NE VAR BU DAVRANIŞTA

Uzm. Gelişim Psikoloğu Nisan ERKAN
nisan.erkan@kibrispostasi.com
Uzm. Gelişim Psikoloğu Nisan ERKAN

Okula Gitmek Neden Bazen Bu Kadar Zor? 

Yayın Tarihi: 29/10/26 10:19
okuma süresi: 5 dak.

Sabah olmuş, hazırlanma zamanı gelmiştir ama çocuğun karnı ağrıyordur, ağlamaya başlamıştır ya da kapıdan çıkmak istemiyordur. Bir yandan işe yetişmeye çalışan ebeveyn, çocuğunu böyle görmenin üzüntüsüyle ne yapacağını bilemez. “Biraz zorlasam mı, bugün evde mi kalsa?” diye düşünür. Bu sabahlar tekrarlandığında hem çocuk hem aile için yorucu bir süreç başlayabilir. Dışarıdan basit bir isteksizlik gibi görünen durumun içinde, bazen anlatılması zor bir sıkıntı vardır. 

Böyle durumlarda okul reddi ve okul fobisi ifadelerini sık duyarız. Birbirlerinin yerine kullanılsalar da tam olarak aynı şeyi anlatmazlar. Okul reddi, çocuğun okula gitmekte veya okulda kalmakta belirgin ve süreğen güçlük yaşamasını tanımlar. Tek başına bir psikiyatrik tanı değildir. Bazı çocuklar hiç gidemezken bazıları okuldan erken ayrılmak ister. Bazılarıysa sınıfta oturmasına rağmen gün boyunca yoğun sıkıntı yaşar. 

Okul fobisi ise daha çok okulla ilişkili yoğun korkuyu anlatmak için kullanılan, geçmişte okul reddiyle de eş anlamlı kullanılmış bir ifadedir. Örneğin okul servisindeki kapalı alana yönelik yoğun ve kalıcı korku, diğer tanı koşulları da karşılanıyorsa özgül fobi kapsamında değerlendirilebilir. Arkadaşlarının önünde konuşurken küçük düşmekten korkan bir çocukta ise sosyal kaygı ön planda olabilir. 

Bir başka çocuk, annesinden veya babasından ayrıldığında onlara bir şey olacağından endişelenebilir. Burada güçlük okulun kendisinden çok ayrılıkla ilgili olabilir. Öğrenme güçlükleri, arkadaş ilişkilerindeki sorunlar, zorbalık, depresif belirtiler veya okul ortamındaki duyusal zorlanmalar da okula devamı etkileyebilir. Bu nedenle “Neden gitmiyorsun?” sorusunun yanında “Orada seni en çok ne zorluyor?” diye merak etmek, çocuğun yaşadığını anlamaya daha fazla alan açar. 

Çocuklar sıkıntılarını her zaman kelimelerle anlatamaz. Karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı veya baş dönmesi yaşayabilirler. Evde kalabileceklerini öğrendiklerinde rahatlamaları, belirtilerini uydurdukları anlamına gelmez. Kaygı bedende de hissedilir. Tabii ki bedensel yakınmaları doğrudan kaygıya bağlamamak, gerekli tıbbi değerlendirmeyi yaptırmak önemlidir. Ağlama, öfkelenme veya anne babaya sıkıca tutunma da yaşanan zorlanmanın dışarıdan görünen tarafı olabilir. 

Aileler için de bu süreci taşımak kolay değildir. İş düzeni bozulabilir, sabahlar tartışmaya dönüşebilir, ebeveynler kendilerini çaresiz veya suçlu hissedebilir. Çevreden gelen “Çok yüz veriyorsunuz” gibi yorumlar da yükü artırabilir. Oysa aileyi suçlamak, çocuğu tembel ya da şımarık diye etiketlemek, yaşanan güçlüğü anlamamıza yardımcı olmaz. Ebeveynlerin de dinlenmeye, anlaşılmaya ve uygulanabilir bir yol haritasına ihtiyacı vardır. 

Evde kalmak çocuğu kısa süreliğine rahatlatabilir. Ancak bu rahatlama, farkında olmadan kaçınmayı sürdürmesine yol açabilir. Devamsızlık uzadıkça kaçırılan dersler, arkadaşlardan uzak kalmak ve geri döndüğünde sorulacak sorular yeni kaygılar yaratabilir. Çocuk arkadaşlarını özleyebilir, okula dönmek de isteyebilir ama bunu nasıl yapacağını bilemeyebilir. Başlangıçta tek bir nedenle ortaya çıkan güçlük, zamanla başka yüklerle büyüyebilir. 

Destek sürecinde çocuğun yaşı, gelişimsel ihtiyaçları ve okula gitmesini zorlaştıran etkenler birlikte değerlendirilir. Aile, okul ve ruh sağlığı uzmanının ortak bir plan oluşturması önemlidir. Bilişsel davranışçı yaklaşımlarla kaygıyla baş etme becerileri geliştirilirken okula dönüş, çocuğun ihtiyacına göre desteklenen adımlarla planlanabilir. Okulda güvendiği bir yetişkinin karşılaması, başlangıçta kısa süreli katılım ve gösterdiği çabanın fark edilmesi yardımcı olabilir. Zorbalık veya güvenlik sorunu varsa bunların giderilmesi planın temel parçasıdır. 

Çocuğa “Zorlandığını görüyorum, bunu birlikte aşmak için yanında olacağım” mesajını veriyor olmak iyi bir başlangıçtır. Güçlük tekrarlıyor, okula devamı veya günlük yaşamı etkiliyorsa destek aramak için aylarca beklemek gerekmez. 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.