NE VAR BU DAVRANIŞTA

Uzm. Gelişim Psikoloğu Nisan ERKAN
nisan.erkan@kibrispostasi.com
Uzm. Gelişim Psikoloğu Nisan ERKAN

Yaz tatilinde ekran süresi

Yayın Tarihi: 11/06/26 08:27
okuma süresi: 6 dak.

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte birçok ebeveynin aklında benzer bir soru belirir “Çocuğum bütün gün ekrana bakıyor, ne yapmalıyım?”

Okulun kapanması, günlük rutinlerin değişmesi ve boş zamanın artmasıyla birlikte çocukların telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon karşısında geçirdiği süreler de doğal olarak artmaktadır. Bu durum ailelerde zaman zaman kaygı yaratırken, bazı ebeveynler çözümü ekranları tamamen yasaklamakta bulabilir, ancak günümüz dünyasında ekranları tamamen ortadan kaldırmak ne gerçekçi ne de uzun vadede sürdürülebilir bir yaklaşımdır.

Asıl sorun ekranların hayatımızda olup olmaması değil, nasıl kullanıldığıdır. Ekranlar çocuk ve gençler için yalnızca oyun oynanan, ya da video/reels izlenen araçlar değildir. Aynı zamanda öğrenme, araştırma yapma, arkadaşlarla iletişim kurma ve yaratıcılığı destekleme gibi işlevlere de sahip olabilirler. Bu nedenle ekran kullanımının tamamen “iyi” ya da “kötü” olarak değerlendirmek yerine kullanım şekline ve süresine odaklanmak daha sağlıklı olabilir.

Araştırmalar, ekran kullanımının içeriğinin en az süresi kadar önemli olduğunu gösteriyor. Günümüzde uzmanlar yalnızca ekran başında geçirilen süreye değil, ekranın nasıl ve hangi amaçla kullanıldığına da dikkat çekmektedir. Saatlerce pasif şekilde kısa videolar izlemek ile bir proje hazırlamak, yaratıcı bir oyun oynamak ya da yeni bir beceri öğrenmek tabii ki aynı etkiye sahip değildir. Bu nedenle ailelerin yalnızca “Kaç saat ekran kullanıyor?” sorusunu değil, “Ekranda ne yapıyor?” sorusunu da sormaları önemlidir. Nitekim çocukların dijital medya kullanımına ilişkin güncel yaklaşımlar, ekran süresinin tek başına yeterli bir gösterge olmadığını; içerik, bağlam ve çocuğun gelişimsel özelliklerinin de değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Peki aileler ekran kullanımını nasıl yönetebilir?

Öncelikle çocuklarla birlikte net ve uygulanabilir kuralları belirlemek faydalı olacaktır. Kuralların tek taraflı olarak dayatılması yerine birlikte konuşularak oluşturulması çocukların bu sınırlara uyma olasılığını artırır. Özellikle okul döneminde yoğun kurallarla karşılaşan çocuklar için yaz tatili daha özgür hissetme ihtiyacını da beraberinde getirebilir. Bu nedenle kurallar belirlenirken çocuğun da fikrinin alınması, sınırların neden gerekli olduğunun açıklanması ve mümkün olduğunca tutarlı olunması önemlidir. Örneğin günün belirli saatlerinin ekran için ayrılması, yemek sırasında ekran kullanılmaması ya da yatmadan en az bir saat önce ekranların kapatılması gibi düzenlemeler hem uygulanabilir hem de çocukların günlük yaşam rutinlerini korumaya yardımcı olabilir.

Bir diğer önemli nokta ise alternatifler sunmaktır. Çocukların ekran başında geçirdikleri süreyi azaltmak istiyorsak, boş kalan zamanı doldurabilecek seçenekler yaratmamız oldukça önemlidir. Çünkü çoğu zaman çocuklar ekrana yöneldikleri için değil, yapacak başka bir şey bulamadıkları için ekran karşısında daha fazla vakit geçirirler. Açık havada vakit geçirmek, spor yapmak, arkadaşlarla buluşmak, kitap okumak ve okunan kitaplar üzerine sohbet etmek, ailece masa oyunları oynamak, mutfakta birlikte zaman geçirmek ya da yeni hobiler denemek ekran dışındaki yaşamı daha ilgi çekici hale getirebilir. Burada amaç çocuğun her dakikasını planlamak değil, ekran dışında da keyif alabileceği seçeneklerin var olduğunu göstermektir.

Burada ebeveynlerin rol modeli olmasının da büyük önemi vardır. Çocuklardan sürekli telefonlarını bırakmalarını beklerken bizim de günün büyük kısmını ekran karşısında geçirmemiz çelişkili bir mesaj verir. Çocuklar çoğu zaman söylenenlerden çok gördüklerini örnek alırlar. Ailece geçirilen zamanlarda telefonların bir kenara bırakılması, yemeklerin ekransız yenmesi ya da günün belirli zamanlarında tüm aile üyelerinin ekranlardan uzaklaşması çocukların bu alışkanlıkları benimsemelerini kolaylaştırabilir.

Yaz tatilinde ekran kullanımının bir miktar artması beklenen ve normal bir durumdur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ekran kullanımının çocuğun uyku düzenini, fiziksel aktivitesini, sosyal ilişkilerini ve günlük sorumluluklarını ne ölçüde etkilediğidir. Eğer çocuk hâlâ arkadaşlarıyla vakit geçiriyor, hareket ediyor, yeterince uyuyor ve günlük yaşamını sürdürebiliyorsa yaz dönemindeki sınırlı artışlar her zaman bir sorun anlamına gelmeyebilir.

Önemli olan ekranları tamamen yasaklamak ya da sınırsız bırakmak değil; çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını, sosyal ilişkilerini, uyku düzenini ve günlük yaşamını destekleyecek dengeli bir kullanım alışkanlığı oluşturmaktır. Unutmayalım ki amaç çocukları ekranlardan tamamen uzaklaştırmak değil, ekranlarla sağlıklı bir ilişki kurmayı öğretmektir. Çünkü çocuklarımız yalnızca bu yazı değil, geleceğin dijital dünyasını da yaşayacaklar. Onları bu dünyadan korumaya çalışmak kadar, bu dünyada bilinçli ve dengeli bir şekilde var olmayı öğretmek de ebeveynliğin önemli sorumluluklarından biridir.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.