İncisini kaybeden istiridyeler değil, Kıbrıslılardır
Birkaç gün önce çok cesur bir barış aktivistini, Sevgül Uludağ’ı kaybettik. Çok zamansız, çok acı bir kaybımızdır onun göçü. Aşağıdaki yazıyı 2007 yılında, Sevgül Uludağ’ın İncisini Kaybeden İstiridyeler kitabını okuduktan sonra yazmıştım:
Cesurluk ve cesaret üzerine
İnsan var, ayaklarιna bir ip bağlayarak yüzlerce metre yükseklikten aşağιya atlamakla cesaretini (veya aptallιğιnι) gösterir. İnsan var, kιz arkadaşιna yan gözle bakan birisine dayak atarak kendisini cesur hisseder. İnsan var, savaş esnasιnda masum, korumasιz çocuklarι, yaşlı insanları kurşuna dizer ve cesaret madalyasι alιr.
Bir de başka insanlar var ki büyük tehlikelere göğüs gererek doğru olanιn üzerine gider ve kötüleri deşifre etmeye çalιşιr. İşte bu gerçek cesur insanlar sayesinde bu kötülüklerle dolu dünyada insanlιğιn halâ ölmediğini anlarιz.
Bu kişilerin örneklerine tarih boyunca rastlamaktayιz. Benim bu makalede bahsetmek istediğim kişi bir Kιbrιslιtürk. Kιbrιslι insanιnιn tüm güzel niteliklerine sahip olan bir gazeteci, araştιrmacι, yazar. Bu şahιs Sevgül Uludağ. Sevgül Uludağ 26 yιldan beri doğru yapιldιğι takdirde dünyanιn en şerefli mesleklerinden olan gazetecilik yapιyor. Esas mesleği öğretmenlik. Onun adιndan basιnda çok bahsedildi. Açιk sözlülüğü, korkusuz kişiliği yüzünden başιna çok şeyler geldi. İşini kaybetti birkaç kez. Ama yine de yιlmak nedir bilmedi, bilmiyor.
Sevgül Uludağ’ιn en son okuduğum kitabι şu an üçüncü baskιsι yayιnlanmιş olan “İncisini Kaybeden İstiridyeler”. Bu kitabι son üç gün içerisinde elimden düşürmeden okuyup bitirdim. Bu süre zarfιnda aile fertlerim ile sadece yemek saatlarinde, onu da en çok on dakikalιk kιsa sürelerle biraraya geldim. Bu üç gün içerisinde çok gözyaşι döktüm, siyasetçilere karşι nefret duygularι ile çalkalandιm, ama aynı zamanda Kιbrιs insanιnιn en güzel örnekleri ile de tanιşιp mutluluk duydum.
Kitapta bahsedilen Kιbrιslιtürk ve Kιbrιslιrumlar, ailelerinden onlarcasιnι sadist ruhlu katillerin silahlarιndan çιkan kurşunlar sonucu yitirdiler. Böyle olmasιna rağmen içlerinde zerre kadar kin duygusu taşιmayan tertemiz, pιrιl pιrιl, yüce insanlardır bunlar. Hâlâ kalpleri barış ateşi ile yanan kahramanlar. Bu insanlarι şimdiye kadar konuşturmayι deneyen cesaretli bir kimse ortaya çιkmadι. Ta ki Sevgül Uludağ gibi, Marios Dimitriou, Panikos Hrisantou gibi cesur kişiler ortaya çιkana kadar.
“İncisini Kaybeden İstiridyeler” 1950li yιllardan beri yakιnlarι resmen kayιp olarak kaydedilmiş kişilerin, “uçurumun kenarιndan dönenlerin” öyküleri ile dolu. Sevilay Berk ve Ülgen Gülnihal hanιmlarιn öykülerini okuyup da duygulanmamak, o sözde liderlerimize lânet okumamak insanın elinde mi? Düşünün, yιllardan sonra Sevilay Berk ve kardeşleri yorulmaz çabalarι sonucu atalarιnιn nerede gömülü olduklarιnι öğreniyorlar, ancak onlarιn kemiklerinin bulundugu kuyuya yaklaşmamalarι için kendilerine ihtar ediliyor. Ondan sonra kemiklerin birileri tarafιndan bulunduklarι kuyudan alιnιp biryerlere götürüldüğünü öğreniyorlar. Kendisi ve eşinin ve babasιnιn da aynı kuyuda gömülü olduğunu öğrenen Ülgen Hanιmιn tüm çabalarιna, devletin en üst düzeyinde olanlarla yaptιklarι görüşmelere rağmen atalarιnιn kemiklerine hâlâ ulaşamιyorlar. Kuyunun etrafιnda kendilerinin topladιklarι birkac küçük kemik parçalarι haricinde. Kendisi ile yapιlan söyleşide başkalarιnιn ta Baf’tan kendi atalarιnιn kemiklerini taşιdιğιndan bahsediyor Sevilay Hanιm, ve onlara sitem ediyor. Haksιz mι?
Hüseyin Serinyürek, ailesinden ve yakιn akrabalarιndan tam 60 kişi kaybetmiş. Hepsi Muratağa / Sandallar’da bulunan toplu mezarlarda bulunmuşlar. Hüseyin Bey’le yapιlan söyleşiyi okurken büyük bir şok yaşadιm. O günlerde kendilerini ziyarete gelen bir akrabamιzdan bahsediyordu. Naziyet Yengemin Muratağa / Sandallar mezarιndan çιkarιldιğιnι biliyordum. Ama kitabιn 283’üncü sayfasιnda ansιzιn ondan bahsedildiğini görmek beni müthiş sarstι. O mezardan onunla birlikte aralarιnda çocuklarιn da olduğu bazι akrabalarιm daha çιkmιştι.
Bir de kendisi ile Londra’da bulunduğu zaman tanιşma fιrsatι bulduğum sayιn Hüseyin Akansoy’un öyküsü. O, tüm yakιn ailesini kaybetmiş. Onlar da Muratağa / Sandallar çukurunda bulunmuşlar. Ama buna rağmen kalbinde hiç kin taşιmιyor. Hatta barιş için canla başla çalιşιyor. Ayni ruhu çocuklarιna da aşιlamιş. Hüseyin Akansoy’u tanιdιğιmda bunlarι bilmiyordum. Şimdi ona çok daha fazla saygι duyuyorum. İyi ki içimizde onun gibi asil insanlar var.
“İncisini Kaybeden İstiridyeler”de bahsedilen kahraman insanlarιn başlarιna gelenler benim başιma gelseydi onlar kadar vakur, cesur ve barιş aşιğι olabilir miydim diye kendime soruyorum. Cevabιnι bilemiyorum. Tek bildigim Sevilay Berk, İbrahim Dervişoğullarι, Cemaliye Şöförel, Hüseyin Akansoy, Yiannos Dimitrou, Hristoforos Skarparis ve kitapta isimleri geçen ve geçmeyen tüm diğer güzel Kιbrιslι insanlarιn Kιbrιs’ιn karanlιk tarihini gerçek inciler gibi aydιnlatιyor olmalarιdιr. Evet, onlar esasιnda istiridye degil Kιbrιs’ιmιzιn paha biçilmez incileridirler. Onların acιlarιnι suistimal ederek yaşamlarιnι biraz olsun kolaylaştırmak yerine onlarι devamlι tehdit eden, hatta onlara yaşadιklarι kötü deneyimlere rağmen düşmanlιk hissi beslemedikleri için düşman kesilen iğrenç insanlarιn ise sadece yüzlerine tükürülür.
“O acι yazιn yüreğinde, yιkιntιlar arasιnda yaralanmιş, dolaşιp duran sevecen gençliklerini bιrakan” o kahraman insanlarιn öykülerini gün ιşιğına çιkarabilmeleri için olanak sağladιğι ve siyasilerin kayιplar konusunda oynadιğι iğrenç oyunlarι deşifre ettiği icin sevgili Sevgül Uludağ’a Kιbrιslιtürk ve Kιbrιslιrumlar olarak binlerce teşekkür borcumuz vardιr.
Sevgül Uludağ iki yιldan beri çok önemli bir sürecin başlangιcιnι hazιrlιyor. Şimdi yapιlmasι gereken, söyleşi yaptιğι kişilerin ve bu kahraman kişilerle aynı durumda olanlarιn bilgilerinin ciddi olarak değerlendirilmesi ve insanlιk dιşι vahşetlerde kanlι parmak izleri olan heriki toplumdan canilerin bulunup yasa önüne getirilmeleri ve cezalandιrιlmalarιdιr. Özellikle bu canilerin kimliklerini bilen kişilere çok büyük görev düşmektedir.
Bu süreç tamamlanmadιğι takdirde ne bu kahraman insanlar ne de tüm Kιbrιslιtürk ve Kιbrιslιrum toplumlar vicdanen rahatlamayacak ve bu Kιbrιs yarasι gittikce gangrenleşerek tedavisi bir daha mümkün olamayacaktιr.
Teşekkürler Sevgül Uludağ.
Hristoforos Skarparis’in “Ruhumuzun Gölgesi” başlιklι şiir kitabιndan
Sevgili Sevgül Uludağ 28 Haziran 2026 tarihinde yaşama veda etti. Unutmayacağız.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.