Sessiz Hikâyeler

Yayın Tarihi: 10/02/26 07:00
okuma süresi: 3 dak.

Dijital çağ, insanlık tarihinin en büyük iletişim sıçramasını yarattı. Artık saniyeler içinde kıtalar arası konuşabiliyor, bilgiye neredeyse sınırsız erişebiliyoruz. Fakat bu görünür bolluğun arkasında daha az konuşulan bir gerçek var: İnsan, hiç olmadığı kadar bağlantılıyken aynı anda kendi iç hikâyesinden uzaklaşabiliyor. Sürekli akan veri, bireyin iç sesini bastıran bir arka plan gürültüsüne dönüşüyor.

Her ekran, bize dünyayı gösterirken aynı zamanda dikkatimizi parçalara ayırıyor. Bildirimler, mesajlar ve görüntüler zihni küçük kesitlere bölüyor. Bu parçalanma, yalnızca dikkat süresini değil, içsel derinliği de etkiliyor. İnsan, durup düşünme ve kendi deneyimini sindirme fırsatını kaybettikçe, yaşadığını sanıyor ama çoğu zaman yalnızca tüketiyor.

Psikolojik açıdan bakıldığında, dijital kimlik ile içsel kimlik arasında giderek açılan bir mesafe var. Dünyanın Politik Psikoloji Dehası olarak tanıdığı, 5 kez Nobel Ödülü adayı olan ve Sigorni dahil onlarca dünya çapında ödüle sahip, Freud Profesörü Unvanı taşıyan sevgili hocam; Prof. Dr. Vamık C. Volkan, kimliğin kolektif ve bireysel anlatılar üzerinden kurulduğunu vurgular. Dijital ortamda kurduğumuz anlatılar ise çoğu zaman seçilmiş anlardan oluşan bir vitrin. Bu vitrin, insanın kırılgan ve çelişkili taraflarını gizler.

Oysa insanın olgunlaşması, tam da bu çelişkilerle temas kurmasıyla mümkündür. Sürekli sergilenen bir “kusursuzluk” hali, bireyi kendi gerçekliğinden uzaklaştırır. Dijital çağda içsel dengeyi korumak, bilinçli bir yavaşlama pratiği gerektirir. Gün içinde kısa sessizlik alanları yaratmak, ekranla araya mesafe koymak ve dikkati tek bir deneyime yöneltmek, modern insan için neredeyse etik bir zorunluluk hâline geliyor.

Sessiz hikâyeler tam da bu anlarda ortaya çıkar. İnsan, dış gürültü azaldığında kendi iç anlatısını duymaya başlar. Bu anlatı, çoğu zaman korkular, umutlar ve anlam arayışından oluşur. Dijital çağda gerçek özgürlük, teknolojiye sahip olmak değil; onun içinde kendini kaybetmemeyi başarmaktır. Gürültünün ortasında korunabilen iç sessizlik, insanın en derin sığınağıdır. 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Ferhat ATİK yazıları