Sosyal medya yayınları ve gazetecilik bir tutulmamalı
Nasıl ki, sıradan vatandaş, kendini temsil etmesi ve yönetmesi için siyasetçilere, milletvekillerine vekâlet veriyor, gazeteciler de sıradan vatandaşı temsil ediyor, hakkını koruyor.
Hakkını koruyor yanında, kamunun hakkını savunuyor.
Yanlışın ortaya çıkmasını, halkın şeffaf şekilde doğruları duymasını, öğrenmesini sağlıyor.
Sosyal medya çağında, bazı konuların, sınır tanımadığı bir gerçek.
Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nın gazetecileri ayıran, gözeten bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerek.
Burada ince bir çizgi var ve bir denge kurulmalı, bir kez daha şu cümlelerimi hatırlatarak devam edeceğim;
“Hakaret, küfür, kişisel haklara saldırı, mahkeme devam ederken yargısız infaz yapılması, hepsine karşıyım.
Masumiyet karinesine sonuna kadar saygılıyım.
Bunu bu sayfada defalarca yazdım, bir fil uyguladım.
Mahkemede olan konularla ilgili yorum yapılmaması bir esastır.
Bu çizginin de kontrolsüz aşıldığı zaman zaman görülüyor.
Yine bunları engelleyecek yasal yollar vardır.
Birçok etik kural, zaman zaman ihlal ediliyor, bu da bir gerçek.
İnsanlar, kamu görevlileri, daha hukuken suçlu ilan edilmeden, toplumun önüne atılıyor, linç ediliyor, bu da bir gerçek.
Ve maalesef bunu bir marifet gibi yapanlar var.
Kimse, kimseyi linç edecek kadar özgür değildir, bu da tamam.
Ancak ortada çok ince bir denge çizgisi olmalıdır.”
Evet, bir çizgi olmalıdır.
Anlatmaya çalıştığım, bu çizgi ile sosyal medya ve gazetecilerin, basın örgütlerinin birbirinden ayrı tutulmasıdır.
Suç, ne olursa olsun, suçla itham edilen, kim olursa olsun, hiç fark etmeksizin, konu yargıda ise, henüz suç ve ceza ortaya çıkmamışsa, herkesin masumiyet karinesine saygı duyulmalıdır.
Sosyal medya üzerinden yapılan yayınlar veya yorumlarla ne olduğu belli olmayan haber siteleri ile haberciliği ön plana koyan gazetecilik bir tutulamaz, tutulmamalı.
En başta da söyledim, gazetecilerin kamuyu ilgilendiren tüm konularda, halk adına denetim, sorgulama, takip ve tarafsız duyuru yapma gibi kamusal bir görevi var.
Bu görevi yerine getirirken, yaptığı haber, kullandığı görsel, fotoğraf, işin parçası, olmazsa, olmazıdır, bunun cezası ise hapis olmamalıdır.
Netleşmemiş konularda, fotoğraf, açık isim, hakaret, linç ettirecek paylaşımlar, maalesef var, oluyor.
Ve genel de sosyal medya üzerinden bu tür yanlışlar yapılıyor, kimisi de bilerek yapıyor.
Yine altını çizerek söylemek isterim, bunlar ayrı, gazetecilik ayrı.
Gazetecilik ve gazeteciler için esas konu, olayı, suçu kimin işlediğinden çok, olayın kendisidir.
Onca olay topluma duyurulurken, sadece “kamuya mal olmuş” kişiler üzerinden bakılmaz.
Her gün tanık olduğumuz toplumsal huzuru bozan olaylar karşısında, yapılan haberlerden dolayı, her türlü saldırı da göğüsleniyor.
Tanınmış kişi, sıradan kişi, arasında ki suç işlemede ayrıcalık da yaratılıyor.
Söz konusu yasa, Cumhurbaşkanı Erhürman tarafından Meclise, yeniden değerlendirilmek üzere gönderildi.
Bu bir fırsat, yeniden, tüm paydaşlar, basın kuruluş ve temsilcileri ile gözden geçirilmeli ve 23B maddesi ortak bir nokta ile yeniden gözden geçirilmelidir.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.