Alevi çalıştayı ve bizimkiler
Aleviler asırlarca ayrımcılığa, katliamlara maruz kalmış toplumlardan biridir.
Alevi kimliği konusunda kafalar oldukça karışıktır, daha doğrusu kasıtlı olarak karıştırılmıştır. Asılsız rivayetler, suçlamalar ve önyargılar Alevi toplumlarına karşı Kerbela’dan başlayarak Dersim, Maraş, Sivas katliamlarına yol açmıştır.
Konu üzerine Alevi Ansiklopedisi Web Sitesinde 5 Ekim 2025 tarihli Filiz Çelik’in “Alevilik ve Toplumsal Travma” makalesini okumanızı öneririm.
Yazar, makalenin özet kısmında şöyle yazmaktadır:
Makalede “Alevilik bir inanç sistemi olmanın ötesinde, tarihsel zulme karşı geliştirilmiş bir varoluş biçimi olarak ele alınmaktadır. Sonuç olarak, toplumsal iyileşme ve adalet için sadece kültürel farkındalık değil, aynı zamanda devlet düzeyinde tanınma ve telafi gerekliliği vurgulanır.” Alevilik ve Toplumsal Travma – Alevi Ansiklopedisi
Önyargılara, ayrımcılığa, katliamlara maruz kalmış her toplum gibi Aleviler de ülkelerinden göç etmeye zorlanmışlar ve benzer toplumlar gibi yaşadıkları ülkelerde etkili diaspora dayanışma ağları kurarak örgütlenmişlerdir.
İngiltere’de, Türkçe konuşan toplum dernekleri arasında en etkili dernekleri kimler oluşturur sorusunu ben kişisel olarak “Aleviler” diye cevaplandırırım. İngiltere, İskoçya ve Galler’de bulunan Alevi kurum ve kuruluşları ve Cem Evleri ve onların çatı kuruluşu olan Britanya Alevi Federasyonu tüm toplumları Alevilik hakkında bilgilendirme ve bilinçlendirme ve Alevi toplumlarının sorunlarını giderme konularında büyük çaba harcarlar. Eğitim alanlarında ve yerel yönetimlerde bu konularda büyük başarılara imza attılar.
***
15, 16, 17 Mayıs tarihlerinde Londra’da, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Alevilik ve Gelecek” çalıştayı düzenlendi. “Üç gün boyunca akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, siyasetçiler, inanç önderleri, kurum temsilcileri ve yüzlerce katılımcı aynı zeminde buluştu; Alevi toplumunun hafızası, kimliği, inancı, kültürü ve geleceği çok yönlü biçimde ele alındı.” (Buluşmanın sonuç bildirisinden).
Çok büyük çaba gerektiren seminer başarıyla tamamlandı. Etkinliğin sonuç bildirisi bu önemli etkinliğin amaçlarını açıkça ortaya koyar:
“Bu tür çalışmalar yalnızca fikir alışverişi değil; aynı zamanda:
* ortak hafızanın güçlenmesi,
* toplumsal dayanışmanın büyümesi,
* kurumsal yeniden yapılanmanın gelişmesi,
* genç kuşakların sürece katılımının artması açısından da tarihsel bir önem taşımaktadır.”
Üç gün süre etkinlik sadece Alevi toplumların meseleleri üzerinde değildi. “Dünya yanarken hiçbir topluluk kendisini yangından koruyamaz” şiarıyla yola çıkan etkinliğin katıldığım panel toplantısının başlığı “Dünyada Gelişen Otoriter Sağ Hareketler ve Muhalefet” idi.
Panelde KKTC’den gelen CTP Kadın Örgütü Başkanı ve Milletvekili Doğuş Derya’nın yanısıra Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve Milletvekili Erkan Baş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar da bulunmaktaydı.
Otokratik sağın yükselişinin detaylı analizinin yapıldığı panelde muhalefetin rolü ve uluslararası dayanışmanın önemi vurgulandı. Özellikle Doğuş Derya’nın konuşması çok çarpıcı idi. Diyebilirim ki etkinliğin en çok ilgi çeken, en çok alkışlanan konuşmacısı o oldu. Onunla gurur duyduk.
Alevi kuruluşlar tarafından bütün bu önemli çalışmalar yapılırken bizim Kıbrıs Türk toplumu nelerle meşguldü dersiniz?
Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden kuruluşların bazıları 17 Mayıs tarihinde TC Turizm ve Kültür Bakanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı tarafından düzenlenen “Sivil Toplum Buluşması”na katıldılar.
Buluşmaya İlim Yayma Vakfı Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve bazı Ak Parti milletvekilleri katıldılar. Aynı zamanda Erdoğan ve aralarında eski futbolcu Mesut Özil’in de bulunduğu grup, KKTC Londra Temsilcisi Aysan Mullahasan Atılgan ve İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Kenan Nafi ile özel bir görüşme gerçekleştirdi.
TC Londra Büyükelçiliğinde yer alan bu toplantıda “Birleşik Krallık’taki Kıbrıs Türk toplumunun kültürel kimliğinin korunması, gençlerin aidiyet bağlarının güçlendirilmesi ve uluslararası alanda yürütülen çalışmalar ele alındı. (Avrupa Ajansı AVA Avrupa Gazete)
Bir müjde daha… Temmuz ayında Kıbrıs Türk dernekleri tarafından yıllık panayır, pardon, festival düzenleniyor!
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.