İki günlük fırsat

Yayın Tarihi: 10/04/26 08:00
okuma süresi: 4 dak.

Son iki haftada çok yorulduk.

Bu yorgunluk, sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da etkiledi.

Ve bireysel de değil sadece, toplumsal olarak yorulduk.

Dün ve bugün, hatta hafta sonu ile beraber dört günlük bir ara olacak.

Grevler, eylemler, pazartesine kadar ertelendi, bu bir fırsat olabilir.

Daha sakin, daha makul, daha işbirliğine açık, bu fırsat iyi kullanılmalı.

Anlayarak, diyalogu tekrar deneyerek, toplumsal kazanım bunu gerektiriyor.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana, oluşan bir halk enerjisi bir potansiyel var.

İnsanlar bir şey anlatmaya, bir mesaj vermeye çalışıyor.

Belli ki ne iktidar, ne de muhalefet bu mesajı alması gerektiği gibi almamış.

İktidar beklentileri analiz edememiş, muhalefet bu potansiyeli siyasi olarak yönetecek, yönlendirecek liderliği yapamamış, hala daha da yapmıyor.

Bu süreçte elbette biraz da konudan dolayı, bu potansiyele sendikalar liderlik ediyor.

İyi anlamak, beklentiyi analiz etmek ve politikalar üretmek.

Son zamanlarda yazılarım gündeme, yani eylem ve grevlere yönelik.

Bir kez daha altını çizmek isterim;

Konu sadece ekonomik tartışma değil, bunu anlamak gerek.

Toplumsal bir öfkenin dışa vurumunu yaşıyoruz.

Hayat pahalılığı ödeneği üzerinden başlayan krizde, bir iki günlük ara, taraflar açısından bir fırsat olarak görülmeli.

En büyük tehlike, tarafların kendi dar düşüncelerine sıkışarak diyalog yolunu kapatmaları olur.

Oysa ortada çözülmesi gereken bir sorun var.

Yine ısrarla söylüyorum, bu kısa ara iyi değerlendirilmeli, tansiyon düşmeli, her şey daha geniş düşünülmeli.

Sendikalar için bu süre, taleplerini daha net ve somut hale getirme fırsatı sunarken, hükümet için de yapılmak istenenlerin, toplumsal etki ve beklenti ile ne kadar uyuştuğunu görme imkânı yaratacak.

En azından ekonomik önlem, hayat pahalılığında yapılmak istenen yeni düzenleme, bir kez daha her yönüyle ele alınır.

Bu elbette iyi niyetli, sağduyulu bir çağrı ve beklentidir.

Tabi ki unutulmaması gereken bir başka nokta, bu sürecin sadece hayat pahalılığı uygulaması ile sınırlı olmadığı.

Her gün farklı uygulamalar, süreci körükleyecek sorumsuz açıklamalar, halkın sinir uçlarını hareketlendirecek konuşmalar, toplumsal öfkeyi büyütüyor.

Tüm kesimler olgun bir sorumlulukla hareket etmeli.

Geniş kesimlerin kendini ekonomik olarak güvende hissetmesi gerek ve bunu da hükümetin uygulamaları göstermeli.

Bu bir bekleme, soğutma zamanı olmamalı, değerlendirme, çözüm üretme, diyalog ve istişare dönemi olarak kullanılmalı.

Birkaç günlük kısa ara, tabi ki tüm sorunları çözmeye yetmez.

Ancak niyetleri netleştirir, daha büyük krizlerin önüne geçebilecek bir başlangıç noktası olabilir.

Aksi halde, pazartesi kalınan yerden devam edilir, sonuç alınmaz, tüm toplum kaybeder.

Çözümün daha da zorlaşmasına yol açar, bu durum da toplumu daha çok yorar ve gerer.

Umarım bu süreçte temas kesilmez, iyi, verimli değerlendirilmesi, önümüzdeki günlerde yaşanacakların da belirleyicisi olacak.

Ortak akıl elbette uzlaşı diyor.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.