Nostalji geçmişi çarpıtabilir mi?

Yayın Tarihi: 05/04/26 09:30
okuma süresi: 6 dak.

“Nostalji bizi daha insani yapar”. Bu sözlerin sahibi Southampton Üniversitesi psikoloji profesörü Constantine Seddikes. Değişik psikoloji alanlarında 17 kitap yazan Profesör Seddikes, nostaljinin işlevsel yararlılığını araştırdı ve nostaljinin sosyal bağları güçlendirdiğini, olumlu benlik saygısını artırdığını ve olumlu duygular ürettiğini ortaya koydu.

En çok ilgi çeken yazılarımdır nostaljik makalelerim. Kitaplığım yazarların geçmişe dönük kişisel öykülerinden oluşan kitaplar ile doludur. Özellikle kişilerin Kıbrıs ile ilgili geçmiş yaşantılarını okumayı çok severim.

Geçmişe özlem. İnsanın doğduğu ülkeden göç edip başka bir ülkede yaşam sürmesi geçmişe özlemini daha çok artırır sanırım. Geçmiş yazılarımdan bir kesit:

“Kıbrıs’tan, Türkiye’den, dünyanın her bir köşesinden ülkelerinden kopup (koparılıp) yabancı diyarlarda yaşam sürmek için gelen insanların öyküsüdür gurbet. Hasrettir, özlemdir, melankolidir gurbet. İki yıl önce de, 50 yıl önce de ülkelerini terk eden çoğu göçmen insanın bu duygu içerisinde yaşamları devam eder, gider. Normal şartlarda göçmenlik yaşadığım ülkede 5 yıl serbest kaldıktan sonra resmen sonlanır. Ya gurbette olma duygusu? İşte o duygu bazı insanlarda yaşamlarının sonuna kadar sürer.”

Kişisel Olarak “gurbet” olgusunun yıkıcı bir olgu olduğuna inanırım. Yaşadığınız ülkeye entegre olmanız yolunda engel teşkil eder. İngiltere’de 55 yıllık yaşamımda birçok toplum ferdimizin bu yüzden kendilerini geliştiremediklerine tanık oldum. Geçmişe özlem gurbet duygusunu pekiştirmeye başlarsa o zaman nostaljinin olumluluğunu yitirdiğini düşünürüm.

***

Kıbrıs üzerine sayısız Facebook grupları arasında en çok takdir ettiğim, izlediğim gruplardan biri “Tales of Cyprus – Kıbrıs Anıları” grubudur. Avustralya’da yaşayan Kıbrıslı Rum Constantinos Emmanuelle tarafından profesyonelce yönetilen grup, Kıbrıslıların geçmiş yaşantılarını, kişisel genel öykülerini, göç öykülerini fotoğraflarla, yazılarla, sanatsal çalışmalarla anlatır. Çok önemli arşivsel önemi olan grubun 29 bin takipçisi vardır.

Emmauelle Facebook grubunun çalışmalarından yararlanarak 2 ciltlik bir de kitap dizisi yazdı. Kitabın ikinci cildi şu başlığı taşıyor: “Tales of Cyprus – a Tribute to a Bygone Era”. Ben başlığı “Kıbrıs Anıları – Geçmiş Dönemi Hatırlamak” olarak çevirmeyi yeğledim. Kitap 1950 yılından önceki döneme değiniyor.

Facebook Sayfası grubunda kitabın kapak fotoğrafını gösteren birkaç gün önceki paylaşımda Emmanuelle 1950 yılı öncesi doğanlara şu soruyu yönetiyor:”

“Kıbrıs'taki 1950 öncesi dönemde geçmiş hayatınızla ilgili olarak neleri sevgi ve özlemle hatırlıyorsunuz? O zamanlarda hayatınızı bu kadar harika kılan neydi?”

Eğer 1950 sonrasında doğduysanız, sizce anne babanız ve büyükleriniz yukarıdaki soruya nasıl cevap verirdi? Kıbrıs'taki çocukluk ve büyüme dönemlerinde neyi sevgi ve özlemle hatırlarlardı?”

Emmanuelle kitabı yazdığı süreçte bu sorular için aldığı cevaplardan epeyce örnekler vererek grup takipçilerini de soruları yanıtlamaya davet ediyor. Sanırım yazar ilerideki dönemde yeni bir kitap için kullanacak bu yanıtları.

Bu paylaşımın son bölümünde en çok ilgimi çeken paragraf şöyle:

“Bazı uzmanlar, geçmişle ilgili nostaljik veya duygusal hislerin çoğu zaman zorluk veya adaletsizlik anılarını unutturabileceğine inanıyor. Bu nedenle nostaljinin, çocukluğumuzun ve geçmişimizin daha çok güllük, gülistanlık hatıralarını sunma eğilimi olabilir”.

Çok katılırım uzmanların bu görüşüne. Çoğu zaman kitabın kapsadığı dönem olan 1950 öncesi Kıbrıs dönemi için gerçekçi olmayan romantik nostalji yapılır. Bildiğiniz gibi 1960lı yıllardan öncesi yıllar Kıbrıs’ta İngiliz müstemleke dönemi yılları idi. Eminim benim gibi birçoklarınız da yakın aile ve akrabalarınızdan, tanıdığınız o dönemlerin insanlarından İngiliz dönemini göklere çıkaran övgüler duymuşsunuzdur.

Halbuki 30lu, 40lı yıllarda dünyada yaşanan ekonomik çöküntü, İkinci Dünya Savaşı ve diğer nedenler yüzünden çoğu ülkeler gibi Kıbrıs’ta da zamanın nesli çok büyük güçlüklerle boğuşmak zorunda kalmışlardı.

Ne büyük tesadüftür ki tam bu satırları yazarken telefonuma bir Facebook grubu sayfasının paylaşımı geldi. Paylaşım merhum Neriman Cahit’in; “Araplara Satılan Kızlarımız” kitabı ile ilgili idi. Hâlâ daha toplum olarak yüzleşemediğimiz bu olay o zamanların en büyük toplumsal travmamızdı. Ada tefecilerin insafına teslim edilmiş durumda idi o yıllarda.

İngiliz sömürgeciler adamızın sosyal, ekonomik konumunu geliştirme çabası göstermediler. Dünya çapında diğer müstemlekelerinde yaptıkları gibi doğal kaynaklarımızı yağmaladılar, üstelik toplumlar arası nifak tohumları ektiler ve çekip gittiler. Giderken adamızın %3’ünü askeri üs olarak söküp almayı ihmal etmediler.

Değerli okurlar, nostalji olumlu, güzel bir şeydir, ama gerçekleri unutup göz ardı etmeyelim. Geçmişle yüzleşmeyi bilelim ve geçmişin olumsuzluklarından ibret alıp onlardan öğrenelim.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ertanç HİDAYETTİN yazıları