NE VAR BU DAVRANIŞTA

Uzm. Gelişim Psikoloğu Nisan ERKAN
nisan.erkan@kibrispostasi.com
Uzm. Gelişim Psikoloğu Nisan ERKAN

Çocuklarda dinleme becerilerinin gelişimini nasıl destekleyebiliriz?

Yayın Tarihi: 14/05/26 08:17
okuma süresi: 5 dak.

Çocuklarla iletişim kurarken ebeveynlerin en sık kurduğu cümlelerden biri şudur: “Beni hiç duymuyor gibi.” Oysa çoğu zaman mesele çocukların “duymaması” değil, dinleme becerisinin henüz gelişim aşamasında olmasıdır. Dinlemek, sadece söyleneni işitmek değil, dikkatini vermek, anlamlandırmak ve uygun şekilde yanıt verebilmektir. Tıpkı paylaşmayı, beklemeyi ya da duygularını ifade etmeyi öğrendikleri gibi, çocuklar dinlemeyi de yetişkinlerin rehberliğiyle öğrenirler.

Burada önemli olan nokta, dinleme becerisinin korkuyla değil ilişkiyle geliştiğini unutmamaktır. Sürekli bağırılan, eleştirilen ya da tehdit edilen bir çocuk çoğu zaman “dinlememeyi” seçmez, aslında zihni savunmaya geçer. Özellikle okul öncesi ve ilkokul dönemindeki çocuklarda uzun açıklamalar yapmak yerine kısa, net ve göz teması kurularak verilen yönergeler çok daha etkili olur. Örneğin mutfaktan seslenerek “Oyuncaklarını topla, pijamalarını giy, dişini fırçala” demek yerine çocuğun yanına gidip, omzuna dokunup “Şimdi ilk görevimiz oyuncakları toplamak” demek daha anlaşılırdır. Çünkü çocuklar tek seferde verilen uzun ve çoklu yönergeleri işlemekte zorlanabilirler.

Dinleme becerisini geliştirmek için günlük yaşam aslında birçok fırsat sunar. Birlikte oyun oynarken sıra beklemek, kurallı oyunlar oynamak ya da hikaye okumak bu beceriyi destekler. Örneğin hikaye okurken yalnızca okumak yerine ara ara “Sence şimdi ne olacak?” ya da “Bu karakter neden üzülmüş olabilir?” gibi sorular sormak çocuğun hem dikkatini sürdürmesini hem de aktif dinleme pratiği yapmasına yardımcı olurken, ebeveyn ve çocuk bağının güzlenmenmesinde de önemli rol oynar. Aynı şekilde “Simon Says”, “Kulaktan kulağa” ya da basit yönerge oyunları küçük yaş çocuklarında dikkat ve dinleme becerilerini oldukça destekler.

Bir diğer önemli konu ise model olmaktır. Çocuklar kendilerine nasıl davranıldığını çok dikkatli gözlemlerler ve öğrenirler. Sürekli sözü kesilen, dinlenmeyen bir çocuğun başkalarını dinlemesini beklemek gerçekçi olmayabilir. Çocuğunuz size bir şey anlatırken telefonu bırakmak, göz teması kurmak ve gerçekten dinlemek çok güçlü bir mesaj verir: “Dinlemek önemlidir.” Böyle büyüyen çocuklar zamanla aynı davranışı çevrelerine göstermeyi öğrenirler.

Bazı ebeveynler çocuklarının söylediklerini ilk seferde yapmasını bekleyebiliyor, ancak özellikle küçük yaşlarda tekrar etmek gelişimin doğal bir parçasıdır. Bir çocuğun yönergeyi yerine getirebilmesi için önce dikkatini toparlaması, ne istendiğini anlaması ve ardından harekete geçmesi gerekir. Bu nedenle “Kaç kere söyledim?” yerine “Şimdi sana tekrar yardımcı olayım” yaklaşımı hem ilişkiyi korur hem de öğrenmeyi destekler.

Olumlu davranışları fark etmek de oldukça değerlidir: çocuk yalnızca problem yaşadığında dikkat görmek yerine, dinlediği ve iş birliği yaptığı anlarda da görülmeye ihtiyaç duyar. “İlk söylediğimde dinleyip oyuncaklarını toplaman çok yardımcı oldu” gibi somut geri bildirimler çocukların hangi davranışın beklendiğini anlamasını kolaylaştırır. Genel övgülerden çok, davranışı tanımlayan spesifik ifadeler daha öğretici niteliktedir.

Elbette her çocuk zaman zaman zorlanır. Yorgunluk, açlık, yoğun ekran kullanımı ya da duygusal stres çocukların dikkatini ve dinleme kapasitesini etkileyebilir. Bu nedenle bazen mesele “inat” değil de, çocuğun regülasyon ihtiyacı olabilir. Böyle anlarda önce bağlantı kurmak, sonra yönlendirmek çoğu zaman daha işe yarar olur.

Dinleme becerisi bir günde gelişmez. Ancak sabırlı, tutarlı ve ilişkiyi merkeze alan bir yaklaşım çocukların hem ebeveynlerini hem de çevrelerini daha iyi dinleyebilmelerine yardımcı olur. Aslında yalnızca çocuklar değil, hepimiz anlaşılmaya, duyulmaya ve görülmeye ihtiyaç duyarız. Çocuklar da kendilerini gerçekten dinlenmiş hissettikleri ilişkilerin içinde, zamanla başkalarını dinlemeyi öğrenirler.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.