Sloganlarda ve görsellerde boğulmak!

Yayın Tarihi: 30/09/26 07:40
okuma süresi: 4 dak.

Sloganlarda ve Görsellerde  Boğulmak!

İster adına siyasal iletişim isterseniz adına propaganda deyin… Bana göre siyasette sloganlar ve görseller üzerinden var olma, ancak bu varoluş toplumlar için belli bir süre sonra boğulmak anlamına da gelebiliyor…

Dijital dönüşümden önce sloganlar üzerinden siyaset yapma ve algılar oluşturma oldukça etkiliydi…

Zihinlere kazılan sloganlar, seçim şarkıları v.s. seçmenleri etkileyebiliyordu… Günümüzde ise algı oluşturmada sloganlarla birlikte dijital görsellik de ön plana çıkıyor, hatta sloganlarla birleşen görseller ve hakikat ötesi söylemler seçmenleri daha fazla etkileyebiliyor…

Sloganlar  toplumda hızlı mobilizasyonu, toplumda aidiyet, öfke, güven ve birlikte hareket etme gibi duyguların yerleşmesini sağlar…

Sloganlar toplum hafızasına kazınır ve algılar yaratır….

Sloganların ön plana çıktığı, ekonomik ve sosyal politikalara ilişkin derinlikten yoksun durumlarda, yönetim krizleri çok kısa sürede kendisini gösterir…

Görsellik günümüzde sloganlarla birleşerek veya tek başına da siyasal algı oluşturmada önemli bir etkiye sahip…

ABD’li akademisyen William J.T. Mitchell’in de belirttiği gibi kültür artık metin (text) odaklı olmaktan çıkıyor ve görsel odaklı bir yapıya evriliyor… Orijinal deyimiyle piktoryal bir dönüşüm (Pictorial turn) söz konusu…

1990’lı yılların başından itibaren karşı karşıya kaldığımız bu durumun sadece siyasette değil, ekonomik anlamda pazarlamada yani reklamlarda da daha fazla etkili olmaya başladığını söyleyebiliriz… 1980’li yıllarda görsellik ön plana çıkarken,  1990’lı yıllardan itibaren dijital dönüşümle birleşmiştir… Günümüzde ise sosyal medya aracılığıyla bambaşka bir boyuta evrilmiştir….

1980’li yılların başında Blue Band margarinin üzerindeki çocuk ve ekmeğe sürülü yağ fotoğrafı hala daha hafızamda!

Gerek siyaset yapanların bireysel paylaşımları gerekse siyasi partilerin paylaşımları günümüzde dünyanın büyük bir çoğunluğunda görsel odaklı olmaktadır… İlgili görsellik de seçmen üzerinde algı oluşturmaktadır…  

Köyleri, esnafı, bir bakıma yurdum insanlarını gezen halkla bütünleşen tipolojisini yaratan siyasetçiler, hayali projeleri demo ile sunan siyasi partiler ve adaylar v.s. görselliğe başvurarak algı yaratmaya çalışmaktadırlar…

Örneğin aklıma Güzelyurt’a ilişkin 2014 yılında sunulan bir seçim broşürü geldi, kanal projesiyle Güzelyurt denizle buluşturuluyordu…  12 yıl geçti ortada bir şey yok, ancak 2014 yerel seçimlerinde seçmen üzerinde algı yaratmada başarılı bir görsel olmuştu… Seçmenleri bu noktada uyarmadan edemiyorum, 2014’ü anımsayın… İlgili görselin videosu hala daha sosyal medyada dolaşıyor, bu da görselliğin seçmen için arşiv anlamında yeniden değerlendirme yapması için bir avantajı!

Görselliğin gücü bir gerçeklik ve bu gerçeklik yadsınamaz, buna derslerde de tanıklık ediyorum, görsellik kullandığımda öğrencilerin performansında ve derse olan ilgisinde artış oluyor…  Örneğin siyasi tarihe ilişkin kısa bir video izlendiğinde hafızalarda çok daha kolay kalabiliyor; Birinci Körfez Savaşına dair görüntüler gibi…

Siyasette salt görsellik veya sloganlar üzerinden seçmenlerin bir davranış içerisine girmesi, derinlikten yoksun değerlendirmelerin ve politikaların kazanması anlamına geliyor…

Siyasette görsellik önemli, ancak derinlikli bir şekilde yazılan metinler-programlar ve vizyonların değerlendirilmesi daha önemli olmalıdır… Aksi durumda, yurdum insanıyla fotoğraflar veren siyasetçileri seçmek veya hayali projelerin demolarına inanmak, sadece görselliğin esiri olmak ve siyaseten boğulmak anlamına gelmektedir…


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları