“Mutlak Butlan”

Yayın Tarihi: 25/05/26 08:06
okuma süresi: 5 dak.

Türkiye gündemi yine karışık, yoğun ve tartışmalı.

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi.

Devletle özdeşleşmiş bir siyasi gelenek.

Eleştirilen yönleri;

Halkın bir kesimine uzak olmak, daha çok şehirlerde örgütlenmek, dini hayatla ve Kürt toplumuyla sağlıklı iletişim kurmamak, kuramamak.

Bu yönler veya iddialar, bir algı olarak, karşıt siyasi hareketler tarafından siyasi malzeme olarak kullanıldı, kullanılıyor.

Türkiye de sağ siyasi gelenek, muhafazakâr görüş, milliyetçi bakış açısı, daha ağırlıklı.

Bu siyasi alanlarda da bir boşluk oluştu ve CHP dışında pek çok siyasi parti, Türkiye siyasi tarihinde seçmene daha yakın oldu ve bu boşluktan faydalandı, kullandı.

Demokrat Parti, Adalet partisi, Anavatan partisi, Adalet ve Kalkınma partisi.

Daha kırsal bölgelere yayılan, milli duyguları ve dini hassasiyetleri siyasetin merkezi yapan siyasi partiler yanında, CHP dini merkeze koymayan, batı ile kıyı bölgelerde etkili olan bir siyasi alan yarattı, genişleyemedi, sıkıştı.

Bu durum zaman zaman aşıldı, örneğin 1970’lerde rahmetli Bülent Ecevit döneminde birinci parti oldu, 2024 yerel seçimlerinde Türkiye genelinde birinci parti çıktı.

Hiçbir zaman siyasette sol alanın tek temsilcisi olmadı.

Tabi ki bu normal bir durum, Türkiye farklı siyasi ideolojilerin, etnik kökenlerin çeşitlilik içerdiği bir ülke.

Türkiye için her zaman en iyisini diliyorum, istiyorum.

Türk halkı bunu hak ediyor.

Aynı zamanda, iyi veya kötü ne oluyor, yaşanıyorsa, bizi, KKTC’yi de etkiliyor.

Ancak günün sonunda her ne oluyorsa, Türkiye’nin iç konusu oluyor.

Bu duruma da saygı duyuyor, en iyiyi temenni ediyorum.

Son dönemlerde, Türkiye siyasi yaşamı, demokrasi alanı ciddi yaralar aldı.

Mahkeme kararları, siyasi tutuklamalar, bunların getirdiği kutuplaşma, bölünme, emniyet güçleri ile sivil halkın karşı karşıya gelmesi.

Türkiye tarihine geçecek, derin izler bırakacak, önemli günler, dönemler yaşanıyor.

Yıllar geçse de unutulmayacak, nasıl ki daha önceki dönemlerde yaşanan, o günlere damga vuran, olaylar, siyasi konular, askeri darbeler, demokrasiye verilen zararlar, bugün anlatılıyor, belgeselleri yapılıyor, yıllar sonra bugünler de anlatılacak.

CHP’nin karşı karşıya kaldığı “Mutlak Butlan” kararı, sadece hukuki ve CHP’ye ait bir kriz olarak kalmadı, kalmayacak.

Türk demokrasisi bir krizi içinde.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk yaşanıyor.

Aynı siyasi partinin üyeleri, eski ve yeni yöneticileri, polisle, birbirleriyle karşı karşıya geldi.

Birileri, mahkeme kararı sonrası, polisle görevi devralmaya çalışırken, birileri görevi bırakmamak için hem partilisi, hem de polisle çatışma noktasına geldi.

Bu noktaya gelmenin sebepleri, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultaya yönelik usulsüzlük iddiaları ile farklı delegeler, üyeler tarafından açılan, farklı davalar.

Bu davaların sonucunda, ilgili kurultayın sil baştan iptal edildi, eski başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi göreve tekrardan göreve geldi.

Kemal Kılıçdaroğlu, görevi almak için, Özgür Özel devretmemek için ısrar ediyor.

CHP kendi içinden gelen sorun karşısında nasıl bir yol haritası belirleyecek?

Kemal Kılıçdaroğlu partiyi tekrardan kurultaya götürür mü?

Yargının bu kararı hukuki mi?

Bu kadar büyük usulsüzlükler mi yapıldı ki kurultay iptal edildi?

Kemal Kılıçdaroğlu bu görevi nasıl ve niye kabul etti? Bu kadar tepkiye aldırmıyor.

Elbette demokrasi, demokratik hayat nasıl etkilenecek?

Türkiye’deki iktidar bu tartışma ve krizden ne denli bir fayda sağlayacak?

Referandumsuz yeni Anayasa çalışmaları mı bu gelişmeleri tetikliyor?

Muhalefet, muhalif kesimler, tartışma ve bölünme beklenirken, daha da birleşecek mi?

Soru çok, kesin olan ise, Türkiye uzun yıllar bu dönemin etkisini atlatamayacak.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.