Bugün 72 yaşında olacaktı

Yayın Tarihi: 25/08/26 07:30
okuma süresi: 5 dak.

Bugün Süleyman Ergüçlü 72 yaşında olacaktı.

“Olacaktı” kelimesi bazen insanın boğazına takılıyor. Çünkü bazı insanların yaşını ölümden sonra da saymaya devam ediyorsunuz. Takvim ilerliyor, onların yaşı ilerlemiyor ama siz içinizden hesaplıyorsunuz: Şimdi yetmiş olacaktı. Şimdi yetmiş bir. Bugün yetmiş iki...

Süleyman ağabeyi kaybettiğimizde 69 yaşındaydı. O gün yazdığım yazının sonunda, 70. doğum gününü onsuz kutlayacağımızı söylemiştim. Üç yıl geçmiş. Şimdi 72’yi yazıyorum. Demek ki insan bazı ölümleri zaman geçtikçe geride bırakmıyor. Tam tersine, zaman geçtikçe onların hayatımızdaki yerini daha iyi anlıyor.

Benim için Süleyman Ergüçlü yalnızca Kıbrıs Türk basınının önemli gazetecilerinden biri değildi. “İkinci babam” dediğim insandı. Gençliğimin büyük bir bölümünde yan yana çalıştığımız, tartıştığımız, güldüğümüz, hayal kurduğumuz bir insandı. 1995’ten 2003’e kadar KİMGAZET’i birlikte yaptık. İnternetin ne olduğunu insanların henüz yeni yeni anlamaya başladığı yıllarda, Süleyman ağabey bugünün gazeteciliğini görüyordu. Dünyadaki ilk Türkçe internet gazetelerinden birini Kıbrıs gibi küçücük bir adadan dünyaya açmak, bugün geriye dönüp bakınca daha da büyük görünüyor. Çünkü teknolojiye sahip olmak başka şeydir, geleceği görmek başka. Süleyman Ergüçlü geleceği görebilen insanlardandı.

Ama bugün onun gazeteciliğini anlatmak istemiyorum.

Bugün biraz onu özlemek istiyorum.

Bazı insanlar öldüğünde geride yaptıkları işler kalır. Bazılarında ise sesleri kalır. Bakışları, gülüşleri, bir masada oturuşları, size hitap ediş biçimleri... Süleyman ağabey benim hafızamda biraz böyle kaldı. Büyük Han’da son karşılaşmamız hâlâ zihnimde. Ölümünden yalnızca birkaç gün önce karşılaşmıştık. Sarılmış, konuşmuş, şakalaşmıştık. Ayrılırken durup bana baktı ve hayatım boyunca unutamayacağım o cümleyi söyledi: “Hayat kısa Ferhat’ım, tadını çıkar.”

Altı gün sonra öldü.

İnsan bazı cümlelerin anlamını söylendiği anda anlayamıyor.

Ben de anlayamamıştım.

Şimdi aradan geçen yılların ardından o cümle başka bir yerden geliyor bana. Bir öğüt gibi değil artık. Bir vasiyet gibi de değil. Daha çok hayatın kendisinin söylediği bir cümle gibi.

Hayat kısa.

Gerçekten kısa.

İnsan biriktirdiği kızgınlıkların çoğunun değersiz olduğunu geç anlıyor. Ertelediği sarılmaların, yapılmayan telefonların, söylenmeyen güzel sözlerin değerini de çoğu zaman iş işten geçtikten sonra kavrıyor. Bir gün Büyük Han’da birine sarılıyorsunuz; birkaç gün sonra onun fotoğrafına bakıyorsunuz. Aradaki mesafe bazen yalnızca altı gün.

Belki Süleyman ağabeyden bana kalan en büyük ders de budur.

Yaşamak.

Gerçekten yaşamak.

Ama onun yaşamak dediği şeyin yalnızca keyif sürmek olmadığını biliyorum. Süleyman Ergüçlü memleketine merak duyarak yaşadı. Lefkoşa’yı severek yaşadı. Gazeteciliği yaşayarak yaptı. İnsanlarla bağ kurarak, konuşarak, tartışarak, merak ederek yaşadı. Kendisini bir “Kıbrıs sevdalısı” olarak tarif etmesi boşuna değildi; Lefkoşa’nın ve Kıbrıs’ın kokusundan uzak kalamayacağını söylüyordu.

Belki bu yüzden bugün onu anarken ölümünden değil, hayatından söz etmek gerekiyor.

Çünkü bazı insanların doğum günleri öldükten sonra daha anlamlı oluyor.

Bugün 72 mum yakamayacağız.

Bir pastanın etrafında toplanamayacağız.

Telefon açıp “İyi ki doğdun Süleyman ağabey” diyemeyeceğim.

Ama insan yalnızca bedeniyle yaşamıyor. Bir insanın sizde bıraktığı bir cümle hâlâ kararlarınıza karışıyorsa, yıllar sonra onu düşünürken yüzünüzde istemsizce bir gülümseme beliriyorsa, gençliğinizin bir dönemine baktığınızda onu her köşede görüyorsanız, tamamen gitmiş sayılabilir mi?

Ben sayamıyorum.

Bugün 72 yaşında olacaktın Süleyman ağabey.

Ben yine yaşını sayıyorum.

Senin bana söylediğin son cümleyi de hâlâ taşıyorum: Hayat kısa Ferhat’ım, tadını çıkar.

Çıkarıyorum ağabey.

Ama bazı günler tadının içinde biraz özlemek de var.

İyi ki doğdun.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.