Çözüm iradesi sadece sözle değil, tarihi gerçeklerle ortaya konur
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri geldi ve gitti.
Geride kalan tablo ise aslında yeni bir şey söylemiyor; geçmişte yaşananlar bugüne ışık tutuyor.
2017’de Crans-Montana’da federasyon temelinde yürütülen müzakereler başarısızlıkla sonuçlandı. Sonraki yıllarda yapılan tüm temaslarda da taraflar ne yöntem üzerinde uzlaşabildi, ne güven ortamı oluşturabildi ne de esas konuların müzakere edileceği bir zemine ulaşabildi.
Bu nedenle bugün gelinen noktada uluslararası toplumun da benimsediği yaklaşım nettir:
Önce yöntem…
Sonra güven…
En sonunda ise çözüm müzakereleri…
Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir gerçek vardır.
Çözüm iradesi, yalnızca masaya oturmayı istemekle ya da iyi niyet açıklamaları yapmakla ortaya çıkmaz. Gerçek bir çözüm için önce tarihi gerçekleri kabul etmek, ardından da bu gerçekler üzerine samimi bir siyasi irade ortaya koymak gerekir.
Rum tarafının, Crans-Montana’da başarısız olduğu tescillenen federasyon modeline geri dönme ısrarı, geçmişte sonuç vermemiş bir yöntemi yeniden denemekten öteye gitmemektedir. Aynı anlayışla farklı bir sonuç beklemek gerçekçi değildir.
Kıbrıs’ta iki halk uzun yıllardır kendi kurumları, kendi yönetimleri ve kendi demokratik iradeleriyle yaşamaktadır. Bu siyasi gerçek artık inkâr edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiilî garantörlüğü ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve geleceğinin vazgeçilmez teminatıdır. Bunlar müzakere masasında pazarlık konusu değil, kalıcı bir çözümün temelidir.
Gerçek barış, bir tarafın diğerine üstünlük kurduğu bir düzenle değil; karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve iki halkın iradesini esas alan yeni bir anlayışla mümkündür.
Artık başarısızlığı defalarca kanıtlanmış federasyon söylemini tekrar etmek yerine, Kıbrıs’ın mevcut gerçekleri üzerine yeni bir gelecek inşa edilmelidir.
Çünkü çözüm için sadece istek ve niyet yetmez.
Önce tarihi gerçekleri kabul etmek gerekir.
Sonra samimi bir irade ortaya koymak gerekir.
Aksi takdirde, yıllar geçer, temsilciler gelir gider, toplantılar yapılır; fakat değişen hiçbir şey olmaz.
Temennimiz, çözüm arayışının ezberleri tekrarlayan değil, gerçekleri esas alan bir anlayışla ilerlemesidir. Ancak o zaman kalıcı ve sürdürülebilir bir uzlaşının yolu açılabilir.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.