Hiçbir yere yetişmediğin günlerin gizli mutluluğu
Hiçbir yere yetişmediğin günler vardır. Saatin önemi yoktur, programın yoktur, “geç kaldım” telaşı yoktur. Bu günler nadirdir ama kıymetlidir. Çünkü insanı hafifletir.
Yetişmek, çoğu zaman farkında olmadan sırtımıza aldığımız bir yüktür. Bir yerlere, beklentilere, insanlara, hatta kendimize… Hiçbir yere yetişmediğin günlerde bu yük bir süreliğine yere bırakılır.
Bu günlerde zaman başka akar. Daha geniştir. Daha esnektir. Bir şey uzadığında sorun olmaz, ertelendiğinde huzursuzluk yaratmaz. Çünkü kimse seni beklemiyordur. En önemlisi de sen, kendini sıkıştırmıyorsundur.
Gizli mutluluk tam da burada ortaya çıkar. Büyük bir sevinç değil bu. Sessiz, sakin, içten bir rahatlama. Omuzların biraz düşer, nefesin derinleşir. İnsan olduğunu hatırlarsın, makine olmadığını.
Pazar günleri bu mutluluğu taşır. “Bugün hiçbir şey yapmasan da olur” izni gibidir. Bu izin, insanın kendine verdiği en cömert izinlerden biridir.
Hiçbir yere yetişmediğin günler, hayatın sadece sonuçlardan ibaret olmadığını hatırlatır. Sürecin de bir değeri vardır. Durmanın da, beklemenin de, boş bırakmanın da…
Belki de bu yüzden bu günler gizlice mutludur. Kimse fark etmez ama insanın içi biraz daha ferah olur.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.