminde,

kararların alınışında yaşayan bir ruhtu.

Bu nedenle eserinde adaleti temsil eden karaktere “Küntogdı” adını verdi.

Çünkü güneş nasıl bütün dünyayı aydınlatıyorsa, adalet de toplumu aydınlatmalıydı.

Bugün ise farklı bir çağda yaşıyoruz.

Kararların bir kısmını algoritmalar veriyor.

Sosyal medya hangi haberi göreceğimize karar veriyor.

Yapay zekâ hangi bilginin önümüze geleceğini belirliyor.

Kredi sistemleri, işe alımlar, hatta bazı ülkelerde mahkeme süreçleri bile dijital sistemlerden etkileniyor.

Fakat bütün bu teknolojik gelişmelerin cevaplayamadığı bir soru var:

Doğru olan nedir?

Çünkü teknoloji hesap yapabilir.

Ama vicdan muhasebesi yapamaz.

Algoritmalar veri işleyebilir.

Ama adalet duygusu geliştiremez.

Yapay zekâ milyonlarca seçenek arasından tercih yapabilir.

Ama merhameti hissedemez.

İşte tam da bu yüzden Yusuf Has Hacib'in sesi bugün yeniden duyuluyor.

Çünkü o, yöneticinin bilgili olmasını yeterli görmüyordu.

Akıllı olmasını da yeterli görmüyordu.

Bütün bunların yanında erdemli olmasını istiyordu.

Bugün dünyanın birçok yerinde yaşanan krizlerin temelinde aslında teknoloji eksikliği yoktur.

Bilgi eksikliği de yoktur.

Asıl eksik olan şey, gücün etik sınırlar içerisinde kullanılabilmesidir.

Yolsuzlukların nedeni bilgisizlik değildir.

Savaşların nedeni teknolojik yetersizlik değildir.

Toplumsal kutuplaşmaların nedeni veri eksikliği değildir.

Sorun çoğu zaman vicdanın geride kalmasıdır.

Kutadgu Bilig’in bize söylediği şey tam da budur:

Akıl olmadan güç tehlikelidir.

Adalet olmadan yönetim kırılgandır.

Vicdan olmadan bilgi karanlık üretebilir.

Bugün Dünya Ekonomik Forumu geleceğin en önemli yetkinlikleri arasında eleştirel düşünmeyi, etik farkındalığı ve liderliği sayıyor.

Dikkat edelim...

Bin yıl önce Yusuf Has Hacib de aynı şeyi söylüyordu.

Adlarını farklı koyuyordu belki.

Ama özü aynıydı.

İnsan önce düşünmeli.

Sonra karar vermeli.

Ve her kararını adalet terazisinde tartmalıdır.

Belki de çağımızın en büyük problemi teknolojinin çok hızlı ilerlemesi değil...

Vicdanın aynı hızla ilerleyememesidir.

Çünkü insanlık tarihi bize şunu öğretmiştir:

Bilgi büyüyebilir.

Şehirler büyüyebilir.

Teknoloji büyüyebilir.

Ama adalet küçülürse toplumlar da küçülür.

Vicdan susarsa bilgi gürültüye dönüşür.

Akıl terk edilirse güç tehlikeli bir oyuncağa dönüşür.

Ve pusula kaybolursa en güçlü gemiler bile yönlerini kaybeder.

Belki de bugün yeniden ihtiyacımız olan şey yeni bir teknoloji değil...

Eski bir hakikattir.

Yusuf Has Hacib'in bin yıl önce hatırlattığı o hakikat:

"Devleti ayakta tutan güç değildir.

Güce yön veren adalettir."

Çünkü adaletin olmadığı yerde düzen,

aklın olmadığı yerde ilerleme,

vicdanın olmadığı yerde insanlık yaşayamaz.

Ve insanlığın önündeki asıl sınav, yapay zekânın ne kadar gelişeceği değil;

insan vicdanının o gelişime yetişip yetişemeyeceğidir.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.