Müziğin gücü

loading
21 Eylül, Pazartesi
£

9.80

8.98

$

7.57

A- A A+

Müziğin gücü

En çok aklınızda kalan klasik Hollywood filmlerini bir düşünün. Tabi bu yaşınıza göre değişir.

Benim aklımda en çok kalan, beni en çok etkileyen filmlerin başında One Flew Over the Cuckoo’s Nest gelir.

Bu klasik filmi en az 8 kez gördüm. İlk kez öğretmen kolejinde iken sınıf olarak gidip izledik. Alanım sosyoyoloji olduğundan hocamız dersimize çok uygun olduğunu düşünmüştü. Çok da haklıydı bu düşüncesinde.

Benim gibi gençlik yılları 70li yıllarda geçenlerin hafızasında ebediyen yerleşen diğer filmlerin başında eminim Godfather, Love Story, West Side Story, Apocalypse Now, gibi klasik filmler gelir. Yığınlarca daha var. Saymaya kalksam sayfalar sığmaz.

Vurgulamak istediğim konu filmler değil aslında. Onları unutulmaz kılan film müziklerine değineceğim.

Örneğin Love Story filmini değil de onu ünlü yapan şarkıyı hatırlarız çoğumuz.

One Flew Over the Cuckoo’s Nest filminin sonundaki insanın tüylerini diken diken eden o müziği nasıl unutabiliriz? Veya Alfred Hitchcocks’un The Birds ve Psycho filmlerinin müziklerini?

The Bodyguard filminin konusu benim aklımdan çıktı bile. Ama Whitney Houston’un seslendirdiği o muazzam şarkıyı yaşamda olduğum sürece unutmayacağım.

Aşırı şiddet içeren filmleri sevmem. Ama The Godfather filminin o eşsiz müziği insanın hafızasından nasıl silinebilir?

Müzik insanda çok, ama çok güçlü duygular uyandırır. Ben enstrümental müziği de çok severim.

Evde kapanıp çok müzik dinleme fırsatım olduğu bu günlerde müziğin yaşamımızdaki önemini çok daha iyi anladım.

Müziğin etkisi dinleyenler üzerinde olumlu da olur olumsuz da. Bizim kültürümüzde çok popüler olan “damardan” şarkılar yüzünden çok kişi depresyon ile karşı karşıyadır. Tevekkeli değil, Arabesk müziği bir zamanlar Türkiye’de yasaklanmıştı.

Bu yasaklama kültürünü de anlamak zor ama, yetkilileri buna zorlayan vahim bir durum vardı ki bu çareye başvurdular. Müslüm Gürses fanatiklerinin davranışlarını görünce bu anlaşılabilir.

Melankolik ruh haline neden olan müzik türlerinin de ruh sağlığı için tehlikeleri malum.

2018 yılında bir Westminster Üniversitesi anketine katılan 2211 müzisyenin yüzde 68.5 depresyon geçirdiklerini açıklamışlardı. https://epomedicine.com/blog/musician-suicide-science-behind/

Ünlü Nirvana grubunun solisti Kurt Kobain “sönüp kaybolmaktansa kendini yakmak en iyi çözümdür” diyerek intihar etmişti. Arkasından çok hayranları da aynı şeyi yapmış, yaşamlarını sonlandırmışlardı.

Dünya Sağlık Örgütü dünyada her yaş grubunu kapsayan 350 milyon kişinin depresyondan maruz olduğunu açıkladı.

Ancak Bruce Springsteen, Adele, Taylor Swift, Lady Gaga gibi samimice depresyon deneyimleri hakkında konuşan popüler sanatçılar müziğin ruhsal sorunlarını gidermedeki rolünü de vurguladılar.

 

Geçenlerde postadan birkaç gündür beklediğim bir paket geldi. Heyecanla açtım, paketten çıkan CDyi bir saat boyunca sonsuz bir zevkle dinledim.

Sevgili dostum Kemal Belevi’nin müthiş yeni çalışmasını birkaç gündür aralıksız dinlemekteyim. Gözlerimi kapatıp geçmişe giderim müziği dinlerken kaç gündür. Saatlerce nostalji yaşarım.

Zaman zaman hüzün , zaman zaman müthiş bir sevinç duygusu yaşatır bana sevgili Kemal’ın Guitar Duos of Kemal Belevi ismini verdiği bu harika çalışması.

Kıbrıs’ımızın Feslikan, Dillirga gibi anonim ezgilerini büyük bir ustalıkla gitar için arranje eden Kemal Belevi bir kez daha ne denli büyük bir müzisyen olduğunu kanıtladı.

CD deki kompozisyonları büyük bir ustalıkla çalan Duo Tandem ikilisi Necati Emirzade ve Mark Anderson’ın performanslarını da alkışlarım. Onların CDlerini de sipariş vermiş bulunmaktayım.

Melodileri dinlerken zaman zaman kendimi Lefkede’ki portakal bahçemizde bulur, o mis gibi portakal ve limon çiçeklerini koklarım. Zaman zaman Lozan otobüsü ile yaz sıcağında Leymosun’a doğru yol alırken dışarıyı seyrederken bulurum kendimi.

Bazan da Trodos’da piknik yaparken, iki tarafı meyve ağaçları ile kaplı yoldan Lefke Gazi Lisesine giderken, Ana Okulunun avlusundaki çıngıraklarda sevinç çığlıkları atarak dönerken bulurum kendimi.

“Lapta” melodisi beni 60lı yıllarda Vasilya’da bir Rumun çalıştırdığı galifde buldu. Deniz keyfine ara vermiş, önümüze konulan leziz barbun balıklarını atıştırmakla meşgulüz. Arada gizli gizli babamın Keo birasını yudumluyorum. Müşterilerin neşeli gülüşmeleri dalgalara çarpıyor.

Bana bu güzel duyguları yeniden yaşatan Kemal Belevi kardeşime bu harika çalışması için minnettarım.

Tüm okuyucularımın mutlaka bu CD’yi alıp dinlemelerini öneririm. Çok beğeneceksiniz.

https://www.naxos.com/

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.