25 bin atıl konut için çare vardır

Yayın Tarihi: 19/01/26 07:00
okuma süresi: 4 dak.

KKTC de 25 bin konutun boş kaldığı konuşuluyor.

Öngörüsüzlüğün, plansızlığın, hırsın sonucu değil mi bu?

Bir ülke inşaat sektörü ile kalkınmaya çalışırsa, olacağı bu.

Bu kadar talep, bu kadar büyük bir pazar mı var bu ülkede?

Yapacak bir şey yok, yine de bir yol vardır, bulunabilir.

Uygun finans imkânları, bankalar, uzun vadeli ödeme planları kullanılarak, ihtiyaç sahibi aileler ev sahibi yapılabilir.

Hükümet, sosyal konut adımı ile bir hamle yaptı, ama burada hazır bekleyen bir servet var, atıl kalmış, bu servet kazanılabilir.

Bu kadar yatırım atıl kalacağına, kimse çok kazanmadan, yine kimse çok kaybetmeden, bu çıkmaza bir yol bulunabilir.

Konut alımı karşılığı KKTC vatandaşlığı verilmesinin düşünülmesi bile akıl tutulması.

Bir sektöre hareketlilik getirmek için, o devletin vatandaşlığı mı verilir?

KKTC iç piyasasında yaratılacak bir döngü ülkeye dinamizm getirir, hem sektöre, hem vatandaşa fayda sağlar.

İç piyasa zorda, çıkmazda, daralmış, bir kısım kaynak yabancı çalışanlarca yurt dışına giderken, bir kısım kaynak da güney Kıbrıs piyasasına gidiyor.

Güneyden bir dönem ciddi bir kaynak gelişi vardı, alışveriş yapılıyordu, bugün o da yok.

Güney ekonomik olarak çok kötü dönemler yaşadı, AB üyesi oldu, ağır bir fatura, zor uygulamalar, önlemler ve bugün toparlanmış bir ekonomi.

Peki, KKTC, bir kere tasarruf yok, kaynak kullanımında önceliklerin belirlenmesi, kamusal hizmetlerin öne alınması, dezavantajlı kesimlerin korunması, bunlar yok.

“Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi” lansmanı yapılırken, Başbakan Ünal Üstel, ''En büyük yatırım evlatlarımızın can güvenliğidir'' dedi.

Umarım faydası olur.

Bakınız, yazılan kamera cezaları dağıtılmıyor, sebebi malum, kim dağıtacak, ihaleyi kim alacak, engel bu.

Biriken, dağıtılmayan cezaların şimdilerde silineceği konuşuluyor, böyle bir konu gündemde.

Zor muydu bunları dağıtmak, elektronik ortamda, cep telefonu mesajıyla bunlar dağıtılamaz mıydı?

Dikkat edin, polis kontrollerinde, oraya çıkan, açıklanan raporlarda, ödenmeyen seyrüsefer, muayene, sigortasız araçlar, taksitli yapın, üç aylık, altı aylık, bir yıllık diye kategorilere ayırın, imkân tanıyın, bir şekilde tahsil edin, bunlar yeni keşfedilmiş meseleler değil.

Yeniden tekrar edip, altını çizeyim, yapılabilecekler vardır, herkesi, her kesimi memnun etmek, mümkün değildir.

Bir önemli nokta da nereden başlanacağıdır, bu güven verme açısından son derece önemlidir, bir de samimiyet.

Bütçede 380 milyon TL siyasi partilere yardım kaynağı var.

Örtülü ödenek veya hane halkı yardım kalemi adı altında artırılan kaynaklar var.

Cumhurbaşkanlığından, milletvekillerine, meclis başkanı, kâtipleri, hükümet üyeleri, ek tahsisat, temsil ödeneği var ve de vergiden muaf.

Kamuoyu, sadece devlet çalışanlarının maaşı üzerinden bir tartışma yapıyor,  fakat kamu bütçesi sadece çalışanların üzerinden zorlanmıyor.

İşte, bazı örnekler verdim, sil baştan mümkün değildir, ama bir yerden başlamak, gerçekten çaba göstermek, hiçbir şey yapmamaktan iyidir.

Bedel ödenmeden, fedakârlık yapmadan, düzlüğe çıkmak mümkün değil.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları