“Dua et… Lütfen dua et...”
Tarihler 6 Şubat 2023; sabahın erken saatleri. Uyandım ve sallandığımı fark ettim, dedim ki deprem oluyor ve uyumaya devam ettim. Halbuki Türkiye’de kıyamet kopmuş, binlerce çocuk genç yaşlı enkaz altında kalmıştı. Birçoğu hayatını kaybederken birçoğu kurtarılmayı bekleyecek ve en sonunda kurtarılacaktı. Müsabaka için Adıyaman’da bulunan çocuklarımızdan bir haber yoktu. İsias Otel kağıt gibi yıkılmış enkaza dönmüştü. Sonradan öğrenecektik ki otelin kolonları inceltilmiş zayıflatılmıştı. Feriha Yiğittürk. Depremden birkaç gün sonra Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu Adıyaman’a gitmişti. E olup bittiğini öğrenmek için Bakan Çavuşoğlu’nu aradım. Telefonu çok sevdiğim arkadaşım Feriha Yiğittürk açmıştı. Ağlıyordu, “dua et Gökhan lütfen dua et” diyebildi sadece. Bende Ona merak etme sağ çıkacaklar dua ediyorum diyebilmiştim umutsuzca.
İlerleyen günlerde tüm çocukların eğitmenlerin cansız bedenlerine ulaşılmıştı. Hiç unutmuyorum Enver, askerlik arkadaşım; Onu canlı çıkarmışlardı ama o da hastanede hayatını kaybetti. Ailece onlarda bu depremde kaybolup gittiler. Yanılmıyorsam Enver’in bir evladı daha vardı ve o Kıbrıs’ta kalmıştı.
Açık konuşmak gerekirse bugün sizlere ne yazayım diye çok düşündüm. Saçma sapan bir sürü gündem var halbuki, onlardan birini yazabilirdim ama elim varmadı. İki yıl önce böyle soğuk bir gecede, dışarıda ürküten rüzgar sesi ve hava sıcaklığının sekiz dereceyi gösterdiği bir kış gecesinde İsias davası dışında başka bir şey yazmaya elim varmadı.
İsias oteli yöneticileri, bu otele izin verenler hiç şüphe yok ki olası kastla yargılanmalılar. Hatta bu dava bir emsal olmalı diğer davalara. Canlar gitti, geri gelmeyecekler. Şehit oldu bir çare yavrucuklar ama bunlara sebep olan her kim varsa olası kastla yargılanmalı ve ceza almalılar. Yapanın yanına kalmamalı özetle.
Kıbrıs’ta önemli bir deprem kuşağında oturuyor ve Kıbrıs’ta zamanı bilinmese de her an büyük bir deprem yaşanabilir. Bir sürü konuk aldık bu depremden sonra. KKTC’de yeni yapılan evler olmakla birlikte birçok ev de Rum yönetimi zamanından kalma eski evler. Dahası savaştan sonra yapılan tüm evlerde çözülmesi daha kolay olan deniz kumundan ve ince demirlerden yapılmış evler bulunuyor. Yeni deprem düzenlemeleri sayesinde yeni yapılan evler daha güvenli ama on binlerce ev, okul, sağlık ocağı güvenliksiz. Hadi diyelim Sağlık ocakları ve okullarda tadilata gidildi ama yıkılmaya müsait hiçbir evde herhangi bir tadilata gidilmedi ve muhtemelen hiçbir zaman da gidilmeyecek.
Geçtiğimiz ay Rum tarafında denizde hayli şiddetli birkaç deprem oldu ve bu depremler Kuzeyde de hissedildi. O deprem denizde değil de karada olsaydı hem Güneyde hem de Kuzeyde kesinlikle yıkıntılar hatta ölümler olacaktı.
Jeofizikçiler bana Türkiye’deki 6 Şubat depreminden sonra Kıbrıs’taki deprem fay hattının da açık hale geldiğini anlatmıştılar. Bu da demek oluyor ki Kıbrıs’ta da ansızdan bir deprem olabilir ve son derece kötü bir tablo karşımıza çıkabilir. Hazır mıyız peki? Tabii ki hazır değiliz ve muhtemelen hiçbir zamanda hazır olmayacağız.
Allah korusun ama Kıbrıs’ın Güneyinde olan 5,4’lük deprem Lefkoşa’nın göbeğinde olsaydı. Ne yapacaktık? Kesin zayıf binalar yıkılacaktı. Buna adınız gibi emin olun. Ölümler olacak. Kim nasıl kalkacak bu yükün altından? Hem maddi hem manevi. Var mı bir planımız var mı bir tedbirimiz ya da çözümümüz. Yok. Ne yazık ki yok. Deprem olacak ölenler ölecek ondan sonra ne yapacağımızı düşünürüz. Durumumuz tam da bundan ibaret.
****************
Günün Sözü
“Hayat zamanda iz bırakmaz, bir boşluğa düşersin bir boşluktan. Birikip yeniden sıçramak için. Elde var hüzün.”
Attila İlhan
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.