Erenköy: Bir direnişten öte, bir milletin varoluş iradesi
Tarihte bazı mücadeleler vardır; yalnızca yaşandığı dönemi değil, bir milletin geleceğini de belirler.
Erenköy Direnişi, Kıbrıs Türk halkı için işte böyle bir mücadeledir.
1964 yılında Erenköy’de verilen mücadele, sadece bir bölgenin savunulması değildi. Kıbrıs Türk halkının “Bu topraklarda varız, burada yaşayacağız ve geleceğimizi kendimiz belirleyeceğiz” iradesinin tarihe kazındığı destansı bir direnişti.
Üniversite Sıralarından Vatan Savunmasına
Erenköy’ü büyük yapan yalnızca verilen mücadele değil, o mücadeleyi veren insanların ortaya koyduğu fedakârlıktır.
Türkiye’de ve farklı ülkelerde eğitim gören yüzlerce Kıbrıslı Türk genç, geleceklerini kurabilecekleri üniversite sıralarını bırakarak vatan savunmasına koştu.
Onların önünde kariyerleri, hayalleri ve yaşayabilecekleri uzun bir hayat vardı.
Ama onlar için o gün bütün bunların üzerinde bir değer bulunuyordu:
Vatan.
Çünkü biliyorlardı ki üzerinde özgürce yaşayabilecekleri bir vatan olmazsa, kuracakları hiçbir geleceğin gerçek anlamı olmayacaktı.
Erenköy’de Bir Halkın İradesi Vardı
Erenköy’de imkânlar sınırlıydı.
Ancak inanç büyüktü.
Cesaret büyüktü.
Dayanışma büyüktü.
Ve hepsinden önemlisi, Kıbrıs Türk halkının teslim olmama iradesi büyüktü.
Bu nedenle Erenköy, haritada küçük bir bölge olabilir; fakat Kıbrıs Türk mücadele tarihinde taşıdığı anlam son derece büyüktür.
Erenköy bize bir milletin gücünün yalnızca sahip olduğu imkânlarla ölçülemeyeceğini göstermiştir. Bir milletin asıl gücü; birliğinden, inancından, vatan sevgisinden ve gerektiğinde geleceği uğruna fedakârlık yapabilmesinden gelir.
Gökyüzünden Gelen Kahraman: Cengiz Topel
Erenköy Destanı’nın unutulmaz isimlerinden biri de şehit Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’dir.
Türk Hava Kuvvetlerinin müdahalesi, Erenköy’de direnen Kıbrıs Türk halkına yalnız olmadığını gösterirken; Cengiz Topel’in şehadeti Türkiye ile Kıbrıs Türk halkı arasındaki kardeşliğin ve kader birliğinin unutulmaz sembollerinden biri olmuştur.
Bugün Cengiz Topel’in adını her andığımızda yalnızca bir kahramanı değil, Anavatan Türkiye ile Kıbrıs Türk halkının zor günlerde ortaya koyduğu dayanışmayı da hatırlıyoruz.
Bu bağ sıradan bir siyasi ilişki değildir.
Tarihin, fedakârlığın ve ortak mücadelenin oluşturduğu bir kardeşlik bağıdır.
Erenköy’den Bugüne Düşen Sorumluluk
Bugün özgürce konuşabiliyor, demokratik irademizi ortaya koyabiliyor, kendi kurumlarımız altında geleceğimizi tartışabiliyorsak bunun arkasında büyük bedeller vardır.
Bu nedenle geçmişi anmak yalnızca törenlerde birkaç cümle söylemek değildir.
Asıl mesele, bize bırakılan emanete sahip çıkabilmektir.
Erenköy’de mücadele eden gençler makam için savaşmadı.
Koltuk için direnmedi.
Kişisel çıkarları için hayatlarını ortaya koymadı.
Millet için, bayrak için, vatan için mücadele ettiler.
Bugün bizlere düşen sorumluluk da onların fedakârlığına yakışır bir devlet anlayışı ortaya koymaktır.
Devleti güçlendirmek, gençlerimize gelecek kurmak, ekonomimizi üretimle büyütmek, kurumlarımızı daha güçlü hale getirmek ve Kıbrıs Türk halkının dünyadaki haklı mücadelesini kararlılıkla savunmak zorundayız.
Milli Davanın Emaneti Bizdedir
Dünya değişiyor.
Tek kutuplu yapıların yerini giderek daha çok kutuplu yeni bir uluslararası düzen alıyor. Türk dünyasının ekonomik, siyasi ve stratejik önemi her geçen gün artıyor.
Böyle bir dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğini yalnızca Ada sınırları içerisinde düşünemeyiz.
Anavatan Türkiye ile sarsılmaz bağlarımızı korurken, Türk dünyasıyla ilişkilerimizi geliştirmek ve Kıbrıs Türk halkının sesini her platformda daha güçlü duyurmak tarihî bir sorumluluktur.
Çünkü güçlü Türkiye, güçlü Türk dünyası ve güçlü KKTC, geleceğe daha güvenle yürüyebilmemizin temelidir.
Erenköy’de ortaya konulan ruh da tam olarak bunu anlatmaktadır:
Birlik olduğumuzda güçlüyüz.
İnandığımızda güçlüyüz.
Milli davamıza sahip çıktığımızda güçlüyüz.
Erenköy Bir Hatıra Değil, Bir Emanettir
Erenköy şehitlerimizi, gazilerimizi ve mücadeleye katılan bütün kahramanlarımızı minnetle anarken kendimize şu soruyu sormalıyız:
Onların bize bıraktığı emaneti gelecek nesillere nasıl teslim edeceğiz?
Cevabımız güçlü olmak zorundadır.
Daha güçlü bir devletle.
Daha üretken bir ekonomiyle.
Geleceğine güvenen gençlerle.
Milli birlik ve beraberliğini koruyan bir toplumla.
Anavatan Türkiye ile omuz omuza, Türk dünyasıyla bağlarını güçlendiren ve egemenliğinden taviz vermeyen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile.
Erenköy’de yazılan destan dünün hatırası değildir.
Bugünkü özgürlüğümüzün bedeli, yarınki mücadelemizin pusulasıdır.
Başta Aziz Şehit Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel olmak üzere Erenköy’de şehadete yürüyen kahramanlarımızı rahmetle; gazilerimizi, mücahitlerimizi ve mücadeleye omuz veren herkesi minnet ve saygıyla anıyorum.
Erenköy geçilmedi.
Kıbrıs Türk halkı teslim olmadı.
Ve o gün yakılan bağımsızlık meşalesi bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin göklerinde dalgalanan bayrağımızda yaşamaya devam ediyor.
Ruhları şad, mücadeleleri ve emanetleri ebedi olsun.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.