Dünya Kupası mı? Hangi Dünya?

Yayın Tarihi: 14/06/26 09:30
okuma süresi: 5 dak.

Geçmişte çok heyecanlandığım, haftalarca beklediğim bir turnuva idi Dünya Kupası… Futbol dünyasının en önemli birkaç haftası. Ülkeleri biraraya getiren bir kardeşlik, dayanışma sembolü olarak lanse edilirdi bir zamanlar futbol. Öyle bir misyonu zaman zaman başarılı bir şekilde yerine getirdi. Ama şimdi?

Geçmişte futbolu siyasete alet eden çirkin olaylar yaşandı ama bu hafta sonu başlayan turnuva pes dedirten cinsten.

Bir arkadaşım sosyal medyadaki paylaşımında ne demek istediğimin örneklerini verdi:

  • İsviçre milli takımı oyuncusu Embolo’nun vizesi yeniden gözden geçirildiği için takım arkadaşlarına günler sonra katıldı.

  • Irak milli oyuncu Aymen Hussein ABD girişi yaparken 7 saat sorguya tutuldu.

  • İran milli takımı Türkiye’deki ABD Konsolosluğunda günlerce vize işlemleri ile uğraştırıldıktan sonra kafileye sadece maç günleri ABD’ye girme hakkı tanındı. 15 kafile üyesine vize verilmedi.

  • 2025 yılında en iyi Afrika’lı hakem seçilen Abdulkadir Artan’ın ABD’ye girmesine engel olundu. FIFA bu karara karşı çıkıp değiştirilmesi için çalışacağına Artan’ın Dünya Kupasında yer alamayacağını açıkladı.

Bunlar sadece birkaç örnek. Bunların ırkçılık örnekleri olduğunu kim inkar edebilir? Trump gibi ırkçı bir diktatörün lider olduğu bir ülkede artık bu gibi olaylara şaşılmıyor. Şaşılması gereken FIFA gibi, UEFA gibi futbolu yöneten kurumların, ülkelerin milli futbol kurumlarının pısırık halleridir.

Dört yıl önceki Dünya Kupası ile ilgili yazımda şöyle yazmıştım:

“Politikanın spora karıştırılmaması uygulanması imkansız ütopik bir rüyadır. Özellikle futbol gibi dünyanın en yaygın spor dallarının amatör ruhu çoktan kaybettiği ve büyük sermayenin oyuncağı haline geldiği zamanımızda. Büyük sermayenin dünya siyasetini kontrol ettiği, siyasetçilerin onların kuklaları olduğu düşünüldüğünde spora politikanın karıştırılmaması gerektiğini temenni etmek çok naif olur.”

İnsancıl, adaleti, eşitliği savunan görüşlerin futbol dünyası ünlüleri tarafından tartışılması çok etkili olur. Futbolun dünya çapındaki popülerliği yüzünden dünya liderleri bundan çok korkarlar.

İngiltere’de ünlü eski futbolcu Garry Lineker bunu sıklıkla yapar. 4 yıl önce eski Manchester United futbolcusu diğer Garry, Garry Neville şöyle demişti:

“Dünya Kupasının Katar gibi bir ülkede oynanması yanlıştır. Şu an bizim ülkemizde tren, ambulans işçilerini ve hastabakıcıları şeytanlaştırmaya çalışan bir hükümet bulunmaktadır. O yüzden futbolun her gittiği yerde olduğu gibi kendi ülkemizde de işçi haklarını değerlendirmemiz gerekmektedir. Çok kötü şartlar altında çalışan işçilere çok düşük maaşlar ödemek hiçbir yerde kabul edilemez”.

Gözlerimi kapatıp Didi, Garrincha, Tostao, Carlos Alberto, Jairzinho, Rivellino, Pele’nin yer aldığı “futbolun sihirbazları” diye anılan Brezilya takımınının final maçında İtalya’yı 4-1 yendiği o muazzam maçı siyah beyaz televizyonumuzdan seyrettiğimi hatırlıyorum.

Futbol yeteneklerini kullanarak yoksul yaşamlarından kurtulan futbolculardı bunlar. O zamanlar Copacabana plajında yalınayak futbol oynayan ve idollerinin izinden gitmeyi düşleyen çocukların rol modelleri idiler. Aralarında

Christiano Ronaldo, Neymar, Maradona, İbrahimovic gibi futbolcular da bu futbolcuların izinden giderek yetenekleri sayesinde yoksulluktan kurtulan futbolculardandır.

Günümüzde bir haftada bir işçinin belki de iş hayatı boyunca kazanamayacağı parayı “kazanan” birçok şımarık futbolcu yukarıda bahsettiğim ve onlar gibi yığınlarca futbolcunun ellerine su dökemezler.

Futbol 1934 ve 1938 Dünya Kupaları esnasında Mussolini ve Hitler tarafından propaganda aracı olarak kullanıldı. Ancak görüşümce hiçbir dönemde şimdiki Dünya Kupası kadar ırkçılığın had safhaya ulaştığı kötü bir dönem yaşanmadı.

Futboldan altı yıl kadar önce, Pandemi döneminde soğumaya başladım, ama zaman zaman özellikle ülkeler arası milli turnuvaları izliyordum. Bu yıl yukarıda yer verdiğim örnekler ışığında hiçbir Dünya Kupası maçı izlememeye karar verdim.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ertanç HİDAYETTİN yazıları