Yeni bir dönem başlayabilir
Belki ada insanı olmamızdan ya da mevsimden, belki içe kapanıklıktan.
Her ne yapılmaya çalışılıyorsa, bir süre sonra magazinleşiyor, ciddiyetini kaybediyor, şekilcilikten öte gitmiyor.
Oysa ne olduğu fark etmeksizin, her şey hele de eylemcilik, ciddi iştir.
Ciddi derken, küfür, hakaret, şiddet, kendi doğrusunu empoze etme, bunlar değildir.
Her slogan, söylem, cümle, hareket, kamuoyunu yanında tutacak şekilde kurgulanmalı, iyi planlanmalı.
Bugün ülke yine tarihi günlerden birini yaşayacak, şu ana kadar, beklenti bu.
Tam bir hafta önce yine Meclis’te tarihi bir gün yaşanmıştı.
Hükümetin hayat pahalılığı ile ilgili yapmak istediği yeni uygulama, tepkilere sebep olmuştu.
Sonrasında, hükümet bu uygulamayı yasa gücünde kararname ile hayata geçirdi.
Tam bir şoktu, görüşme masası kararı alınmış, Meclis çalıştırılmamış, arkasından beklenmedik bir anda yasa gücünde kararname ile yeni uygulama resmi gazetede yayınlanmıştı.
Arkasından ortalık tabi ki yangın yerine döndü, hükümet kararlı bir şekilde istediğini yapmıştı.
Konuştuğum sendika başkanları ve temsilcileri, umutlu bir ortam oluştuğunu, karşılıklı öneriler sunulduğunu, anlaşmanın yakın olduğunu söylemişti, ancak bilindiği gibi olmadı.
İşte bugün, yasa gücünde kararnamenin yasaya dönüştürülmesi için, Meclis’e gelme günü.
Gün boyu yine hareketli, yine gergin ve yine tartışmalı saatlere tanık olacağız.
Yasa gücünde kararnamenin, Anayasa mahkemesine taşındığını da unutmadan eklemek gerek.
Tarih açısından hükümet sıkışık bir zamandaydı ve riskli, bedeli olan bir yolla hayat pahalılığı konusunu istediği noktaya getirdi.
Bugün Mecliste yasalaştırabilecek mi? en önemlisi bu.
Sendikalar ve muhalefet bunu engelleyebilecek mi, ikinci mesele de bu?
Hükümet istediğini yapabilirse, bugünden sonra, ne Mecliste, ne de meclis dışında, yapılabilecek herhangi bir engelleme girişiminin, konu fark etmeksizin başarılı olma şansı yoktur.
Bugünden sonra, ülke siyasetinde başka bir dönem başlayacak, bakınız, bu düşüncem abartı gelebilir, fakat bu kadar güçlü ve organize bir muhalif ortamdan çıkan bir hükümet, bundan sonrasında daha farklı kararları, daha cesurca alabilir.
Şuan yaşanan ekonomik daralma tabi ki sadece savaşla ilgili değil.
Yıllarca, eldeki kaynaklar, günlük konulara harcandı.
Kamu maliyesinin, ne vergi aflarına, ne bağışlara, ne kayıt dışı ekonomiye ciddi tedbirler almama, bu hataları tekrarlamaya lüksü yok artık.
Teşviklerden, sektörlere ayrılan paylara, ek mesailerden, hükümetin harcamalarına kadar, yeni bir planlama ve tasarrufu ön planda tutan uygulamalara ihtiyaç var.
Bu sadece bugünün hükümetine değil, hükümet olma potansiyeli olan tüm siyasi partilere bir görevdir.
Hükümete gelinmesi halinde, ekonomi de radikal kararlar alınacağını söyleyen siyasi parti temsilcileri var.
İşte bu gerçekçiliktir, ama yine söylüyorum, bu iktidar gider, başkaları gelir, bu anlayışla, bugünün eylemleri, onların da karşısında olur.
Yapılan hatalarla, emlak sektörü, inşaat, üniversite ve savaşla da turizm bitti.
Kamu maliyesinin en önemli gelir kaynakları, büyük bir düşüşte, peki, çözümü yok mu?
Elbette var, hükümet mutlaka ki önlem almak zorundaydı, üstelik seçim yılında olunmasına rağmen, eksik olan, masa, masaya oturulur, üstelik çok çok öncelerden, ekonomistler, yatırımcılar, sendikalar, ülkenin çok değerli, tecrübeli insanları var, bu potansiyel bir araya getirilebilse, çözüm çok kolay bir şekilde bulunur ve içselleştirilirdi.
Olmadı, konu bu noktalara geldi, şimdi sonuç ne olacak herkes merak ediyor.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.