DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Afganistan son değil!

Yayın Tarihi: 16/08/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

15 Ağustos 2021 yeni bir dönüm noktası oldu, hem Afganistan hem de yakın çevredeki ülkeler için...

Gün boyu haber ajanslarını takip ettim...

Çeşitli başlıklar atılıyordu...

Sputnik, Sedat Aral’ın demecini manşete taşımıştı: ‘’Afganistan’daki durumun sorumlusu yıllarca dinci hegemonyayı desteklemiş Batılılar’’...

Diplomatik Strateji ise: ‘’Afganistan’ın Başkenti Kabil’de Halk Talibanı karşılamak için meydanlara çıktı’’ başlığını atıyordu...

Bu manşetleri-başlıklardan daha onlarcasını buraya yazmak mümkün...

Ancak bana gördüklerimin arasında  en anlamlı başlık Reuters’e ait...

Reuters uzun yıllar süren savaşın yıkıcılığını şu başlıkla bizlere anımsatıyordu: Kan ve Milyonlarca Dolar: NATO’nun Afganistan’daki uzun savaşı..

Reuters yaklaşık 20 yıl süren savaşın ağır yükünü verilerle bize anımsatıyor...

ABD’deki 11 Eylül saldırılarının yapılmasının ardından ‘’terörle mücadele’’ adı altında Afganistan’a uluslararası koalisyon güçleri tarafından askeri harekat başlatılıyordu... Hem de o dönemki Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın uyarılarına karşın...

Büyük güçler terörle mücadele edecekti kendilerince...

Yeni bir "Büyük Oyun..."

Prof.Dr. Türkaya Ataöv 2004 yılında yayınladığı ‘’11 Eylül: Terörle Savaş mı Bahane mi?’’  kitabında yaşanan süreci çok güzel özetlemişti...

Kitapta, ABD petrol şirketlerine bölgedeki rolü ve çıkarlarına  hizmet edenlerin bölge siyasetiyle olan ilişkileri iyi analiz edilmişti...

Yukarıda dedik ya Reuters de bize bu yaşanan süreci anımsattı...

NATO ve ABD öncülüğündeki uluslararası askeri koalisyondan 3500 kişiden fazla asker hayatını kaybetti, ABD Kongresinin verilerine göre bunlardan 2400 kadarı ABD askeriydi... 20.000 den fazla ABD askeri de yaralandı... 10 binlerce Afgan polisi ve askeri de yaşamlarını yitirmişti...

NATO Afganistan’da sadece savaşmakla kalmadı, aynı zamanda binlerce Afgan askerini ve polisini de eğitti...

ABD tek başına Afganistan’a 140 milyar ABD Dolarlık altyapı v.s. yardımı gerçekleştirdi, askeri operasyonlar için ise 820 milyar ABD Doları harcadı... (Reuters, 15 Ağustos , 2021)            

Afganistan ve Irak operasyonları (daha sonra bunlara Arap Baharı ve Suriye eklendi) 19. ve 20.yüzyılda Britanya İmparatorluğu ve Rusya arasında Orta Asya-Afganistan üzerinde yaşanan Büyük Oyunun yenisiydi bir bakıma... Bu kez dünyada hegemon-başat güç Britanya değil, ABD’ydi...

ABD bu pozisyonunu 2000’li yılların başına kadar korudu, daha sonra ise iniş süreci başladı ve bugünlere gelindi...

Günümüzde yaşananların en büyük müsebbibi yine ABD ve Batılı müttefikleri ( yanlış anlaşılmasın SSCB’nin Afganistan işgalini de doğru bulmuyorum)...

Soğuk Savaş döneminde Jimmy Carer’in uyguladığı  Carter Doktrinin siyasal literatürde  diğer adı  ‘’Yeşil Kuşak Projesiydi’’.

Nitekim Komünizme karşı oluşturulduğu iddia edilen projenin sonuçlarıyla yine karşı karşıyayız...

Esas dert, bölgesel anlamda jeopolitik çıkarlar; Uranyum kaynakları enerji rotaları v.s. diğer bir deyişle küresel kapitalizmin bekası...

Afganistan çok etnikli bir yapıya sahip, Paştunlar nüfus olarak en büyük topluluk , onları nüfus sayısı olarak Tacikler, Hazarlar ve Özbekler takip ediyor... Çok etnikli zengin yapı maalesef küresel ve bölgesel güçlerin yönelimlerinden negatif anlamda etkileniyorlar...

Yazımın sonuna gelirken BBC’de, Afganistan’ın başkenti  Kâbil’de (Kabul)  Taliban tarafından  250.000 kişinin evlerini terk etmeye zorlandıkları haberlerini izliyorum...

Ölüm, göç, yoksulluk ve travma...

21. yüzyıldayız ancak paylaşmayı ve farklılıklara saygıyı öğrenene kadar maalesef Afganistan son olmayacak...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.