Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ertanç HİDAYETTİN | 1 Nisan 2018, Pazar

Bazılarının birlik, beraberlik anlayışı

Paylaş  
25
30
26

Dünyaya at gözlükleri ile bakmak, altın yumurtlayan tavuk masalı, kendini kaf dağında veya dev aynasında görmek, küçük hesaplar peşinde koşmak. 


İsteksiz, büyük bir hüzünle yazmaya başladığım yazımla ilgili yukarıdaki sözler takıldı aklıma.

Vizyon sahibi olmamak insanın en büyük eksikliği, en büyük tehlikesidir. Vizyondan yoksun toplumlar hiçbir zaman ileriye gidemezler. Mehter takımı sendromu ile boğuşurlar hep.

İşte bu sendromdan muztarip, vizyon özürlü sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri de sırf küçük hesaplar yüzünden, sırf hep ön planda görünmek hırsından, sözde hizmet ettikleri toplumlarına en büyük kötülüğü yaparlar. Bencillikleri, narsisistlikleri yüzünden.

Yaşamımızın her safhasında rastlarız bu tür "ben"lik batağına saplanıp "biz"lik düzlüğüne çıkmayı beceremeyen insanlara.

Bunlar daima sessizce, özveri ile çalışmalar yapan fedakar insanların iyi niyetinden yararlanarak hakları olmadığı halde başarılardan kendilerine en büyük payı çıkaranlardır.

Bunlar, yapılan çalışmalarda genel toplumsal çıkarlardan çok kendi bencil egolarını tatmin etme uğraşında olan zavallılardır.

Bir süre sonra arkalarında büyük bir enkaz bırakarak çekip giderler. Kısa bir süre sonra, kimse onları hatırlamaz.

Şunu da söylemek gerekir ki bahsettiğim tür insanların etrafındakiler ne kadar iyi niyetli olursa olsunlar, onların yıkıcı çalışmalarını frenlemedikleri için eşit derecede suçludurlar.

*******************************************


Geçen yıl Haziran ayında Londra’da başarılı sayılabilecek bir festival yapıldı.

Eksiklikleri yok muydu? Vardı. Hatalar yapılmadı mı? Yapıldı. En büyük hata siyasetçilerin festivali alet olarak kullanmalarına izin verilmesiydi. 

Bu köşeden organizatörleri hem eleştirdim hem de övdüm. Çünkü Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerekirdi.

Birçoklarımızın beklentisi festivalin bu yıl da eksiklikleri, hataları giderilerek daha güzel, daha organizeli bir şekilde yapılarak geleneksel bir etkinkiğe dönüştürülmesiydi. Çünkü ilerisi nesillerimizin kültürlerini tanıyıp yaşatmaları gerekiyordu. Bunun temeli atılmalıydı.

Bu yolda İngiltere'nin en köklü iki örgütü Konsey ile biraraya gelerek çalışmalar başlatınca çok sevindik. 

Toplumumuz yıllardan sonra görüş ayrılıkları bir kenara itilerek birliktelik yolunda bir adım atmışlardı.

Ancak bu birliktelik uzun sürmedi. Sağlam tabanı olmayan, birçok üyesi ıvır zıvır sözde derneklerden oluşan Konsey, ısrarla kontrolü bırakmak istemedi ve birlikteliği dinamitledi.

Konsey için festivalin esas amacı olan Kıbrıs Türk kültünü tanıtmak ve yaşatmak ikinci plandaydı çünkü. Sonradan, esas amacın Konsey için devamlı gelir sağlamak olduğu anlaşıldı.

Dörtlü komiteden oluşan örgütlerden ikisi, Kıbrıs Türk Toplum Merkezi ve Türk Toplumu Futbol Federasyonu çok makul bir ortaklık protokolu önerdiler.

Protokola göre bu yıl için Festivalden elde edilecek gelir yine Koseye kalacak ve Festival Komitesine Konsey başkanlık edecekti. Öneriye göre ilerisi yıllarda ise 4 örgütten oluşan Festival Komitesi adına ayrı, ve bağımsız denetime açık bir banka hesabı açılacak ve festival gelirleri o hesaba yatırılacaktı.

Ancak geçen yılın başarısından başı dönen Konsey yönetimi ısrarla sadece bu yıl için değil, her yıl festivalden elde edilecek gelirin Konsey hesabına yatırılmasında ve festival başkanlığının her zaman Konsey tekelinde olmasında ısrar etti.

Bu arada Konsey Festival Komitesinin geçen yı düzenlenen festival hesaplarını kamu oyuna açıklamadğını belirtmek gerekir.

Şimdi sonuçta ikiye bölünmüş bir toplum görünümü var. Daha doğrusu bölünmüşlüğümüz Konseyin anti demokratik, bencil yaklaşımı yüzünden daha da perçinleşti.

İki festival komitesi, iki festival organize etmek için çalışmalara başladı. Bir tarafta doğru dürüst tabanı olmayan Konsey, diğer tarafta toplumumuzun en köklü, en verimli çalışmalar yapan örgütleri.

Anlayacağınız altın yumurtlayan tavuğun boğazına birileri bıçağı dayadı. Canı çıkarılmak üzere.

Halbuki geçen yılın olumlu etkinliği üzerine birliktelik içerisinde ilerisi için birçok toplumsal başarılar inşa edilebilirdi.

Narsisizmden bahsettim. Artık bazıları tarihin en büyük narsisisti Neron gibi, yüksek bir tepeye çıkıp geride bıraktıkları toplumsal enkazı hayranlıkla izlerler.

Hade kolay gelsin.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
2
 
1
 
1
 
0
 
1
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
3 Nisan 2018, Salı
Ertanch Hidayettin         - Basildon, İngiltere
"Güzel giden bir başlangıç gemisine son saniye binilmeye fırsat verilmeyenler". İlginç. Süleyman Soydağ yazımı ya tam okumamış ya da tam anlamamış galiba. Burada konu olumlu başlayan bir şeyin daha olumlu ve verimli devam etmesi için ve bunun toplumsal birlikteliği sağlamak için araç olarak kullanılması için çalışanları sırf küçük hesaplar yüzünden önleyenlerden bahsediyorum yazımda. Süleyman Soydağ'ın da kullandığı "birlik" sözünden bazılarının "ancak benim kontrolüm altında olursa birlik ve beraberliğe izin veririm" yaklaşımından bahsediyorum. Bu yaklaşımı sergileyenleri eleştiriyorum.

1 Nisan 2018, Pazar
Suleyman soydag         - Londra
Meyve veren ağaç taşlanmaz sözü tam yerinde ? Güzel giden bir başlangıç gemisine son saniye binilmeye fırsat verilmeyenler . Eger fikirlerindeki doğruluğu ispatlamakarı için kötüleme yerine destek versinler birlik gösdersinler ileriki Zaman'da bu güzelikten her kurum hakını alı lütfen bu birliğimizi daima en iyisini ben bilirim insanların kışkırtmasına izin vermeyin . He tapılsın eleştirenlere kulak vermeyin .

YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Mart 2019, Pazar    Bu ne dünya kardeşim böyle
17 Mart 2019, Pazar    Uzlaşı, barış ve nefret
24 Şubat 2019, Pazar    Düşünmek
17 Şubat 2019, Pazar    Londra'da bardak nihayet taştı
10 Şubat 2019, Pazar    Emeklilik
3 Şubat 2019, Pazar    Kitap, okumak, öğrenebilmek
27 Ocak 2019, Pazar    Başarının sırrı - Entegrasyon  
20 Ocak 2019, Pazar    İki toplantıdan notlar
13 Ocak 2019, Pazar    Nenelerimiz, dedelerimiz
6 Ocak 2019, Pazar    Günah keçileri

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu ne dünya kardeşim böyle
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Mart 2019, Pazar
Yeliz’in güzel şarkısı dünyamızın şu an içinde bulunduğu durumu iyi özetliyor.
Devletler, toplumlar, gruplar ve bireyler olarak hepimizin yaptığı şeylerin çoğunda çıkarlar ön planda olduğundan dünyamızın karşılaştığı...
Uzlaşı, barış ve nefret
Ertanç HİDAYETTİN | 17 Mart 2019, Pazar
Uzlaşı, barış ve nefret. Birbirleri ile iç içe üç kavram.
Uzlaşı, veya anlaşmazlıkların çözümü, barış için atılan ilk adımdır çoğu zaman.
Anlaşmazlıklar çözülebilir, ama taraflar arasında barışa engel unsurların kal...
Düşünmek
Ertanç HİDAYETTİN | 24 Şubat 2019, Pazar
O kadar konu var ki yazacak, karar vermek güç.
22 Şubat “Dünya Düşünce Günü” imiş.
Daha önce değerli dostum Dr. Nazım Beratlı, her gün sosyal medya sayfasında hangi gün ne kutlanır bilgisi verirdi. Çoktan yapmıyor. ...