Zaman!

Yayın Tarihi: 24/04/26 07:45
okuma süresi: 2 dak.

Zamanın her şeyi iyileştirdiği sıkça söylenir. Acıların hafifleyeceği, yaraların kapanacağı ve hatıraların etkisini kaybedeceği düşünülür. Bu, insana umut veren bir düşüncedir. Ancak zamanın tek başına iyileştirici olup olmadığı, çoğu zaman sorgulanmaz.

Zaman aslında nötrdür. Ne iyileştirir ne de zarar verir. Sadece akıp gider. Onu anlamlı kılan, insanın o zaman içinde ne yaptığıdır. Eğer insan yaşadığı bir acıyı görmezden gelir, bastırır ya da ondan kaçarsa, zaman sadece o acıyla arasına mesafe koyar.

Bu mesafe, geçici bir rahatlık sağlar. İnsan, eskisi kadar yoğun hissetmez. Ancak bu, iyileştiği anlamına gelmez. Çünkü yüzleşilmeyen her duygu, bir yerde varlığını sürdürmeye devam eder. Uygun bir anda yeniden ortaya çıkabilir.

Gerçek iyileşme, zamanın geçmesiyle değil, anlamanın gerçekleşmesiyle olur. İnsan, yaşadığı şeyi sorguladığında, duygularını kabul ettiğinde ve o deneyimden bir anlam çıkardığında dönüşüm başlar. Bu süreç bazen kısa, bazen uzun olabilir. Ama zamanın kendisinden bağımsızdır.

Zamanın iyileştirici gibi görünmesinin bir sebebi de alışmaktır. İnsan, her şeye alışabilen bir varlıktır. Acıya da, kayba da, eksikliğe de… Bu alışma hali, bazen iyileşme ile karıştırılır. Oysa alışmak, kabullenmek değildir.

Kabullenmek, yaşananın gerçekliğini içten içe kabul etmektir. Bu kabul, direnci azaltır. Direnç azaldıkça, acının etkisi de değişir. İşte bu noktada zaman, sürecin bir parçası olur ama asıl işi yapan insanın kendisidir.

Sonuç olarak zaman tek başına iyileştirmez. Sadece alan açar. O alanın içinde insan ya iyileşir ya da sadece uzaklaşır. Gerçek şifa, zamanın geçmesiyle değil, insanın kendine yaklaşmasıyla gerçekleşir.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Ferhat ATİK yazıları