AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ

Ersin Bey'in 'doğrusu', Anastasiadis'in sevinci...

Yayın Tarihi: 25/11/20 13:20
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Zeytin tarlası gezip, pastahane açılışı yapmak gibi ulvi şeyler dışında Türkiye basınına konuşmak gibi hobileri de olan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, son olarak Türkiye Gazetesi'nden Ebru Karatosun'a konuşarak bir kez daha ortalığı tarumar etmiş.

Cumhurbaşkanlığında henüz bir basın grubu ya da ona benzeyen bir şey oluşturulmadığı için, biz ölümlü gazetecilerin Rum basınından görüp duyduğu röportaja göre, Tatar, Maraş'la ilgili yine coşmuş ve 'insanlık adına' yapılan açılıma methiyeler düzmüş.

Diyor ki "Maraş gibi bir yerin yeniden insanlığa kazandırılması kaçınılmazdır. Daha önce Maraş’ın kapalı olmasına şikâyet edenler, Rumlara verilmesi gerektiğini söyleyenler, bugün de açılmasına şikâyet ediyorlar. Maraş, son metrekaresine kadar açılmaya devam edecek…"

Sözlerinin devamında ise "Atacağımız adımlarla ilgili yine muhalefet yapan insanların artık anlamaları gerekir ki, ‘onların doğruları’ diye bir şey kalmadı. Bundan sonra yeni bir konjonktür var" ifadelerini kullanmış.

Ersin Bey'in 'onların doğruları' dediği şey ise malum olduğu üzere BM Güvenlik Konseyinin 550 ve 789 sayılı kararlarından başka bir şey değil.

Geçtiğimiz yaz sonu "Maraş'ı açıp Las Vegas yapacağız" diyen, sonrasında "Maraş, ata toprağı, Osmanlı malıdır" noktası geçen, nihayetinde de "Maraş'ı açıp, eski sahiplerine iade edeceğiz" diyen Ersin Tatar, şimdi de "onların doğrusu yok, benim doğrum var" şeklinde bir noktaya yelken açmış bulunmaktadır.

Kıbrıslı Türklerin hür dünya tahtında zaten sıkıntılı ve sorunlu olan durumu, Ersin Tatar'ın yaptığı her açıklama, verdiği her demeç ile birlikte daha da gerilemekte, bunca yıldır müzakere masasında dökülen emeğe yazık edilmektedir.

Yıllar boyunca müzakere masasında ter döken, bir Türk tezi olan federasyonu dünyaya kabul ettiren, siyasi eşitlik kavramını BM parametresi yapan Kıbrıslı Türk siyasetçilerin bu çabaları, Kıbrıs sorunu konusunda konuşma ehliyeti pek bir yetersiz olan Ersin Tatar'ın bu türden demeçleri ile birlikte erozyona uğramakta, elde edilen kazanımlar tekrardan tartışmaya açılmaktadır.

Şüphe yok ki, bu noktada en mutlu kişi, onun muhatabı olan Rum Lider Nikos Anastasiadis'ten başkası değildir.

Geçen dönemde karşısında çözümü forse eden, ona göre çok dişli bir rakip olan Mustafa Akıncı'nın gitmesi ile birlikte derin bir nefes alan Rum Lider, Ersin Tatar'ın hemen her demecinde devirdiği 'çamlar' yüzünden zil takıp oynamamak için kendini zor tuttuğunu düşünmek hiç de gerçek dışı değildir.

Hatta kadim bir dostumun dediği gibi, Rum Liderin son zamanlarda içtiği zivaniya miktarında belirli bir artış olduğu gözlenmektedir çünkü ortada kutlayacak pek çok şey vardır. Ersin Tatar konuştuk sonra, Anastasiadis 'eva brodi' diyerek zivaniyaları götürmektedir.

Halbuki, bundan tam da bir yıl önce, böyle gün, Berlin'de görüştüğü Akıncı'nın güçlü baskısı ile birlikte, Genel Sekreter Anotnio Guterres'in huzurunda, siyasi eşitlik vurgusu süslü federal çözüm istencini ortaya koymaktan başka çaresi kalmayan Anastasiadis, işte böyle aradan geçen bir yılın sonunda oldukça rahatlamış bulunmaktadır.

Şimdi tek yapması gereken şey, Tatar'ın konuşmasını beklemek ve onun devirdiği çamların arasından seçtiklerini BM'ye ve uluslararası topluma anlatıp "aha bakın, ben çözüm isterim, bu arkadaş istemez" demektir.

Pek tabii, tam bir yıl önce böyle bir günde gidilen Berlin'i bir "yeme - içme gezisi" olarak niteleyen, "boşu boşuna gidilir" diye karalayan federal çözüm cephesinin nezih kişilikleri, aradan geçen 365 günün ardından ortaya çıkan bu rezalet duruma bakıp sevinebilirler.

O gün sırf seçim gailesi ile hareket edip, federal çözümü bir tarafa koyan, duymaktan ölesiye korktukları bir laf olan 'cepheyi' bölüp, Toplum Liderliği makamını Ersin Tatar'a hediye eden bu zihniyetten bu topluma hiçbir fayda gelmedi, gelmeyecektir.

Şimdilerde 'elini taşın altına koyma hükümeti' kurma zamazingosu içinde, tüm varoluş sebeplerine ters, federal çözümü öksüz bir çocuk gibi terk edip hükümetçilik oynamaya soyunan bu nur yüzlü arkadaşlarımızın, ortaya çıkan bu durumla ilgili en az Türkiye ve Ersin Tatar kadar payları vardır.

Eserinize bakıp, hep beraber gurur duyun...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.