AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ

Tahsin Bey'le, Ersin Bey'in nüansı var mı?

Yayın Tarihi: 14/04/21 13:48
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile arasında 'nüans' olduğunu söylemiş ama bu nüansların ne olduğunu belirtmemiş. İlgili gazetenin haberine baktım ama konu manşete taşınmış olmasına rağmen haberin spotlarında hiç bahsedilmemiş.

Tahsin Bey'in bu ifadeleri nerede kullandığını da bulamadığımdan ve haliyle araştırmacı gazetecilik şeyim nüksettiğinden, bu makalede bu konuya eğilme gereğini duyuyorum.

Nedir bu nüanslar, nasıl oluşur, sonucu ne olur, işte bunların hepsine bir takım veriler üzerinden bakmakta fayda görüyorum…

Şimdi her ikisinin de Kıbrıs Türk halkını sittin senedir devam eden statükoya mahkum ettirmeye devam konusunda çok kararlı olduğunu gördüğümden, o konuda nüans olduğunu düşünmüyorum.

Yine ikisinin de federal çözüme olan düşmanlıkları noktasında farkları olmadığını düşündüğümden, bu konudan da ekmek çıkmayacağını biliyorum.

Hem Ersin Bey, hem de Tahsin Bey, federal çözümü 'Rum'a yama olmak' olarak değerlendirdiğinden, o noktada da nüansa rastlamak zor.

Anavatan, şükran, garantiler kırımızı çizgimizdir, Enosis, Rum-Yunan ikilisi gibi klasik hamasi söylemlerde de nüans yoktur.

Bu durumda Tahsin Bey'in ifade ettiği nüans yani farklılık nerededir?

Atomu parçalamak daha zor ama ben gene de ısrar edip, illa de nüans bulacağım.

O yüzden, acaba diyorum, Tahsin Bey'in Annan Planı zamanında ettiği o tarihi "Plan kabul edilirse, silah kuşanıp dağa çıkarım" lafındaki dağ ayrıntısı aradığım nüans olabilir mi?

Şimdi ne alaka diyecek olursanız, malumunuzdur, Ersin Bey, iyi sıhhatte olsun, benim hep istediğim ama tembellik ettiğim sabah yürüyüşlerini mis gibi dağlarda yapıyor.

Mesela bugün attığı fotoda, Toros dağları net görünemediği için o kısmı yazamamış, hava muhalefeti buna engel olmuş ama dağ dersen o var.

Normalde karşıdaki Toros dağlarının net görüntüsünü illa ki çekip, bir coğrafya öğretmeni edasıyla bize aktarıyor, 'Girne'den yol bağladık' şeklindeki şarkıya da atıfta bulunuyor. Belki yürüyüş yaparken şarkıyı mırıldanıyordur da, bilemem.

Dolayısıyla, acaba diyorum, Tahsin Bey'in sözünü ettiği nüans bu mu?

Yani Tahsin Bey, bundan 17-18 yıl önce dağları işaret ederken, Ersin Bey'in buna son yıllarda uyanması ve her gün dağdan foto atması bir nüans olabilir mi?

Bu Tahsin Bey'i, dağ çıkma konusunda Ersin Bey'den daha vizyoner yapabilir mi?

Gerçi şimdi hakkını yemeyelim, Tahsin Bey'in dağa çıkma şartı planın kabul edilmesine bağlıydı.

Bu noktada, Rum tarafındaki çözüm karşıtı statükodaşları kendisine yardımcı olarak, planı reddetti, o da dağa çıkmaktan kurtuldu ama gelecek günler ne getirir bilemeyiz.

Bu arada, evet, Türkçe'de 'statükodaş' diye bir kelime yok, ben uydurdum ama bence güzel oldu. Zira bu adanın her iki tarafında da çözüm olmaması için uğraşan kesimlerin artık bir kelime altında birleştirilmesinin zamanı gelmişti diye düşünüyorum.

Ne de olsa nihayetinde aynı amaç uğruna çalışıp, birbirlerine karşılıklı gol pasları veriyorlar.

Öte yandan, nüans işine geri dönecek olursak, Tahsin Bey'in, Ersin Bey'e oranla bir takım belirgin nüanslar taşıdığını söylemek gerekir.

Mesela bundan bir önceki döneminde, ada etrafındaki gaz krizi tavan yaptığında ve ABD donanmasının bu gerginliğin giderilmesi için 'jandarmalığa' soyunduğu haberlerinin basına düştüğü günlerde, Tahsin Bey cesur bir şekilde "gerekirse gemilerini batırırız" demiş, Sam Amca'ya dahi meydan okumuştu.

Şimdi Ersin Bey'in bu şekilde çıkışlarını göremediğimiz için, cesurluk konusunda belki bir nüans olduğunu iddia edebiliriz.

Fakat nüansı tek taraflı ve sadece bir konu üzerinden okumak da doğru olmaz.

Dolayısıyla Ersin Bey'i üzmemek için, onun da nüanslarını adalet yerini bulsun diye buraya yazmak zorundayım.

Mesela Tahsin Bey hayatında bir kez bile herhangi bir İngiliz Dışişleri Bakanıyla sarayın veya hür dünyanın başka herhangi yerinde yürüyüş yapmamıştır. Onu 'kolejden arkadaşım, bizim Dom' diye basına takdim etmemiştir.

Ama Ersin Bey yapmıştır, hem de bunu dökülmekte olan bir sarayın bahçesinde yapmıştır.

Bu durumda cesur Tahsin Bey ile dost canlısı Ersin Bey arasında nüans olduğunu ama bunların değişik değişik konularda olduğunu belirtmek gerekir diye değerlendiriyorum.

Ha bu makaleyi buraya kadar okuyup da "amma zorladı ha" diye düşünecek olursanız, kendimi şöyle ifade etmek isterim.

Bence Tahsin Bey yanılıyor. 

Çünkü Ersin Bey'le, Tahsin Bey arasında, konu Kıbrıs sorunu olduğunda nüans müans kalmıyor.

Her ikisi de Kıbrıs Türk halkını karanlığa mahkum etme konusunda ağız birliği yapmayı marifet sayıyorlar. 

Kıbrıs sorunu ve çözüm dışında gerisi laf-ı güzaf olacağından, arada nüans aramak da abesle iştigal olur.

Nitekim benim de bu makalede nüans arayıp, yarattığım gibi…

Zira yok birbirlerinden farkları...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.