“Yeni hükümet tasarruf tedbirleri alırsa, sanayiciler de elini taşın altına koyar”
Hemen herkes, tüm kesimler, 6 Aralık seçimi ve elbette sonrasını bekliyor.
Sadece siyaset, sıradan vatandaş değil, iş dünyası, çünkü siyasi hareketlenme, ülkeyi yönetecek siyasal güç, her anlamda ülkeye yön verecek.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası, ekonomik dönüşüm programını açıkladı.
Bu program tüm siyasi partilere, bir yol haritası olması için sunulacak.
Yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen, ekonomik yapısal değişim, mutlaka tartışılmalı.
Ekonomi, özel sektör finansmanı ile kamu maliyesinin birbirini tamamlamasıdır.
Bugün yaşanan sorunlar, yalnızca hayat pahalılığı, döviz karşısında eriyen gelir veya artan üretim maliyetleri değil.
En başta, ülkenin bir ekonomik modeli yok.
Hazırlanan ve sadık kalınan bir uzun vadeli bir politika yok.
Yıllardır hükümetler değişiyor, bakanlar değişiyor, ekonomik paketler açıklanıyor, vaatler sıralanıyor.
Ancak üretimin güçlendirilmesi, sanayinin rekabet kapasitesinin artırılması, ihracatın geliştirilmesi bir türlü olmuyor.
Bu ciddi bir çelişki ve sanayiyi, yatırımı, dolayısı ile üretimi ve ekonominin büyümesini olumsuz etkiliyor.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası'nın ortaya koyduğu programı iyi anlamak gerek.
Yalnızca sanayicilerin beklentilerini değil, ülkenin üretim ve gelir sağlaması açısından da değerlendirilmeli.
Programla ilgili yapılan sunumda;
İhracatın, ithalatı karşılama oranının yüzde 4,95 seviyesine gerilediği ortaya kondu.
Sanayide yerli istihdamın yüzde 60 düzeyinde olduğu da vurgulandı.
Yani konu sadece ekonomik faaliyet değil, istihdam ve üretim açısından da önem taşıyor.
Ekonomik güç, kaç turist, kaç öğrenci geldiğiyle, ya da ne kadar inşaat yaptığıyla ölçülmez.
Ürettiğiyle, dışa pazarlama ile insanına istihdam yaratmasıyla, rekabet gücüyle ölçülür.
Sanayicinin önündeki engeller kaldırılmalı ve tüm sektörler birbirini tamamlamalı.
Sanayi Odası'nın da gündeme getirdiği üreticiye enerji desteği, Üretici Fiyat Endeksi oluşturulması, sanayi envanterinin hazırlanması ve “Sanayi Koordinasyon Kurulu” kurulması gibi öneriler son derece önemlidir.
Seçim sürecinde her şey söylenip, konuşulabiliyor.
Ama şu bir gerçek ki ekonomi politikaları günlük siyasi tartışmaların ötesinde olmalı.
Somut olarak görülmesi gerekenler;
Üreticinin girdi maliyetlerini düşürmek için ne yapılacak?
İhracatın artırılması, mesleki eğitim politikasının geliştirilmesi için neler planlanıyor?
Üreticinin, finansmana erişimi nasıl kolaylaştırılacak?
Mesele bunlar.
Sunum sırasında aklımda olan şu soruyu da sordum;
Tüm siyasi partiler, ekonominin, kamu maliyesinin zorda olduğunu ve bütünlüklü bir plan hazırladıklarını söylüyorlar. Kaynak yaratmak için yeni vergi ve uygulamalar bekliyor musunuz? Böyle bir durum olursa tepkiniz ne olur?
Bu soruma, KTSO Başkanı Ali Kamacıoğlu’nun cevabı şöyle oldu;
“Yeni hükümet tasarruf tedbirleri alır, ortaya bir program koyarsa, biz sanayiciler de elimiz taşın altına koymaya hazırız.”
Son olarak, “Organize Sanayi Bölgeleri Reformunu” da önemsediğimi söylemeliyim.
Onu da şöyle özetleyebilirim;
“Planlı sanayileşme için modern, ihtisaslaşmış ve altyapısı güçlü sanayi bölgeleri oluşturulmalıdır.
Sanayi bölgeleri üretim, depolama, ticaret ve esnaf faaliyetlerinin karıştığı alanlar olmaktan çıkarılmalıdır.
Üretim kapasitesitesini artıran, lojistik bağlantıları güçlü ve çevre standartlarına uygun ekonomik bölgeler olarak yeniden yapılandırılmalıdır.”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.