“Hakan’ın Barışa Yolculuğu”

Yayın Tarihi: 20/10/20 07:00
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Mevlana Celaleddin-i Rumi 13. yüzyılda yaşamıştır. Yani günümüzden 8 yüz yıl kadar önce. Neredeyse tüm dünyada İslam Peygamberi Hz. Muhammed’den sonra en çok bilinen, tanınan ve sevilen Müslümandır. Farabi, Sina, Gazali, Rüşd, Arabi gibi çok değerli İslam filozofları da Batı coğrafyasında biliniyor elbette. Ama Rumi’nin durumu bir çok isimden olduğu gibi, bu kıymetli isimlerden de çok farklı. Rumi’nin en büyük farkı, entelektüel ve eğitim seviyesi yüksek kişilerce bilinmesinin yanında, sıradan insanlar tarafından da tanınmasıdır. Oysa diğer tüm isimler, araştırmacılar tarafından bilinen bir düzeyde tutulmaktadır. Ancak Rumi için bu öyle değildir. Onun kitaplarını okuyanların ve anlayışını anlamak için uğraşanların veya benimseyenlerin sayısı, Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu’da on milyonlarcadır. Rumi’yi her andığımızda elbette adından bahsetmeden geçemeyeceğimiz, Rumi’yi kendi ifadesi ile “hamken olup pişmesine” neden olan Şems-i Tebrizi’yi de anmak gerekir. 

Rumi’nin en değerli özelliği olan hümanizmini farkettiğimden bu yana hep ne yapabilirim diye sorarken, dünyaca ünlü yönetmen ve insan hakları aktivisti Shahriar Kabir ile birlikte bu kavrama bir belgesel çekmeye karar verdik. Çalışmalar bir yıl sürdü ve geçen hafta İstanbul’da ilk özel gösterimi gerçekleşen “Hakan’ın Barışa Yolculuğu” belgeselini çektik. Filmde ünlü neyzen ve yazar, aynı zamanda Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Sufi Akademi Başkanı Hakan Mengüç üzerinden Rumi’nin hümanizmi incelendi. İlk izlemelerde oldukça olumlu dönüş aldığımız belgesel Şubat 2021’de gösterimde olacak. 

Bu ve benzeri olguların geleceğe taşınması için filmler çok önemlidir. Ancak esas önemli olan, Rumi’nin bilinmesi ve anlaşılmasıdır. O dünyanın tüm zamanlarındaki en önemli barış elçilerinden birisidir.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları