KKTC'nin "Süleyman Demirel'i"...

loading
9 Temmuz, Perşembe
£

8.69

7.79

$

6.86

AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ
A- A A+

KKTC'nin "Süleyman Demirel'i"...

Çiçeği burnunda Başbakanımız Ersin Tatar, böyle giderse, ettiği veciz sözler yüzünden ileride 'KKTC'nin Süleyman Demirel'i' olarak anılacak, buna inancım tamdır.

Seveni var sevmeyeni var, Süleyman Demirel, Türk Siyasi Tarihinin en renkli kişiliklerinin başında gelen birisidir. Zehir gibi bir politik dehası, zehir gibi bir aklı vardı ama o bunun yerine 'Çoban Sülü' olarak anılmak istedi ve siyasetini hep onun arkasına gizlenerek yaptı.

Şu lafındaki zeka bunun açık bir göstergesidir: "Bana Türkiye'nin durumunu bir kelimeyle anlatın derseniz "iyidir" derim. İki kelimeyle anlatın derseniz "iyi değildir" derim."

Sadece o değil, gerçeklerin tespitini de şöyle yapar: "Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir."

Durum şu ki, Ege gerçekten bir göl değil, denizdir ve Demirel bunu en yalın, en çıplak şekilde, zekası ile söylemekte, Yunanistan'a siyasi mesaj vermektedir.

İşte onun gibi, Ersin Bey de geçen gün düşen S-200 için 'raydan çıkmış bir füze' tanımlaması yapıp, 'abartmayın' demesi, onun nasıl da halkın zekası ile dalga geçmesi minvalinde 'Süleyman Demirelleştiğine' bir örnek teşkil etmektedir.

Buna emare olarak onun gibi nüktedan olmasını, kalbine geleni o an söylemesini, kalabalığı görünce duygusala bağlamasını ve coşmasını gösterebilirim. Hızlı konuşması da cabası…

Yine, Maraş olayı ile ilgili olarak, "Maraş'ın açılması gündeme gelince heyecan yaptım, Las Vegas olacak dedim, ama onu kastetmedim" demesi ise heyecanına örnektir.

Ancak bu coşkulu, heyecanlı hal, Ersin Bey'in başına bela olacak gibi durmaktadır.

Öyle ki Ersin Bey, geçtiğimiz 29 Haziran günü katıldığı Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği ile Mersin Tüm Emlakçılar Meslek Esnaf Odası'nın düzenlediği 3. Emlakçılık Eğitim Semineri'nde aynen bu çoşku içinde konuşmuş.

Diyor ki, "Türk malı-Rum malı, bunu edebiyatınızdan silin. Burası (Maraş) KKTC'dir, arkanızda devlet vardır, arkasında Türklük vardır, arkasında yüreğimiz vardır."

Yetmiyor, devamında ise "Öyle belgeler vardır ki, hepsi Türk malıdır. Hepsi Osmanlı malıdır. 1878'de ada İngiliz'e kiralandıktan sonra, İngiliz'in altında imzası bulunan belgelere rağmen -ki bütün Vakıf malları hukuk temelinde muhafaza edilecektir diye- mallarımızı mülklerimizi satıp talan etmişler, Rum'a peşkeş çekmişler, ondan sonra Maraş'ı yapmışlar. Toprak bizimdir. Vakıf malıdır, bunu bütün Türkiye biliyor. Bütün Osmanlı kayıtlarında böyledir. Dolayısıyla bütün malımıza sahip çıkacağız" ifadelerini kullanıyor.

Ancak aynı Ersin Tatar, dün yaptığı açıklamasında "Hükümetin Maraş konusunu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yasaları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde Taşınmaz Mal Komisyonu'nun Maraş'ın eski sakinleri ve Vakıfların başvurularını ele almasının yolunu açarak çözmek istediğini" söylüyor!

Bu nasıl perhiz, nasıl lahana turşusudur, birileri bana anlatsın.

Belki Ersin Bey'in kendisi de anlatır, bilemem, ancak 4 gün evvel, "Türk malı-Rum malı işini unutun, Maraş Türk malıdır" dedikten sonra dün "Maraş'ın eski sakinleri de başvursun" demesi izaha muhtaçtır.

Maraş'ın eski sahibinden kasıt nedir?

Marslılar mı?

Kimdir bu eski sahipleri?

Ersin Bey'in karşısında 'Maraş açılsın da elimiz para görsün' heyecanı içerisinde oturan Emlakçı abilerimizi görüp 'hepsi bizimdir' demesine bakılınca, sıkıntı yoktur, zira eski sahipleri Vakıf üzerinden Türklerdir.

Ancak, dünkü açıklamasına bakınca, işin içine belirsiz bir 'eski sahiplik' mevzusu girmektedir.

Bu durumda, ya Ersin Bey bazı gerçeklerin farkındadır ancak bizimle dalga geçmektedir, ya da bir yalanı 40 kez söylerse olacağına inanmaktadır.

Süleyman Demirel de, bazı gerçekleri çarpıtmak için çeşitli veciz laflar söylemiştir.

Türkiye'nin o en karanlık günlerinde, petrol krizi sırasında "Petrol vardı da şerbet yapıp ben mi içtim?" demesi, ya da "meseleleri mesele yapmazsanız, mesele kalmaz" demesi bunlara örnektir.

Bu bağlamda, Ersin Bey de "meseleleri mesele" yapmayıp, "Maraş, Türk malıdır" dediğine göre, "mesele yok" demektir.

O zaman Ersin Bey, "hadi Maraş'ı açın da görelim" demekten başka çare bulamıyorum…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.