Artan sadece dolandırıcılık değil
Belki de küçük ülke olmanın bir getirisi, bu hem avantaj, hem de dezavantaj.
Ya da daha farklı sebepleri de vardır.
Ama konular çok yüzeysel ve sınırlı kalarak gündem oluyor.
Üst taraf çok göz önünde iken daha farklı taraflarda, çok daha çeşitli meseleler yaşanıyor, bir kopukluk var.
Toplumun günlük yaşamı ile ülkenin gerçek gündemi veya gerçek gündemi olması gerekenler arasında, dağlar kadar fark var.
Kamuda yaşanan bir usulsüzlük çok boyutlu bir etki yaratırken, kamu dışında yapılan, usulsüzlükler, yeterince etki yaratmıyor.
Aslında şunu anlayabiliyorum, kamu kaynakları tüm toplumun, bunun yanında özel alandaki kaynaklar, şahıslar veya şirketlerin.
Bu da önemli bir etken olabilir.
Çünkü kamuya ait bir zarar, usulsüzlük, toplumun ödediği vergiler ve alacağı, alması gereken kamusal hizmetlerle ilgili.
Kamu kaynağı, vatandaşın ortak malıdır, tüm vatandaşları etkiler, vatandaş kendi malının, başkaları tarafından kötü kullanıldığını, başka amaçlara yönlendirildiğini hissedince, tepki doğal olarak daha farklı olur.
Sonuçta her kayıp vatandaşın kamu hizmetini almasını olumsuz etkiliyor.
Kamuda gündeme gelen usulsüzlükler, siyasi olarak farklı etkiler yaratacağından, gerek kamuoyu, gerekse basın tarafından daha etkin ve dikkatli takip ediliyor.
Yine bu sebeple kamuda yaşananlar, daha fazla ilgi çekiyor.
Günlük hayatta yaşananlar ve kamunun özne olmadığı gelişmeler, vatandaşın gündemine daha düşük dozda geliyor, etkisi daha az oluyor, azalıyor.
Etrafımızda, yanı başımızda, onlarca yasa dışılık yaşanıyor, üstelik hem çeşitlenerek, hem de sayısal olarak büyüyerek, artarak.
Sahte ehliyet, sahte sigorta poliçesi, ikametgah belgeleri, kaçakçılık, çalışma izinleri, adli olaylar, son zamanların bazı örnekleri.
Tüm bunlar kamusal kaynaklar dışında yaşanıyor belki, fakat işin bir başka boyutu, hatta boyutları var.
Usulsüzlük nerede, nasıl olursa olsun.
Bu bir ahlak sorunudur da, aynı zamanda.
Ahlak, güvenlik, sosyal, toplumsal anlamda her tarafıyla ciddi bir meseledir.
Ve en azından bu tarafıyla yüzeysel kalmadan, bir haber değerinden öte giderek, herkesi, tüm kesimleri rahatsız etmeli, uyandırmalı.
Aşağıdan, sokaktan, insandan başlar, kamuya, devlete, ortak kaynaklara yansır.
Yaşananlar sadece maddi kayıplar, zarar, ziyan değil, ahlak, güven, hoşgörü, vicdan, en kötüsü normalleştirme.
Evet, devlet otoritesi, denetim, kontrol, bunun yanında, bozulan etik değerler, kolay ve yasa dışı yollardan para kazanma isteği, çabası, bunları ne ile açıklamak gerek?
Nasıl bir cesaret, önünü arkasını düşünmeden, hesaplamadan, bu ülkeye çalışmak için gelen insanların bazıları da bu işlere kalkışıyor, nerede görüyor, öğreniyor, bu ağı, bağlantıyı kuruyor.
Usulsüzlük ya da sahtekârlık, dolandırıcılık, kamu veya özel, hiç bir farkı yok.
Artıyorsa, farklı alanlara da giriyorsa, sorun göründüğünden daha büyüktür.
Tepki de, önem de, önlem de büyük olmalı, ısrarla vurguladığım gibi, artan sadece dolandırıcılık değil, ahlaksızlık.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.