Sağlık bir bütün olmalı

Yayın Tarihi: 02/11/26 07:40
okuma süresi: 4 dak.

Yazının başlığını her konu için değiştirip, uyarlayabiliriz.

Sağlık ve benzeri tüm kamu hizmetleri, neden insan odaklı, bir noktaya gelemiyor?

Bir yanda kamuya yüklenen aşırı talep ve nüfus yoğunluğu, bir yanda özelde yüksek fiyatlarla ulaşılmaya çalışılan sağlık hizmeti.

Ve her dönem, her siyasi partinin, hükümetin, hedef olarak ortaya koyduğu genel sağlık sistemi.

Bir ülkenin sağlık sistemi, o ülkenin yönetim anlayışını, sosyal devlet yaklaşımını ve vatandaşına verdiği değeri gösteren en önemli alandır.

Bir devlet vatandaşını, hele de sağlık konusunda tek başına bırakamaz, bırakmamalıdır.

Biz de ise yıllardır değişmeyen bir gerçek var.

Sağlık, seçim dönemlerinde verilen vaatlerin başında gelir, ama seçimler bittikten sonra çözüme kavuşmayı bekleyen sorunların içinde boğulur gider.

Bildik sığ çekişmeler, vaz geçilemeyen sistem olmuş uygulamalar, dokunulmaz haklar.

Onca hükümet kuruldu, onca siyasi parti iktidara geldi.

Bakanlar değişti, hükümetler değişti, siyasi söylemler değişti.

Her yeni hükümet sağlıkta reformdan, çağdaş hastanelerden, güçlü altyapıdan, yeterli doktor ve sağlık personelinden söz etti.

Vatandaşa daha iyi sağlık hizmeti sunulacağı anlatıldı.

Peki, neden sağlık hizmeti alabilmek için beklemek zorunda kalıyoruz?

Neden hastanelerdeki yoğunluk, personel eksikliği, altyapı yetersizliği ve hizmet kalitesi tartışmaları, yıllardır gündemden düşmüyor?

Ve asıl sorulması gereken soru;

KKTC'de sağlık sistemini düzeltmek için gerçekten ne yapıldı, ne yapılmadı veya neden yapılmadı, yapılamadı?

Engel nedir, sorun sadece para mı, yönetim anlayışı mı?

Özel hastaneler, sağlık merkezleri, eczaneler, hatta bakım evleri, yurtlar, sağlık hizmeti olması gereken her yer, tek çatı altında toplanabilmeli.

Tüm paydaşların ortak hizmet verip, ortak kazanç sağlayabileceği bir sistem mutlaka vardır, bulunabilir, kurulabilir.

Hastane binası yapmak başka, o hastaneyi tam anlamıyla çalışır hâle getirmek başka.

Bu büyük bir başka sorunda, kurumsal devamlılık yok.

Bir hükümetin başlattığı proje, diğer hükümet döneminde beklemeye alınabiliyor.

Umarım bu defa da böyle olmaz, tamamlanan, tamamlanmak üzere olan, eksiklikleri bulunan yeni hastaneler, hangi iktidar olursa olsun, en kısa zamanda hizmet vermeye başlar.

Sağlık, dört yıllık hükümet programlarına sığdırılabilecek bir alan değil.

Sağlık politikası en az 10-15 yıllık bir planlama ile hazırlanmalı, hükümetler değişse de planlama değişmemeli.

Hangi alanda kaç doktora, hemşireye ihtiyaç olacak, hangi hastanede, hangi cihazlar eksik, hangisi yenilenmeli ve en önemlisi nüfusun artış ve azalış planlı olmazsa, ihtiyaçlar da belirlenemez.

Bunlar bilimsel ve gerçekçi planlarla uygulanabilir.

Geçerli tek yaklaşım, vatandaş sağlık hizmeti almada mağdur olmamalı.

Gerisi teferruat.

Çünkü sağlık sistemindeki aksaklıkların bedelini hepimiz ödüyoruz.

Muayene, ameliyat tarihi almak için beklemek olmaz, bazı hizmetler için özel sağlık kuruluşlarına yönelmek zorunda kalan da yine bizleriz.

Bir vatandaşın sağlık hizmetine erişebilmesi, ekonomik gücüne bağlı olmamalı.

Kamu sağlık sistemi, toplumun bütün kesimlerine eşit ve nitelikli hizmet sunabilmeli.

Sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları