Üç aylık hayat pahalılığı %8-9 olabilir…
Üç aylık hayat pahalılığının yüzde 8 küsur olacağı tahmin ediliyor. Elektriğe yüzde 40 zam olacağı iddia ediliyor. Seyrüseferler zamlanacak mı, onu da bekleyip göreceğiz. Nisan ayının beşinde üç aylık hayat pahalılığı açıklandığında başta gıda emtiaları olmak üzere her şey tepeden tırnağa zamlanacak. Döviz bir yükseliyor, bir düşüyor. Düşse bile eski seviyelere artık hiçbir şekilde gelmeyeceğini biliyoruz.
Anlayacağınız, bundan sonraki süreçte Maliye Bakanlığı’nın işleri çok sıkı tutması gerekiyor ki hem bütçe açığı büyümesin hem de zamlarla vatandaşın beli bükülmesin. Bütçe açığını kapatabilmek ya da makası açmamak için zamlar yapılıyor ki bu son derece yanlış bir uygulama. Resen vergiler yapılıyor, yapılacak. Anlayacağınız, Maliye bir şekilde bu açığı kapatmanın yollarını arıyor. Özdemir Berova’nın yerinde olmak istemezdim. Oldukça zor bir görevi var. Çalışıyor mu Bakan Berova? Evet çalışıyor ama öyle anlıyoruz ki para yok, varsa da yeteri kadar yok.
Önümüzde bir gerçek var: Hayat çok pahalı. Evet, KKTC’de hayat çok pahalı ve İstatistik Kurumu tarafından her ayın beşinde açıklanan hayat pahalılığı kimseyi tatmin etmiyor. Açıklanan rakamlarla hissedilen hayat pahalılığı birbirini tutmuyor. İstatistik Kurumu istediği kadar “Biz gerçek verileri açıklıyoruz” desin, verilerin yanlış hesaplandığı ve hesap hatası olduğu CTP Milletvekili Devrim Barçın tarafından ortaya kondu. Barçın bu konuda ispatlarıyla, belgeleriyle de açıklamalarda bulundu.
Unutmayın ki belirlenen hayat pahalılığı yalnızca memuru, emekliyi değil, on binlerce asgari ücretlinin de maaş anlamında kaderini belirleyecek. Bu hesaba ve bu gidişata göre yıl sonu hayat pahalılığı yüzde 85’lerde olabilir. Peki sormak isterim, gerçek enflasyon rakamları ne? Bu nedenle İstatistik Kurumu, eğer yanlış hesapladıkları ya da eksik bıraktıkları bazı noktalar varsa, bunu da dikkate alarak bundan sonraki hesaplamalarını yapmalıdır. Hatta geriye dönük bir iade mümkünse bu da yapılmalıdır.
Bir gerçek daha var ki hükümet hayatı ucuzlatamıyor. Bu önümüzde duran net bir gerçektir. Peki ne yapabilir hükümet? Yani sorunu söylüyoruz ama çözümünü de söyleyelim. Birincisi, hayat pahalılığını doğru rakamlarla belirlersiniz. Bu bir kısır döngüdür ama pahalı olan hayat karşısında bir nebze olsun memuru, ki piyasayı tutan memurdur, ve emeklileri rahatlatırsınız. Hükümet bunu tercih ediyor. Ediyor etmesine ama İstatistik Kurumu’nun verilerinin sıkıntılı olduğu ortaya çıkıyor, araştırma yapıldığında. Demek ki ne yapılması lazım? İstatistik Kurumu verilerini sağlıklı açıklayacak ki gerçek hayat pahalılığı verileri çıksın.
Bu birincisi.
İkinci yol ise yine hükümetin, yani Ekonomi Bakanlığı’nın, Tarım Bakanlığı’nın ve Maliye Bakanlığı’nın belirleyeceği, örneğin 40 kalemde narh uygulamasına gitmektir ve temel tüketim maddelerini kapsayan emtialarda narh uygularsınız, yani kârlılık sınırlaması getirirsiniz ve fiyatları aşağı çekersiniz. Böyle olunca da vatandaşın alım gücü yükselir ve maaşıyla daha çok gıda emtiasına ulaşır. İşte böyle olunca hayat pahalılığı da düşük çıkar ve hem kamu maliyesinin yükü azalır hem de vatandaş kazançlı çıkar.
Hükümet narh uygular mı bilmiyorum ama hem narh uygulanmayacak hem hayat pahalılığı verileri düşük çıkacak ve bir sonraki hayat pahalılığı artık Ocak 2027’de belirlenecek. Bu taraftan da her gün iğneden ipliğe zam açıklanacak. Bu olmaz işte. Bunu bir dengeye oturtmak lazım.
Hükümet bir an önce temel tüketim maddelerine narh uygulamalı ve hayatı ucuzlatmalıdır ki bu halk artık nefes alsın.
**********************
Günün Sözü
"Hayat zamanda iz bırakmaz, bir boşluğa düşersin bir boşluktan. Birikip yeniden sıçramak için. Elde var hüzün"
Attila İlhan
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.