Gürültülü dünyada sessiz iyilikler

Yayın Tarihi: 23/01/26 07:50
okuma süresi: 3 dak.

İyilik bugün sessizliğini kaybetti. Görünür oldu, paylaşıldı, sayıya döküldü. Kaç kişiye ulaştığı, ne kadar etkileşim aldığı, hangi başlık altında sunulduğu konuşulur hâle geldi. Oysa iyilik, doğası gereği sessizdir. Sessizliğini kaybettiğinde anlamı eksilir, ağırlığı hafifler. Buna rağmen gürültülü dünyada hâlâ sessiz iyilikler var ve tam da bu yüzden kıymetliler.

Sessiz iyilik, tanık istemez. Alkış beklemez. Karşılık ummaz. Yapılır ve geride iz bırakmadan geçer. Bu izsizliğin kendisi, iyiliğin en saf hâlidir. Çünkü burada niyet nettir. Gösterme arzusu yoktur. İnsanın içinden gelen bir dürtü vardır; doğru olanı yapmak. Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de bu yalınlık.

Gürültü çağında sessiz iyilik yapmak zordur. Çünkü sistem görünürlüğü ödüllendirir. Görünmeyen, duyulmayan, raporlanmayan şeyler değersiz sayılır. Oysa iyilik performans değildir. Bir başarı metriği hiç değildir. Ölçülemeyen şeyler bu çağda risklidir ama insanı ayakta tutan da tam olarak bu ölçülemeyenlerdir.

Sessiz iyilik, insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin kalitesini gösterir. Kendi vicdanıyla yetinebilen, başkasının onayına muhtaç olmayan bir iç düzenin ürünüdür. Bu düzen güç ister. Çünkü insan çoğu zaman yaptığı şeyin görülmesini ister. Görülmek, varlığın kanıtı gibi algılanır. Sessiz iyilik ise varlığını başkasının bakışına bağlamaz.

Pozitif olan şudur: Sessiz iyilik hâlâ mümkündür. Hatta sandığımızdan çok daha yaygındır. Kimsenin bilmediği bir yardım, duyurulmayan bir destek, adı anılmayan bir fedakârlık… Bunlar manşet olmaz ama hayatı taşır. Toplumlar büyük sözlerle değil, küçük ama sürekli iyiliklerle ayakta kalır.

Sessiz iyilik aynı zamanda dönüştürücüdür. Gürültü üretmez ama güven üretir. Gösteri yapmaz ama bağ kurar. İnsanlar arasında görünmez bir hat çizer. Bu hat, bağırarak kurulmaz. Zamanla, tekrar ederek, sabırla oluşur. Ve en kalıcı bağlar genellikle böyle kurulur.

İyiliğin sessizliği, pasiflik değildir. Aksine bilinçli bir tercihtir. “Yapıyorum ama göstermiyorum” demek, güçlü bir duruştur. Bu duruş, insanın kendi değerini dış dünyadan bağımsız kurabildiğini gösterir. Bugün en büyük özgürlüklerden biri budur: İyiliği alkıştan kurtarmak.

Gürültülü dünyada sessiz iyilikler, küçük ama dirençli adımlardır. İnsanlığın hâlâ vazgeçmediğinin işaretleridir. Herkesin konuştuğu yerde susabilmek, herkesin gösterdiği yerde saklayabilmek, herkesin hızlandığı yerde yavaşlayabilmek… Bunlar umudu canlı tutar.

Belki de bu yüzden sessiz iyilikler bu kadar değerlidir. Çünkü bağırmazlar ama kalırlar. Görünmezler ama etki ederler. Ve dünyayı gerçekten değiştiren şeyler çoğu zaman tam da böyle başlar: Kimse fark etmeden, ama kimseyi unutmadan.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.